Yargıtay 2. Ceza Dairesinin iş yeri dokunulmazlığı ihlali suçunda zamanaşımına uğrayan mahkûmiyet hükmünü bozarak davanın düşmesine karar vermesi.
Özet: Sanık hakkında "iş yeri dokunulmazlığının ihlali" suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde; suç için öngörülen sekiz yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan ilk mahkûmiyet hükmünden itibaren güncel hüküm tarihine kadar gerçekleştiği, dolayısıyla davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesi bozma nedeni sayıldığından, hükmün bozulmasına ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/6138 E.  ,  2026/9199 K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/1248 E., 2026/6 K.
SUÇ : İş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/2. maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 10.05.2015 tarihli ilk mahkûmiyet hükmünden itibaren 03.10.2024 tarihli hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesi kararı yerine yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.