Sanığın nitelikli dolandırıcılık beraatinin onandığı, resmi belgede sahtecilik suçunda ise davanın olağanüstü zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilen Yargıtay incelemesi.
Özet: Yüksek Mahkeme, yerel ağır ceza mahkemesinin sanık hakkındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan verdiği beraat hükmünü, yargılama sonunda toplanan deliller ve oluşan kanaate göre suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle yerinde bularak oy birliğiyle onamıştır; öte yandan, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararını ise, suç tarihi olan 02.07.2010 ile temyiz inceleme tarihi arasında kanunda öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmiş olması sebebiyle katılan vekilinin temyiz nedenlerini haklı görerek bozmuş ve yeniden yargılamaya gerek kalmaksızın davanın düşmesine oy birliğiyle karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/34483 E.  ,  2026/4894 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2010/357 E., 2016/163 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
1-Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede ;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2- Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen " resmi belgede sahtecilik" suçunun kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 02.07.2010 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
30.04.2026 tarihinde karar verildi.