Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası sonucu oluşan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerine yönelik istinaf başvurularını inceleyerek karar verdi.
Özet: Bu istinaf incelemesinde, trafik kazası sonucu kalıcı maluliyet yaşayan davacının, sigorta şirketinden talep ettiği maddi tazminat davası ele alınmıştır; davacı, farklı maluliyet oranları (%23,9a karşılık %12) üzerinden hesaplanan ilk derece mahkemesinin 167.180,93 TLlik sürekli iş göremezlik tazminatı kararını, maluliyet oranının düşük takdir edildiği, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin haksızca reddedildiği ve buna bağlı olarak tazminat miktarının eksik hesaplandığı gerekçeleriyle istinaf etmiş; davalı sigorta şirketi ise davanın yetki ve kusur itirazlarıyla reddini savunurken, ilk derece mahkemesi sigortalı araç sürücüsünü %80, davacıyı %20 kusurlu bularak kısmi kabul kararı vermiş olup, her iki taraf da kararı kendi lehlerine bozularak taleplerinin kabulünü hedeflemektedir.

T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:15/12/2022DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:26/01/2026KARAR YAZIM TARİHİ:10/02/2026Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02/06/2016 tarihinde kullandığı motosiklet ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın kaza yapması neticesinde kalıcı maluliyet şeklinde yaralandığını, sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ve olumlu sonuç alamadıklarını, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuru sonucunda 87.152,67 TL daimi maluliyet tazminatına karar verildiğini, bu karara karşı itiraz neticesinde İtiraz Hakem Heyetince yeniden daimi ve geçici maluliyet tespiti istenildiği, Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Kurumuna başvuru sonucunda 20 günlük sürede raporun alınamaması nedeniyle dosyadan el çekilmesine ve dosyanın komisyona iadesine karar verildiğini, maluliyet raporunun kısa sürede tamamlanamamasının olumsuz sonucunun müvekkil üzerine bırakıldığını, sonrasında Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Kurumu tarafından %23,9 oranında kalıcı maluliyet tespiti yapıldığını, sonrasında sigorta şirketine tekrar başvuru yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını belirtrerek, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketinin temerrüte düşürüldüğü 27/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.DAVALI CEVABININ ÖZETİ:Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemeye açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın, müvekkili olan şirket tarafından zorunlu trafik poliçesi ile 24/05/2016-24/05/2017 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuruna bağlı olduğunu, sigortalı aracın sürücüsünün kusurlu olmadığını, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Trafik Poliçesi Genel Şartlarınca müvekkili şirketin geçici iş görmezlik sebebi ile bir sorumluluğunun kalmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.DELİLLER:Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Sosyal Güvenlik Kurumu yazı cevabı, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Başhekimliği ve Kepez Devlet Hastanesi Başhekimliği tedavi evrakları, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporu, aktüerya bilirkişi raporu, Ankara Adli Tıp Kurumu raporu tüm dosya kapsamı.İDM KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde davacı sürücünün %20, sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğu, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının trafik kazası sonucu yaralanmasında engellilik oranının %12 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, davacının dava dilekçesiyle geçici iş görmezlik zarara talep etmediğinden, ıslahla bu talebini dava konusu edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 167.180,93 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine (sigorta şirketinin sorumluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla), fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin maluliyet oranına yönelik tespitlerin hatalı olduğunu, kaza nedeniyle ortaya çıkan maluliyet oranının %12 olduğu yönündeki tespiti, bu rapordan önce alınan raporlar ile fahiş derecede farklılık olması nedeniyle kabul etmediklerini, aynı şekilde geçici işg öremezlik süresinin de bu orana bağlı olarak düşük takdir edildiğini, açıklanan sebebe bağlı olarak maddi tazminat taleplerinin düşük hesaplandığını, geçici iş göremezlik tazminatının reddi yerine kabulüne karar verilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik taleplerinin taleple bağlılık ilkesi gereğince kabul edilmeyecekse bu kere geçici iş göremezlik tazminatı yönünden tamamlanan harcın yok hükmünde sayılması gerekeceğinden davalı sigorta lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davasının kısmi dava olması sebebi ile bir kez ıslah hakkı bulunduğunu, davacının ikinci kez sunmuş olduğu ıslaha göre karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince taleple bağlılık ilkesi atlanarak karar verildiğini, davacının müterafik kusuru bulunmasına rağmen bu halin göz ardı