Yargıtay, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve hürriyetten yoksun kılma suçlarında Bölge Adliye Mahkemesinin bozma yetkisi sınırlarını aşarak verdiği hükmün hukuka aykırı olduğunu tespit etti ve vekalet ücretini değerlendirdi.
Özet: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yargılanan sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını duruşma açmadan esastan reddetmesinin hukuka aykırı olduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin bu tür durumlarda bozma yetkisi olmaksızın sadece ret kararı veremeyeceği, yeniden yargılama yapması gerektiği tespit edilirken; müstehcenlik suçundan yargılanan suça sürüklenen çocuk için ise zorunlu müdafilik nedeniyle avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu ve bu yöndeki temyiz talebinin reddedildiği belirtilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2026/3100 E.  ,  2026/5044 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1593 E. 2025/1312 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, müstehcenlik
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ile düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 08.10.2025 tarihli Tebliğnamede sanık ... hakkında müstehcenlik suçundan kurulan hüküm yönünden de görüş bildirilmiş ise de; bu suç yönünden temyiz istemi olmadığı anlaşıldığından incelemenin sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerle suça sürüklenen çocuk ... hakkında müstehcenlik suçundan kurulan hüküm açısından ise, sanık müdafiinin temyiz istemine konu vekalet ücreti talebiyle sınırlı inceleme yapılmasına karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, suça sürüklenen çocuk ... hakkında müstehcenlik suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık ...'nın atılı suçlardan mahkumiyetine; suça sürüklenen çocuk ...'un eyleminin özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince sanık ... hakkında verilen hükümler yönünden istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen kararın ise kaldırılıp müstehcenlik suçundan beraatine hükmedilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 Sayılı Kanun uyarınca Baro tarafından görevlendirilen ve dosyada vekaletnamesi bulunmayıp, zorunlu müdafii bulunan suça sürüklenen çocuk lehine idari işlem niteliğinde olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile ücreti vekaletin belirlenemeyeceği gibi sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmayıp, bu kapsamda suça sürüklenen çocuğun aynı davada müstehcenlik suçundan mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinden dolayı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesinde "İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," ve aynı Kanun'un 280/1-f maddesinde "Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," karar verilebileceği belirtilmiş olup; aynı Kanun'un 280/1-g maddesinde ise "Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra (…) davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına, karar verir" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Anılan düzenlemeler ile Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı nazara alındığında; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf talepleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesinin bozma yetkisinin bulunmaması nedeniyle vermiş olduğu bozma kararının hukuka aykırı ve yukarıda belirtilen istisnalar dışında bu karara istinaden verilmiş olan İlk Derece Mahkemesi kararının da hukuki değerden yoksun olması karşısında, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesinin Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararına uyarak vermiş olduğu kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından vekalet ücretine hasren öne sürülen temyiz sebebiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. Maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Başkaca yönleri değerlendirilmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Tutukluluk şartlarında bir değişiklik olmadığından tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2026 tarihinde karar verildi.