Trafik kazası kaynaklı sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve manevi tazminat talepli davada, bilirkişi raporları, tazminat hesaplama yöntemleri ve manevi tazminat miktarına dair temyiz incelemesi.
Özet: Davacı vekilinin, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalanan ve davalının sevk ve idaresindeki aracın müvekkilinin motosikletine çarpması sonucu yaralanıp malul kalması nedeniyle açtığı, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatları ile birleşen manevi tazminat talepli davalarda, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı her iki tarafın istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilince, davacı vekilinin kusur tespiti, maluliyet raporu, tazminat hesaplama yöntemi, hükmedilen manevi tazminat miktarı ve yargılama giderlerine ilişkin itirazlarla temyiz yoluna başvurduğu, Yargıtayın ise temyiz kesinlik sınırı yönünden ön inceleme yaptığı bir hukuki uyuşmazlıktır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2000 E., 2023/101 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:ASIL DAVA YÖNÜNDEN:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda 21.11.2015 tarihinde iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının yaralanıp malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapıldığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ve bedel arttırım dilekçesiyle talebini 114.331,03 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, maluliyet ve kusur raporu alınması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı sevk ve idaresindeki araç ile, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda 21.11.2015 tarihinde iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının yaralanıp malul kaldığını, davacının manevi zarara uğradığını beyanla 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli ve 2016/71 Esas, 2021/119 Karar sayılı kararıyla asıl davanın kısmen kabulü ile 81.330,36 TL maddi tazminatın 16.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alımarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın 21.11.2015 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alımarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalı vekili ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriAsıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olduğunu, talep arttırımında fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu ve verilen kararın kesin nitelikte olmadığını, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, davalı sürücünün aracı ile çıktığı sokağın çıkmaz sokak olduğunu ve davalının kusurunun tali yoldan ani yola aniden çıkan sürücünün kusuru gibi olduğunu, davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile ana yol ile bağlantılı cadde üzerinde gittiğini, davacının seyrettiği yolun ana yol niteliğinde olduğunu, tazminat hesabının progresif rant yöntemine göre yapılması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, asıl ve birleşen davalarda yapılan yargılama giderlerinin ayrı ayrı olarak belirlenmesi gerektiğini, davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; asıl davada davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalanan ve birleşen davada davalının sevk ve idaresindeki aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle asıl dava yönünden sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı, birleşen dava yönünden manevi tazminat istemine ilişkindir.1- Davacının, birleşen davaya yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen miktar 85.000,00 TL olup karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.2- Davacının, asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince;Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan kusur raporunun oluşa uygun ve kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette olması, hükme esas alınan hesap raporunda Dairemiz içtihatları gereği progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3-Davacı vekilinin asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince;Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya ... Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Somut uyuşmazlıkta, kaza tarihi 21.11.2015 olup davacının yaralanması sonucu oluşan maluliyetin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekirken, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmiş raporun hükme esas alınması doğru olmamıştır.Mahkemece; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya ... Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (kararın davacı tarafından temyiz edildiği göz önüne alındığında davacının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine,3.Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,4.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek asıl ve birleşen davada davacıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.