İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, mirasın reddi kararına rağmen ticari banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç için başlatılan icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini gerçekleştirdi.
Özet: Bu hukuki evrak, murisin banka kredi borcundan kaynaklanan ilamsız icra takibine maruz kalan ve mirası kayıtsız şartsız reddettiklerini iddia eden mirasçıların, davalı temlik alan şirket aleyhine açtığı menfi tespit davasında, borçlu olmadıklarının ayrı ayrı tespitini, takibin iptalini ve davalının icra takibinde kötü niyetli olduğu gerekçesiyle kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmelerini, davalı tarafın ise mirasın reddi kararının süresinde icra dosyasına sunulmaması nedeniyle haberdar olmamasını savunmasını içeren ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sürecindeki tarafların beyanlarını ve uyuşmazlığın esasını açıklamaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1583
KARAR NO : 2026/1628
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/02/2026
NUMARASI : 2025/1047 Esas - 2026/125 Karar
DAVA: Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/09/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Muris ... ile temlik eden banka arasında imzalanan banka kredi sözleşmesine dayanılarak Bakırköy Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile mirası reddeden davacı ..., ... ve davadışı ...’a ilamsız icra takibi yapıldığını, Bakırköy Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya alacağının 12 Aralık 2024 tarihli temlik sözleşmesi ile davalı ... Anonim Şirketi’ne devredildiğini, Bakırköy Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından mirası reddeden davacı ...’a 02/07/2024 tarihinde ödeme emri gönderildiğini, ... tarafından 11/07/2025 tarihinde borca itiraz edildiğini, Borca yapılan itirazın 14/07/2025 tarihli tensip kararı ile reddedildiğini, Bakırköy Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından mirası reddeden davacı ...’a 02/07/2024 tarihinde ödeme emri gönderildiğini, ... tarafından 11/07/2025 tarihinde borca itiraz edildiğini, Borca yapılan itirazın 14/07/2025 tarihli tensip kararı ile reddedildiğini, Bakırköy Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından mirası reddeden dava dışı ...’a 05/07/2024 tarihinde ödeme emri gönderildiğini, ... tarafından 11/07/2025 tarihinde borca itiraz edildiğini, Borca yapılan itirazın 14/07/2025 tarihli tensip kararı ile kabul edildiğini, davacılar ...'ın , icra takibinin başlatıldığı 27/06/2024 tarihinden evvelki tarih olan 02/01/2024 tarihinde muris ...’IN mirasını kayıtsız şartsız reddettiklerini, davacılar ..., ... ve dava dışı ...'un , Küçükçekmece 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/904 E., 2024/3 K. Sayılı, 02/01/2024 tarihli kararı ile mirası reddettiklerini, davacılar aleyhine başlatılan icra takibi murisin temlik eden ile yaptığı banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcu nedeniyle başlatıldığını, Yapılan icra takibinin açıkça usule aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı tarafın icra takibinde iyi niyetli olmadığını, davacılara açtığı bir önceki icra takibinin mirasın reddi nedenine dayalı itiraz ile durduğunu bildiği halde yeni bir icra takibi başlattığını, davalının icra takibinde kötü niyetli olması nedeni ile takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, davacıların davalı şirkete herhangi bir borcu olmadığını, davacıların yargılama sonunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar adli yardımdan faydalandırılmasına, İleride telafisi imkansız zararların ortaya çıkması ihtimaline binaen dava konusu icra takibi ilgili olarak davacıları hakkında başlatılan icra takibinin teminatsız olarak dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına , bu talep kabul edilmez ise iik’nın 72/3. maddesi gereğince icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine; davacıları ... Ve ...’ın mirası kayıtsız şartsız reddi nedeni ile aleyhlerine başlatılan Bakırköy banka alacakları icra dairesi ... esas sayılı icra takibine konu herhangi bir borçlarının bulunmadığının ayrı ayrı tespitine, haksız ve kötü niyetle açılmış bulunan icra takibinin iptaline, davalı yanın kötü niyetli olmasından dolayı icra takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu takibin müteveffanın vefatı üzerine alınan veraset ilamı doğrultusunda itiraza uğramaksızın kesinleştiğini, alacağın tahsiline ilişkin işlem yapılmasının hukuka uygun olmadığını, davacıların ödeme emrinin tebliğine rağmen icra dosyasına ibraz etmediği mirasın reddi kararından davalı şirketin haberdar olmasının mümkün olmadığını, mirasın reddi kararının süresi içerisinde icra dosyasına ibraz edilmemesinin davalının sorumluluğunda olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Somut olayda; dava dilekçesi, Cevap dilekçesi, İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, İstanbul Anadolu 23 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/18 E. 2020/86 K. Sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede: Davalı tarafça davacıların murisi ... 