Yargıtay, plakası tespit edilemeyen motosikletin çarptığı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı davasında usul ve esasa ilişkin itirazları değerlendiriyor.
Özet: Belirsiz plakalı bir motosikletin yayaya çarpması sonucu meydana gelen yaralamalı trafik kazasında, sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle açılan davada, davacı başlangıçta 8.000 TL talep edip ardından 430.000 TLye yükseltirken, davalı sigorta şirketi ise usul eksiklikleri, motosikletin tespiti, maluliyet oranının hatalı belirlenmesi, davacının ebeveynlerinin bakım ve gözetim yükümlülüğü nedeniyle müterafik kusur indirimi, faiz başlangıcı ve vekalet ücreti gibi çeşitli gerekçelerle uyuşmazlık hakem heyeti kararına itiraz etmiş ve temyiz yoluna gitmiş olsa da, itiraz hakem heyeti, tazminat talebini ve hesaplamaları uygun bularak davanın kabulüne dair ilk kararı onamıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/561 D.İş - 2023/560 K.İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motosikletin, yaya olan davacıya çarpması sonucunda 04.09.2021 tarihinde yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve bedel arttırım dilekçesiyle talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motosikletin kazaya sebebiyet verdiğinin araştırılması gerektiğini ve bu motosikletin tescile tabi olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun kazanın gerçekleştiği tarihteki ZMSS poliçe limitleri dahilinde ve plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, kusur durumunun tespiti için rapor alınması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunduğunu, davacının 8 yaşında olduğu dikkate alınarak anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, faize karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile 430.000,00 TL tazminatın 05.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 63.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla alınan maluliyet raporuna göre davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre azalsa da tazminat miktarına etki etmemesine göre, tazminat hesabının progresif rant yöntemine göre yapılmış olmasının Yargıtay kararları gereği olmasına, kusur raporunun kazanın oluş şekline uygun olmasına, temerrüt tarihinin 2918 sayılı KTK'nın 99. maddesi uyarınca doğru olarak belirlenmiş olmasına göre davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacı tarafça aynı kazaya ilişkin olarak Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 2023.E.2397 sayılı dosyasından da talepte bulunduğu ve iş bu dosya ile bu dosyanın birleştirilmesi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun olarak düzenlenmediğini, kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilmeyen aracın sebep olduğunun davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, tespit edilmesi halinde iş bu motosikletin tescile tabi olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacının 8 yaşında olduğunu ve kazanın meydana gelmesinde anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmemesinin tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini ve hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, kusur raporunun hatalı olduğunu, dava tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motosikletin, yaya olan davacıya çarpması ile meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olmasına, kusur raporunun oluşa uygun olmasına, progresif rant yöntemine göre hesap yapılmasının Dairemiz içtihatları gereği olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. ve AAÜT’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinde yer alan "63.200,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "12.640,00 TL" ibaresinin eklenmesine ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.