Yargıtay 2. Ceza Dairesinden, hırsızlık suçunda banka havaleleriyle oluşan zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle eksik ceza tayini üzerine verilen bozma kararı.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz başvurularını inceleyen yüksek mahkeme, ilk derece mahkemesince istinaf incelemesinden geçerek onanan kararı, katılanın hesabından sanığın hesabına iki ayrı zamanda yapılan havalelerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 43. maddesi gereğince zincirleme suç oluşturmasına rağmen eksik ceza tayin edilmiş olması nedeniyle hukuka aykırı bularak bozmuş ve diğer temyiz nedenlerini reddetmekle birlikte bu gerekçeyle dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/4302 E.  ,  2026/9202 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/2754 E., 2024/81 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, "savunma hakkının ihlal edildiğine, suçun hukuki nitelendirilmesinde hata yapıldığına, suçun sanık tarafından işlenmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine"; katılanlar vekilinin temyiz isteminin, "mağdur sayısı kadar ceza verilmeden veya zincirleme suça ilişkin hükümler uygulanmadan eksik ceza tayin edildiğine, hüküm kurulurken alt sınırdan uzaklaşılmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık müdafii ve katılanlar vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Katılan ...'ın banka hesabından iki farklı zaman diliminde sanığın hesabına havale yapıldığı, bunlardan ilkinin saat 11.05 ikincisinin ise saat 12.12'de gerçekleştiği olayda; eylem zincirleme olarak meydana geldiği hâlde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.