Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, Orman Kanunu 2/B maddesi kapsamındaki taşınmazın orman vasfı tespitinde hava fotoğrafı raporlarındaki çelişki nedeniyle eksik incelemeye dayanarak verilen kararı bozdu.
Özet: Orman İdaresinin, 6831 sayılı Kanunun 2/b maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan bir parselin hala orman vasfı taşıdığını ileri sürerek tescilin iptali ve orman olarak tescilini talep ettiği davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerince verilen davanın reddi kararları, taşınmazın geçmişteki durumu hakkında çelişkili iki bilirkişi raporu bulunmasına rağmen, özellikle 1973 yılı hava fotoğraflarındaki orman görünümüne ilişkin jeodezi ve orman mühendisi raporları arasındaki bu temel çelişki giderilmeden hüküm kurulduğu için, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğundan temyiz incelemesi sonucunda bozulmuştur.
8. Hukuk Dairesi         2025/4722 E.  ,  2026/3927 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1476 E., 2025/859 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı(Adıyaman) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/26 E., 2021/189 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, Adıyaman ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 46... parsel sayılı taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'nın kullanımında olduğu" şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Adıyaman ili ... ilçesi ... köyü1 46... parsel sayılı taşınmazın halihazırda orman vasfını taşıdığını ve 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesindeki nitelikleri haiz olmadığını, 2014 yılında gerçekleştirilen 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uygulamasının hatalı olduğunu ileri sürerek, taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılması yönündeki tefrik, tespit ve tescilin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "davaya konu taşınmazın 1973, 19 85... yıllarına ait hava fotoğraflarında orman görünümlü bir karakter taşımadığı, dava konusu taşınmazda tarımsal faaliyetlerin bulunduğu, dava konusu yerin orman olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın tamamının bilim ve fen bakımından orman vasfını yitirmediğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu ve emsal Yargıtay kararlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin nispi olması gerekirken maktu olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, 6381 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca yapılan kadastro işleminin iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce orman vasfını kaybedip kaybetmediği ve halen orman vasfında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
1. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce orman vasfını tam olarak kaybettiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayanmaktadır.
Şöyle ki; mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen jeodezi ve fogrametri mühendisi bilirkişisi raporunda, 1973 hava fotoğrafında dava konusu taşınmazın 1/3'lük kısmının orman görünümünde olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, orman mühendisi bilirkişi raporunda, 1973 hava fotoğrafına göre dava konusu taşınmazın tamamında üzüm bağı dikili olduğu belirtilerek, söz konusu raporlar arasında taşınmazın anılan hava fotoğrafında ne şekilde göründüğü noktasında çelişki yaratıldığı halde İlk Derece Mahkemesince, raporlar arasında ortaya çıkan bu çelişki giderilmeden karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, öncelikle 1978 yılı hava fotoğrafı ve bu hava fotoğrafından yararlanılarak üretilen memleket haritası (yörede 31.12.1981 tarihi öncesine ait olup bu tarihe daha yakın bir hava fotoğrafı mevcut ise o hava fotoğrafı da) getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, halen Tarım ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve dosya arasına getirtilen hava fotoğrafı ve memleket haritası da incelenmek düzenlenecek raporlarla, dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkinlik, verimlilik ve kârlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmazlar üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği hususları değerlendirilmeli; dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği incelenerek buna ilişkin olgular tartışılmalı ve orman niteliği kısmen veya tamamen kaybolmuş ise, çekişmeli bölümler üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların nitelikleri ile sayısı ve yaşları kesin olarak saptanmalı ve böylelikle dava konusu taşınmazın orman vasfını yitirip yitirmediği bilimsel metodlarla kesin olarak tespit edilerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu husus gözden kaçırılarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE;
Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (V.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.