Uygulama kadastrosu sonrası değişen parsel numarası ve yüzölçümü nedeniyle kesinleşen özel orman vasfının tashihi hükmünün infazındaki güçlükler üzerine yapılan tavzih talebinin incelenmesi.
Özet: Düzcede bir arazinin özel orman vasfına döndürülmesi ve fındık bahçesi olarak kullanımının engellenerek orman örtüsüyle ağaçlandırılması yönündeki davanın kabul edilip kesinleşmesinin ardından, uygulama kadastrosuyla taşınmazın parsel numarası ve yüzölçümünün değişmesi sebebiyle hükmün infaz edilemediği iddiasıyla yapılan tavzih talebinin, değişen alanın orman niteliğinin tespiti için yeni bir yargılama, keşif ve bilirkişi incelemesi gerektirmesi nedeniyle tavzih sınırlarını aştığına dair ilk derece mahkemesi ek kararı değerlendirilmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2525 E., 2025/2437 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçakoca 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2017/127 E., 2019/284 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Düzce ili ... ilçesi ... köyü 1 08... parsel sayılı taşınmazın Bakanlık Makamının 26.12.1980 tarihli oluru ile ... Özel Ormanı olarak tasdik edildiğini, 1996 yılında yapılan arazi kadastrosunda 40.586,74 m² olarak ... oğlu ... adına tescil edildiğini, mezkur özel orman sahasının traşlama kesiminin yapılarak ağaçlandırma projesi kapsamında 2.024 m²'sine kestane, 1.000 m²'sine kayın, 918 m²'sine ceviz fidanları dikilmek suretiyle tüm orman alanının özel orman malikleri tarafından ağaçlandırılması öngörülmesine rağmen, özel ormanın kullanıcılarının amenajman planı ve ağaçlandırma projesinde belirtilen hususları yerine getirmeyip 1985 - 1986 yıllarında sahada traşlama kesimi yaparak fındık fideleri dikmek suretiyle orman örtüsünü tamamen kaldırdıklarını ileri sürerek, taşınmazın vasfının tashihi ile özel orman olarak düzeltilmesine, fındık bahçesi olarak kullanılmasının önlenmesine, malikler tarafından eski hali olan orman örtüsü ile kaplanmasına, tapu kaydı üzerinde mevcut kamulaştırma şerhleri ile haciz ve ipotek şerhleri var ise üçüncü kişi ya da kurumlar lehine mevcut diğer tüm şerhleri ile birlikte muhdesat bilgileri hanesindeki zilyetlik şerhlerinin ve beyanlar hanesindeki tüm şerhlerin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1996 yılında arazi kadastrosu görerek fındık bahçesi olarak tapu siciline işlendiğini, tespitten 10 yıl geçtikten sonra davacının taşınmazdan bir hak talep edemeyeceğini, açılan davada kamu yararının olmadığını, taşınmazın özel orman olarak düzenlenmesi halinde de mülkiyeti yine değişmeyeceğinden Devletin herhangi bir menfaatinin olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE KESİNLEŞMEİlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, davanın kabulüne, 1 08... parsel sayılı taşınmazın kadastro bilirkişisinin 04.05.2018 tarihli krokisinde gösterilen 40.586,74 m² kısmının tapu kaydındaki vasfının tashihi ile vasfının özel orman olarak düzeltilmesine, fındık bahçesi olarak kullanılmasının önlenmesine, özel orman olarak korunmasına, eski hali olan orman örtüsü haline getirilmesine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılar vekilinin istinaf başvurusu neticesinde, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmekle 16.05.2023 tarihinde kesinleşmiştir.IV. TAVZİH TALEBİ VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Hükmün kesinleşmesinden sonra, davacı ... İdaresi vekili tavzih dilekçe ile, dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi gereği uygulama kadastrosu çalışmaları yapıldığını ve bu çalışmalar neticesinde 1 08... parsel sayılı taşınmazın ada parsel numarasının 1 99... parsel olarak değiştiğini, ayrıca yüzölçümünün 40.586,74 m² den 43.451,02 m² ye çıktığının anlaşıldığını, bu nedenle