Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini, eksik araştırma ve temel cezanın alt sınırdan hatalı belirlenmesi gerekçeleriyle bozarak yeniden yargılamaya gönderdi.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararının istinaf mahkemesince onanması üzerine yapılan temyiz incelemesinde, tanık beyanlarında geçen kişiler ile sanıkla irtibatlı olduğu belirtilen şahıslar hakkında yeterli araştırma yapılmaması, sanığın örgütün kamuoyunca bilinen operasyonel eylemlerinden sonraki örgütsel faaliyetlerinin eksik incelenmesi ve temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi sayılarak alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı bulunması gerekçeleriyle bölge adliye mahkemesinin hükmü bozulmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/21735 E.  ,  2026/8458 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1686 E., 2022/1074 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/122 E., 2021/480 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK’nın 62, 53, ve 58/9 maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Tanığın ifadesinde geçen ... D., ... C., ..., ..., ..., ... Ç. ve ... B. olarak belirtilen şahıslar ile ... raporunda sanıkla ardışık aranan ... D. ve ... Y. olarak belirtilen şahıslar haklarında aynı suçtan soruşturma veya kovuşturma olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, gerekirse duruşmaya celbedilerek usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri ve anılan kişiler dışında sanık hakkında başkaca bilgi belge olup olmadığının araştırılarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü .../PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kabul ve uygulamaya göre,
Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.