İş kazası sonucu sigortalının sürekli iş göremezlik oranının tespitinde, Kurum ve Adli Tıp Kurumu raporları arasındaki çelişkilerin giderilmeden verilen karara yapılan temyiz.
Özet: İş kazası geçiren sigortalının sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasında, işverenin talebiyle ilk derece mahkemesi sigortalının maluliyetini %0 olarak belirlemiş; bu karara karşı hem sigortalı (geçici iş göremezlik gelirine rağmen) hem de Sosyal Güvenlik Kurumu (kendi %18,2lik tespitine karşın), Adli Tıp Kurumu raporundaki çelişkiler, farklı tıbbi değerlendirmelerin göz ardı edilmesi ve maluliyetin sona erdiği tarihin hatalı belirlenmesi gerekçeleriyle istinaf başvurusu yapmış, ancak bölge adliye mahkemesi başvuruyu reddetmiştir, böylece uyuşmazlık, sigortalının gerçek sürekli iş göremezlik oranının kesin olarak belirlenmesi noktasına odaklanmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/18390 E.  ,  2026/4387 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/3118 E., 2025/1600 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/352 E., 2023/272 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, kurum sigortalısı ..'in 05.10.2012 tarihinde iş yerinde çalışırken kaza geçirdiğini kazalı tarafından müvekkil şirket aleyhine maddi ve manevi tazminat talepli dava açtığını bu davada ATK incelemesi yapıldığını davalının maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiğini Kurumun tespit ettiği %18,2 maluliyet oranına göre kazalıya gelir bağlandığını hastane masrafı yapıldığını, Bakırköy 19. İş Mahkemesinde Kurumun rücu alacağı için dava açtığını Bakırköy 10. İş Mahkemesinde ki davada ... taraf olmadığından ... ve işçi aleyhine maluliyet oranı itiraz davası açmak için süre verildiğini belirterek 05.12.2012 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde Kaya Yetişgen'in maluliyetinin bulunmadığının tespitini karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili duruşmalarda Kurum işlemi yerinde olduğundan, davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... Yetişgen vekili özetle; müvekkilinin geçirdiği iş kazası nedeniyle Kurum tarafından geçici iş göremezlik geliri ve hastane masrafları adı altında bir kısım ödemeler yapıldığını, davacı iş verenin kusurlu olması nedeniyle Kurum tarafından rücu davası açıldığını müvekkiline Kurum tarafından herhangi bir bildirim yapılmadan ödeme yapıldığını davalının %18,2 oranında maluliyetinin tespit edildiğini müvekkilinin iş kazasına maruz kaldığı tarihten maluliyetinin ortadan kalktığı tarihe kadar sürekli iş görememezliğine ilişkin bağlanmış gelirlere ilişkin haklarının saklı tutulması gerektiğini müvekkilinin iyileşme tarihinden sonrası için herhangi bir maluliyet itirazı bulunmadığını 08.12.2014 tarihinden sonra ki dönem için davanın müvekkili yönünden reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davalı ...'in 21.03.2013 tarihinden itibaren, sürekli maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş kazası sonrası maluliyetinin bulunmadığının tespitine dair davanın kabulü yönündeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan 23.02.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) 2. Üst Kurulu raporunun çelişkileri gidermekten uzak ve denetime elverişsiz olduğunu ileri sürmüştür. Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nun müvekkilde %31 oranında maluliyet tespit etmesine karşın, ATK raporunda bu hayati tespitin hiçbir şekilde irdelenmediğini, müvekkilin maluliyetinin 21.03.2013 tarihinde son bulduğuna dair değerlendirmenin hatalı olduğunu ve bu tarihten sonra da tedavilerin devam ettiğini kanıtlayan hastane kayıtlarının görmezden gelindiğini savunan davalı vekili; raporda ... verilerine ilişkin maddi yazım hataları yapılarak "esas teşkil eden" ibaresinin "engel teşkil eden" şeklinde yorumlandığını, müvekkilinin maluliyetinin en erken 08.12.2014 tarihinde son bulduğunun kabul edilebileceğini ve bu tarihe kadar olan yasal haklarının saklı olduğunu belirterek, eksik inceleme ile verilen yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı kazalı ..’in maluliyet oranının ve malul olmadığının tespiti istemiyle açılan davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigortalının geçirdiği iş kazası sonucu Kurum Yüksek Sağlık Kurulu tarafından yapılan değerlendirmede sürekli iş göremezlik oranının %18,2 olarak belirlendiğini ve bu kapsamda ödemeler yapıldığını ileri sürmüştür. Başka bir mahkemede alınan Adli Tıp Raporu'nun, Kurumun o davada taraf olmaması nedeniyle bağlayıcı sayılamayacağını, Kurumun Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu savunan Kurum vekili; istinaf başvurusunun reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının tespiti talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosya kapsamı incelendiğinde, davalı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının Kurum tarafından %18,2 olarak belirlendiği ve bu oran üzerinden sigortalıya gelir bağlandığı ancak 21.03.2013 tarihinde davalının iyileştiği ve Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'nun raporu ile davalı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının %0 olduğunun belirlendiği dikkate alınarak Mahkemece davalının sürekli iş göremezlik oranının 21.03.2013 tarihine kadar %18,2, bu tarihten sonra ise %0 olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne dair karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davalılar vekillerinin aşağıdaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Davalılar vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki,
"Davanın kabulü ile" ibaresinin silinerek yerine "Davanın kısmen kabulüne" ibaresinin yazılmasına,
Hükmün 1.fıkrasının tamamen silinerek; yerine '' 1-Davanın kısmen kabulü ile; davalı ...'in 05.10.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının 21.03.2013 tarihine kadar %18, 2 olduğunun, 21.03.2013 tarihinden itibaren ise %0 olduğunun tespitine,'' yazılmasına,
3.İlk Derece Mahkemesi kararındaki (2) numaralı bendin tamamı silinerek yerine "2-Alınması gereken 179,90-TL harçtan peşin alınanın mahsubu ile bakiye kalan 150,00-TL harcın, davalı kurumun harçtan muaf olması sebebiyle diğer davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına," yazılmasına,
4.İlk Derece Mahkemesi kararındaki (3) numaralı bendin tamamı silinerek yerine "Davacı tarafından yapılan ATK fatura ve posta-tebligat masrafı toplamı 5.674,00- TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranı dikkate alınarak 2.837,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına" yazılmasına,
5.İlk Derece Mahkemesi kararındaki (4) ve (5) numaralı bentlerin tamamı silinerek yerine "4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" yazılmasına,
6. İlk Derece Mahkemesi kararına (5) numaralı bent olarak ''4-Davalı Kurum ve davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca her bir davalı için ayrı ayrı 9.200,00 'er TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine'' yazılmasına,
7.İlk Derece Mahkemesi kararına (6) numaralı bent olarak ''Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının, karar kesinleştikten sonra, talep halinde yatıran tarafa iadesine,'' yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
8.Peşin alınan temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.