11. Ceza Dairesinden nitelikli dolandırıcılık mahkumiyetinin onanması ve resmi belgede sahtecilik suçundan zaman aşımı nedeniyle davanın düşürülmesi kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, yerel mahkeme tarafından nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet kararlarını incelemiş olup; nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin hükmü, adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrilmesi uyarısının infaz aşamasında gözetileceği ve bu durumun bozma nedeni teşkil etmediği gerekçesiyle onarken, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise, suçun işlendiği tarih ile temyiz incelemesi tarihi arasında dava zamanaşımının dolduğunu tespit ederek hükmü bozmuş ve sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine hükmetmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/32938 E.  ,  2026/4893 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2016/62 E., 2016/271 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik yapılan incelemede;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2-Sanık hakkında Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen " Resmi belgede sahtecilik " suçunun kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 12.06.2008 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
30.04.2026 tarihinde karar verildi.