'ün kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcu sebebiyle davacılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, icra dosyasının davacılar aleyhine kesinleştiği, müteveffa ...'ın 05/11/2023 tarihinde vefat ettiği, davacılar tarafından mirasın Küçükçekmece 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/904 E., 2024/3 K. Sayılı ilamında "1-Davanın davacılar ..., ...ve ... yönünden KABULÜ ile; ... T.C. kimlik numaralı olup, 05/11/2023 tarihinde vefat eden muris ...'ın mirasının; ... T.C. Kimlik numaralı ..., ... T.C. Kimlik numaralı ... ve ... T.C. Kimlik numaralı ... tarafından kayıtsız ve şartsız olarak RET EDİLDİĞİNİN TESPİTİNE, " şeklinde mirasın reddedildiğinin tespit edildiği, işbu kararın 13/01/2024 tarihinde kesinleştiği, bahse konu icra takibinin ise 27/06/2024 tarihinde başlatıldığı, bu hali ile mirasın reddine ilişkin karar kesinleştikten sonra yapılan icra takibi nedeniyle davacıların icra takibine konu borçtan sorumlu olmadıkları kanaatine varıldığından davanın kabulüne, ancak mirasın reddine ilişkin ilamın icra takibinden önce davalı bankaya tebliğ edildiğine takip dosyasında evrakın bulunmadığı gibi dair davacı tarafça herhangi bir belge sunulmadığı, başka bir alacaktan kaynaklı Bakırköy Banka Alacakları İcra Dairesi ... E sayılı dosyanın aynı gün takibe başladığı itiraz evrakının yine davalı alacaklı tarafa tebliğ edilmediği görülmekle, kötü niyet tazminatının şartlarının mevcut olayda bulunmadığı kanaatine varılarak kötü niyet tazminatına yönelik talebinin reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından alacağın tahsiline ilişkin işlem yapılması hukuka uygun olmakla, davalının davacıların mirası reddettiklerini bilme imkanı olmadığını, mirasın reddi kararının süresi içerisinde icra dosyasına ibraz edilmemesinin davalının sorumluluğunda bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber, davacıların öncelikle icra müdürlüğü'nün 14.07.2025 tarihli kararına yönelik icra hukukundan kaynaklanan itiraz hakkını kullanması gerekirken doğrudan menfi tespit davası açmalarının hukuka aykırı olduğunu, diğer yandan davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra müdürlüğüne yapılması gereken itirazın dava konusu yapılmasında davalı şirketin kusuru bulunmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi hakkaniyete aykırı olup verilen kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, huzurdaki davanın açılmasına davalı şirket sebebiyet vermediğini, istinaf taleplerinin kabulü ile, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1047 Esas 2026/125 K. Sayılı ilamın kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacıların mirası reddetmiş olmaları nedeniyle davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği noktasındadır.
Davalı takip alacaklısı tarafından, davacılar ve diğer takip borçluları hakkında, Bakırköy Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında, "ihtarname, hesap özeti, kredi sözleşmesi" sebebine dayalı olarak toplam 149.353,09 TL alacağın tahsili istemiyle 27/06/2024 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Küçükçekmece 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 02/01/2024 tarih ve 2023/904 E. - 2024/3 K. Sayılı kararı ile, ... ve ...'ın muris ...'ın mirasını reddettiklerinin tespitine karar verilmiş ve bu karar 13/01/2024 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacılar, muris ...'ın mirasını reddettiklerinden dolayı murisin borçlarından dolayı borçlu olmaları mümkün değildir. Davacılar tarafından 11/07/2025 tarihinde mirasın reddine ilişkin kararın icra dosyasına sunulmasına ve eldeki dava açılmadan arabuluculuk faaliyetinde bulunulmasına rağmen davalının takibine devam ederek eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin kabulü gerekir.
6100 sayılı HMK'nın Madde 326/1. maddesinde, Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir. HMK'nın 353/1-ğ maddesine göre vekâlet ücreti de yargılama masraflarındandır. Eldeki dava açıldıktan sonra da davalı tarafından, davanın reddine karar verilmesinin istediği de nazara alındığında davanın kabulüyle sonuçlanan davada, davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekir. Hal böyle olunca ilk derece mahkemesince davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.550,56 TL harcın, alınması gerekli olan 10.202,24 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.651,68 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.10/09/2026