Danıştay, 2/B arazisi olarak tescil edilen taşınmazın imar planında park alanı olarak ayrılması nedeniyle 6292 sayılı Kanun uyarınca hak sahibine doğrudan satılamayacağına karar verdi.
Özet: İlk derece mahkemesince, davacının 6292 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi olduğu ve 2/b niteliğindeki taşınmazı satın alma başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, Bölge İdare Mahkemesi, söz konusu taşınmazın imar planında park alanı olarak kamu hizmetine ayrılması nedeniyle 6292 sayılı Kanun uyarınca hak sahiplerine doğrudan satışının mümkün olmadığını belirterek davayı reddetmiş ve idarenin başvuruya yönelik işlemini hukuka uygun bulmuştur.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/4200 E.  ,  2025/6204 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4200
Karar No : 2025/6204
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya ili, Kepez ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ve ... parsel sayılı taşınmazın 6292 sayılı Kanun uyarınca satın alınması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü işlemi ile ... tarih ve ... sayılı Antalya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Toros Emlak Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davaya konu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, Kadastro Müdürlüğünce yapılan 2/B hak sahipliği tespit çalışmalarında anılan taşınmazın davacının akdi halef olduğu Mustafa Tat kullanımında olduğunun tespit edildiği, dava konusu taşınmazın Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosundan alınan ... tarih ve ... sayılı yazı ekinde yer alan fezlekede belirtildiği üzere boş olduğu ve herhangi bir kimse tarafından kullanılmadığının tespiti üzerine davalı idare tarafından zilyetlik tespitinin iptaline yönelik herhangi bir davanın açılmadığı, ceza davasında verilen kararın davacının hak sahipliğini kendiliğinden ortadan kaldırmayacağı gibi bu davanın sonucunda davalı idarelerin her zaman tapudaki şerhin kaldırılmasına (veya tapu iptal ve tescil) yönelik dava açma hakkının da bulunduğu dikkate alındığında ve mevzuat uyarınca 2/B arazisi olarak tescil edilen, davacının akdi halefi ...'ın kullanımında olduğu tespit edilen taşınmazın satın alınması için davacıya 25/05/2016 tarihinde muvafakatname verildiği göz önüne alındığında, davacı yönünden 6292 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında doğrudan satışa engel herhangi bir nedenin bulunmadığının anlaşılması karşısında satın alma başvurusunun reddine yönelik tesis olunan davalı idare işlemlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca hak sahibi olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; Antalya ili, Kepez ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ve ... parsel sayılı taşınmazın 2/B niteliğinde olduğu ve tapuda beyanlar hanesine göre davacının devraldığı şahsın zilyetliğinde bulunduğu, dava konusu taşınmazın boş olduğu ve herhangi bir kimse tarafından kullanılmadığının tespit edildiği belirtilerek Maliye Hazinesi tarafından taşınmaz üzerindeki zilyetliğin iptali istemiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinde kadastro tespitine itiraz davası açıldığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı kararı ile; 6292 sayılı Kanunun 9/2. maddesi gereğince açılması gereken davaların açılamayacağından bahisle davanın usulden reddine karar verildiği hususları göz önüne alındığında davacının 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesin 2. fıkrası uyarınca hak sahibi olduğunun tartışmasız olduğu, İstinaf Dairesi ara kararı ile; Antalya ili, Kepez ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ve ... parsel sayılı dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kaldığı fonksiyonun sorulmasına ve imar planının taşınmazın renkli kalemle işaretli bir örneğinin istenilmesine karar verilmiş olup, ara karara verilen cevabın ekinde yer alan Kepez Belediyesi'nin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında taşınmazın park alanı olarak kamu hizmetine ayrıldığı görülmekte olup, doğrudan satışı istenilen dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanunun 6. maddesinin 12. fıkrası uyarınca hak sahiplerine satışı yapılamayacak taşınmazlardan olduğu anlaşıldığından, davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki istinafa konu kararda hukuki isabet bulunmadığı, öte yandan, 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 12. fıkrası uyarınca hak sahiplerine satışı yapılamayacak taşınmaz yerine davacının istemesi hâlinde hak sahibi olduğu taşınmazın rayiç değerine eşdeğer öncelikle aynı il sınırları içerisinde bulunan 2/B alanlarındaki taşınmaz hesaplanacak satış bedeli karşılığında doğrudan satılabileceği gerekçesiyle davalı idarelerin istinaf başvurularının kabulü ile ... İdare Mahkemesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kendisinin akdi halef olduğu, hak sahipliğinin dava konusu taşınmazın imar planında hangi fonksiyona ayrıldığı ve 1/1000 ölçekli imar planının bulunup bulunmadığı hususlarına bağlı olmadığı, 6292 sayılı Kanun uyarınca dava konusu taşınmaza eşdeğer başka bir parseli doğrudan satın alma hakkını kullanabilmesi için dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilmesinin gerektiği, davalı idarelerce bu durumun göz önünde bulundurulmaksızın işlem tesis edildiği, davalı idarelerce mülkiyet edinme hakkının mevzuata aykırı ve mesnetsiz olarak, özüne dokunularak ve belirsiz süre ile kısıtlandığı, ayrıca davalı idarece Kadastro Müdürlüğünce yapılan işleme karşı yasal askı ilanı süresi içerisinde dava açılmayıp, kendisinin kullanıcı olduğunun kesinleşmesinden sonra itiraz edilmesinin dürüstlük ilkesine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, temyiz isteminin haksız ve mesnetsiz olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Diğer davalı Antalya Valiliğince savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 25/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.