Danıştay 3. Daire, POS cihazlarıyla yasa dışı ikrazatçılık faaliyetinden kaynaklanan kayıt dışı gelir vergisi ve usulsüzlük cezalarına ilişkin temyiz başvurularını reddederek kararı onadı.
Özet: Bir vergi mükellefinin, POS cihazlarıyla yasa dışı ikrazatçılık yapmaktan elde ettiği geliri beyan dışı bırakması ve defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, geçici vergiler ve özel usulsüzlük cezalarının iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesince komisyon geliri tarhiyatı ve defter ibraz etmeme kaynaklı ceza hukuka uygun bulunup dava kısmen reddedilerek, geçici vergi asılları ve aşan vergi ziyaı cezası ile fatura düzenlememe cezası kaldırılmış, bu karara karşı yapılan istinaf başvurularının bölge idare mahkemesince reddedilmesi üzerine, Danıştay, her iki tarafın temyiz istemlerini reddederek bölge idare mahkemesinin nihai kararını oyçokluğuyla onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6108Karar No : 2025/3406TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı adına, POS cihazı kullanmak suretiyle yasa dışı ikrazatçılık faaliyetinden elde ettiği kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığı ayrıca defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği yolundaki yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2015 yılı için re‘sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, aynı yılın Ocak-Mart, Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergiler ile komisyon geliri için fatura düzenlemediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi ile mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının, POS cihazlarını kullanarak tefecilik faaliyetinde bulunduğu hususu, hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan saptamalarla ortaya konulduğundan, hesaplanan komisyon geliri üzerinden yapılan tarhiyatta ve yasal defter ve belgelerini herhangi bir mücbir sebep hali olmaksızın incelemeye ibraz etmediği açık olduğundan 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı ve yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği ve 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, geçici vergilerin bir katı tutarındaki vergi ziyaı cezaları ve 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi asılları ile geçici vergilerin bir katı tutarını aşan vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezası kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davacı tarafından, yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın ve somut delillerle ispatlanmaksızın yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz istemlerinin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X)-KARŞI OY :Dava konusu uyuşmazlıkta vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren fiil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde düzenlenen fiilerden hiçbirisine uymadığından davacı adına gelir vergisi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının tek katı aşan kısmının da kaldırılması gerekirken yazılı gerekçeyle reddi yolundaki Vergi Mahkemesi kararının söz konusu hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusunun reddedilmesinde hukuka uyarlık görülmediğinden değinilen hülüm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.