2/B alanındaki taşınmazın 31.12.1981 öncesi orman vasfını bilimsel olarak yitirip yitirmediğinin eski hava fotoğrafları ve ek bilirkişi raporuyla derinlemesine araştırılmaması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Yargıtay, bir taşınmazın orman vasfını yitirmeyip hatalı şekilde 2/b statüsüne geçirildiği iddiasıyla açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin taşınmazın tarım arazisi olduğu gerekçesiyle davanın reddi kararlarını eksik inceleme nedeniyle bozmuştur; özellikle taşınmazın 31.12.1981 öncesinde bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybedip kaybetmediği, mevcut raporlardaki çelişkiler ve hava fotoğraflarındaki tereddütler göz önüne alınarak, ekosistem bütünlüğü, doğal dönüşüm potansiyeli gibi hususların bilimsel metodlarla ve eski tarihli hava fotoğrafları ile desteklenecek detaylı bilirkişi incelemesiyle kesin olarak belirlenmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/290 E., 2024/1959 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Adıyaman) 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2019/54 E., 2021/424 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kullanım kadastrosu sonucunda, Adıyaman ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 46... parsel sayılı taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'in kullanımında olduğu" şerhi yazılarak bağ vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Adıyaman ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 46... parsel sayılı taşınmazın halihazırda orman vasfını taşıdığını ve 2/B vasfına haiz olmadığını, 2014 tarihinde gerçekleştirilen 2/B uygulamasının hatalı olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın 2/B uygulaması sonucu 2/B vasfı ile orman sınırları dışına çıkartılması yönündeki tefrik, tespit ve tescilin iptaline ve taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve tarım arazisi vasfında bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın tamamının bilim ve fen bakımından orman vasfını yitirmediğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu ve emsal Yargıtay kararlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını kaybedip kaybetmediği ve halen orman olup olmadığına ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce orman vasfını tam olarak kaybettiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayanmaktadır. Şöyle ki; mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen ek jeodezi ve orman raporlarında, 1973, 19 85... tarihli hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın tarımsal faaliyet içerdiği belirtilmiştir. Ne var ki; rapor ekinde yer verilen 1973 tarihli hava fotoğrafında dava konusu taşınmazın bir kısmının taşınmazın geri kalan bölümünden farklı olduğu anlaşılmış olup, bu kısmın tarım arazisi vasfında olduğu ve orman vasfını tam olarak kaybettiği hususunda tereddüt hasıl olmuştur.O halde İlk Derece Mahkemesince; 1978 tarihli hava fotoğrafı ve bu fotoğraftan üretilen memleket haritası (yörede 31.12.1981 tarihi öncesine daha yakın bir hava fotoğrafı var ise o hava fotoğrafı da) getirtilip bilirkişilerden alınacak ek rapor ile dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkinlik, verimlilik ve kârlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmazlar üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği hususları değerlendirilmeli; dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinen önce doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği incelenerek bu olgular tartışılmalı ve orman niteliği kısmen veya tamamen kaybolmuş ise, dava konusu bölümler üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların sayısı ve yaşları kesin olarak saptanmalı, dava konusu taşınmazın nitelik yitirip yitirmediği bilimsel metodlarla kesin olarak saptanarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.