kararın infaz edilemediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2019 tarihli ve 2017/127 Esas, 2019/284 Karar sayılı ilamı ile vasfının tashihi ile vasfının özel orman olarak düzeltilmesine, fındık bahçesi olarak kullanılmasının önlenmesine, özel orman olarak korunmasına, eski hali olan orman örtüsü haline getirilmesine karar verilen taşınmazın ada ve parsel numarasının 1 99... parsel olarak, yüzölçümünün de 43.451,02 m² olarak tavzihine karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın açıldığı sırada ve devamı sırasında dava konusu taşınmazın ... ilçesi ... köyü 1 08... parselde kayıtlı olup miktarının da 40.546,74 m² olarak karara bağlandığını, talebe uygun olarak verilen kararda düzeltilmesi gereken herhangi bir hususun olmadığını belirterek, davacı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.3. İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2025 tarihli ek kararı ile, "mahkemenin 10.05.2019 tarihli kararının, Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/993 Esas, 2023/309 Karar sayılı ilamıyla istinaf isteminin reddine karar verilmekle 16.05.2023 tarihinde kesinleştiği, davacı ... İdaresi, taşınmazın yüzölçümünün ve ada parsel numaralarının değişmesi sebebiyle hükmün tavzihini talep etmiş ise de, değişen yüzölçümünün tamamının orman niteliğinde olup olmadığı hususunun ancak yeniden yargılama yapılarak mahallinde keşif yapılması ve müteakip bilirkişi raporu düzenlenmesi ile tespitinin yapılabileceği, kesinleşen dosya yönünden mahkemece yeniden bu konuda inceleme ve değerlendirme yapılamayacağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305. maddesi anlamında tavzih talebi niteliğinde olmayıp işin esası ile ilgili bulunduğu, talebin karşılanması halinde hükmün tamamen kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerektiği, tavzih yoluyla tarafların hak ve sorumluluklarını arttıracak veya azaltacak nitelikte karar verilemeyeceği, davacının talebinin basit maddi hata niteliğinde olmadığı" gerekçesiyle, davacı ... İdaresi vekilinin hükmün tavzihi talebinin reddine karar verilmiştir.V. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "6100 sayılı Kanun'un 305. maddesinde, hükmün yeterince açık olmaması veya icrasında tereddüt uyandırması yahut birbirine aykırı fıkralar içermesi halinde icrası tamamlanıncaya tavzih kararı verilebileceği, ancak hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği belirtilmiş olup, dava konusu olan ve kesinleşmesi nedeniyle tapuya tescili için gönderilen parselin 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uygulamasıyla yüzölçümünün değişmesi nedeniyle tescile ilişkin infazdaki sorunun açılacak ayrı bir davada değerlendirilebilecek ayrı bir uyuşmazlık konusu olduğu, parselin yüzölçümündeki değişme dolayısıyla verilecek tavzih kararının hükümle taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçları değiştirir nitelikte olması nedeniyle hükmün tavzihi mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesince tavzih talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2019 tarihli ve 2017/127 Esas, 2019/284 Karar sayılı ilamının hüküm fıkrasında 1 08... parsel sayılı bilirkişi raporuna ekli krokide 40.586,74 m² yüzölçümlü taşınmazın, 22/2-a çalışmalarında ada parsel numarasının 1 99... parsel ve yüzölçümünün de 43.451,02 m² olduğunu, dava konusu taşınmazın ada, parsel ve yüzölçümü değiştiğinden kararın infaz edilemediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi ek kararının kaldırılmasını ve talebin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, uygulama kadastrosu neticesinde ada ve parsel numarası ile yüzölçümü değişen taşınmaza ilişkin tavzih isteminin usul ve kanuna uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.