11. Ceza Dairesi, tacir veya şirket yöneticisinin dolandırıcılık suçundan beraatini onarken özel belgede sahtecilik suçunda zamanaşımından dava düşmesine karar verdi.
Özet: Sanık hakkında açılan nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlamalarıyla ilgili davada, yerel mahkemenin sanığın suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle verdiği nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararı Yargıtay tarafından onanırken, özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmü ise suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar geçen sürede dava zamanaşımının dolması nedeniyle bozularak, yeniden yargılama yapılmaksızın kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/25 E. 2016/138 K.SUÇLAR :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı, özel belgede sahtecilikHÜKÜMLER : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında "05.04.2013" olarak hatalı gösterilen suç tarihinin, "08.02.2008" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, , katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;Sanığa yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e VE 67/k maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 30.04.2026 tarihinde karar verildi.