edildiği, dava konusu kaza sebebiyle davacının yaralanmasında kask ve dizlik kullanmamasının etkili olduğunun sabit olduğunu, sigortalı araç sürücünün motosiklete temas dahi etmediğini, davacının yaralanmasının baş bölgesinde olduğunu, maluliyetine sebep olan yararlanma bölgesinin ise kulak ve göz bölgesi olduğunu, karara esas alınan aktüer raporunun hatalı olduğunu, aktüer raporuna esas alınan maluliyet raporuna itirazlarının giderilmediğini, aktüer hesaplaması yapılırken 1,8 teknik faiz kullanılması gerekirken prograsif rant kullanılmasının hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili ve davalı vekili istinafa cevap vermemişlerdir.G E R E K Ç EUyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.Davacı sürücüsü olduğu motosiklet ile davalının trafik sigırtacısı olduğu araç arasında meydana gelen trafik kazası sonucu davacı yaralanmış olup, davacı uğradığı maddi zararlarının tahsili için davalı sigorta şirketi aleyhine maddi tazminat davası açmış, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;1-Dava dilekçesi incelendiğinde, davacı 02/06/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanan davacının kalıcı iş göremezlik tazminatı istemiyle belirsiz alacak davası olarak dava açtığının anlaşılmasına göre, davacının 23/05/2022 tarihli dilekçesi ile alacak talebini belirli hale getirmesinde ve dava da bir kere ıslah talebinde bulunarak 07/11/2022 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu gözetilerek mahkemece ıslah dilekçesi dikkate alınarak sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Bu yönden davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak dava dilekçesinde geçici iş göremezlik tazminatı talep edilmediği, maddi tazminat isteminin yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olduğunun anlaşılmasına göre geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davacının usulüne uygun açmış olduğu bir dava bulunmadığından, ilk derece mahkemesince davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi yerine davanın reddine karar verilerek davalı lehine karşı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatı yönünden karşı vekalet ücretine yönelen istinaf itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesince davalı lehine verilen vekalet ücretinin kaldırılmasına karar verilmiştir.2-Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı).Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kaza tarihinde (02/06/2016) yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e uygun alınan maluliyet raporu göre davacının %12 maluliyetinin bulunduğu, maluliyet raporunun denetime açık ve hükme esas almaya elverişli olduğu, kaza nedeniyle Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı dosyasında davalı sigorta şirketinin sigortacısı olduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'in asli kusurlu olduğunun kabul edildiği, ceza kararının istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği bu itibarla mahkemece kabul edilen ve kusur oranına göre % 80 kusur oranının dosya kapsamına uygun olduğu, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereği, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi (progresif rant) yönteminin kullanılarak rapor tanzim edilmiş olması nedeniyle raporun yerinde olduğu; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereği, gerek maluliyet ve gerek destekten yoksun kalma tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak hesaplanması gerektiğinden bu yaşam tablosuna itibar edilerek raporun hazırlanmasında isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun denetime açık ve hükme esas almaya elverişli olduğu, 1,8 teknik faiz uygulanmamasının Yargıtay uygulamasına uygun olduğu, temerrüt faizinin sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonra temerrüt faizi işletilmesinde isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin 1 bente yazılı husus dışında bu bentte yazılı tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.3-Davalı vekilinin müterafik kusur uygulanmamına yönelen istinaf itirazının incelenmesine gelince;Zarar görenlerin koruyucu tertibat takmaması (kask yahut emniyet kemeri), alkollü olduğunu bildiği kimsenin veya ehliyeti bulunmayan kişinin sürücülüğünü yaptığı araca binmesi gibi hususlar mutazarrır açısından müterafik kusur oluşturur (Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 21/12/2017 gün ve 2016/19269 esas, 2017/11960 karar; 19/02/2018 tarih ve 2015/7675 esas, 2018/1070 karar sayılı içtihatları). Zarar görenin müterafik kusurunun olması durumunda yerleşik yargısal uygulamalara göre tazminat miktarından %20 oranında indirim uygulanması gerekir. Müterafik kusur indirimi sebebiyle yapılabilecek azami indirim oranı %20'dir. Birden fazla müterafik kusur oluşturan davranış bulunsa bile indirim oranı %20'yi aşamaz (Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 2014/21303- 2017/4354). Ayrıca, müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması için davalı tarafın bu hususu savunma olarak ileri sürmesi şart değildir. Dosya kapsamında hal ve şartlara göre müterafik kusurun belirlenmesi