Yargıtay 2. Ceza Dairesi tarafından, hırsızlık suçundan Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddi kararının, sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının reddedilmesiyle onanması kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince mahkûm edilen sanık ile müdafiinin, suçunu kabul ettiğini, pişman olduğunu, zararı gidermek istediğini, ceza indirimi hükümlerinin uygulanmadığını, nitelikli halin koşullarının bulunmadığını ve usul hataları yapıldığını ileri sürerek istinaf mahkemesinin verdiği kararı temyiz etmesi üzerine, istinaf başvurusunun esastan reddedilmesinde ve sanık hakkında verilen hükümde hukuka aykırılık tespit etmeyerek, bölge adliye mahkemesinin kararının hukuka uygun olduğuna hükmetmiş ve temyiz istemlerini esastan reddederek söz konusu kararı oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2087 E., 2023/2083 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, hırsızlık suçunu kabul ettiğine, pişman olduğuna, zararı gidermek istediğine ancak katılanın 25.000,00 TL'den aşağı düşmediğine, kararın yüzüne karşı okunmadığına ilişkin olduğu; sanık müdafiinin temyiz isteminin, TCK'nın 62. maddesi ve lehe hükümlerin uygulanmadığına, nitelikli halin koşullarının bulunmadığına, sanığın pişman olup zararı gidermek istediğine, çalınan malların bilirkişi marifetiyle değerinin tespit edilmediğine, teşdit yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 30. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.