halinde mahkemece kendiliğinden gözetilmesi, tazminattan usulünce tenkis yapılması gerekir (Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09/04/2018 tarih, 2015/9251 - 2018/3894 E.K. sayılı içtihadı).TBK'nın 52/1. maddesinde, "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yüklümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." hükmü getirilmiştir.Maddeye göre, açıklanan özel hallerin gerçekleşmesi durumunda, mahkeme, tazminatı indirebilir veya kaldırabilir. Özel haller ise, zarar görenin zarara razı olması, zararın doğumunda zarar görenin müterafik kusuru, zararın artmasında ortak kusuru ve sorumlunun durumunu ağırlaştırıcı ortak kusuru veya aynı maddenin 2. fıkrasında açıklanan zarardan sorumlu kişinin "ağır kusurunun" bulunmadığı ve zararın tamamının tazminine hükmedilmesinde sorumluyu zor duruma düşürecek olması hallerinde tazminattan indirim yapılabilir.Somut olaya ilişkin kaza tespit tutanağında davacının olay anında kafasında kaskının takılı olup olmadığının belirsiz olduğu yazılı ise de, davacı kafasından aldığı darbeler sonucu kulak ve gözünde yaralanmalar nedeniyle maluliyetinin kafa bölgesindeki bu yaralanmalardan kaynaklandığı sabit olduğundan, davacının yaralanmasının niteliği ve yaralanma bölgesi dikkate alındığında kaskının kafasında takılı olmadığı anlaşılmakla, kaskın kafada takılı olmamasının zararın artmasına sebebiyet vermesinden dolayı mahkemece hükmolunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, müterafik kusur indirimi yapılmaması doğru görülmemiştir.O halde mahkemece, aktüerya bilirkişi raporunda hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatı 167.180,93 TL'den % 20 müterafik kusur indirimi yapılarak 133.744,74 TL yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davalı vekilinin müterafik kusura yönelen istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulü 133.744,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine (sigorta şirketinin sorumluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla), fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafça usulünce talep edilmeyen geçici iş görmezlik tazminatı konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatı yönünden karşı vekalet ücretine yönelen, davalı vekilinin müterafik kusura yönelen istinaf başvurularının KABULÜNE,3-İlk derece mahkemesi olan Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı, 15/12/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;a)Davacı tarafça usulüne uygun bir şekilde talep edilmeyen geçici iş görmezlik tazminatı konusunda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,b)Davacının açtığı sürekli iş görmezlik tazminatına yönelen maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 133.744,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27/12/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine (sigorta şirketinin sorumluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla), fazlaya ilişkin talebin reddine,c)Davacı tarafça yatırılan 44,40 TL peşin harç ve 579,00 ıslah harcının mahsubu ile mahsup edilen harçların Hazineye gelir kaydına, bakiye kalan 8.512,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye verilmesine,ç)Davacı tarafından yapılan 44,40 TL ilk dava gideri, 580,00 TL bilirkişi ücreti ve 396,70 TL posta gideri ve 820,00 TL ATK gideri olmak üzere toplam 1.841,10 TL yargılama giderinin davada kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.472,87 TL ile peşin olarak alınan 44,40 TL ve ıslah harcı olarak alınan 579,00 TL olmak üzere toplam 2.096,27 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına,d)Davacı kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktara göre karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereğince belirlenen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,e)Davalı kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, ret edilen miktara göre karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince belirlenen 33.436,19 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,f)Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen 1.320,00 TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davada kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.056,00 TL sinin davalıdan, 264,00 TL sinin davacıdan alınarak Hazineye verilmesine,g)Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine,5-Davacı ve davalı tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 492,00'şer TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 179,90 TL istinaf karar harcının davacıya; 2.855,25 TL istinaf karar harcının ise davalıya karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde iadesine,6-Davacının başvuru sırasında sarf ettiği 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harç ücreti ile 103,00 TL dosya masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalının başvuru sırasında sarf ettiği 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harç ücreti ile 93,00 TL dosya masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 26/01/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.....