Danıştay 8. Daire, 6292 sayılı Kanun kapsamında müşterek kullanıcılara yapılan eşit paylı taşınmaz satışının iptali istemini ve davacıya bağımsız bölüm adedine göre pay satışı talebini reddetti.
Özet: Orman vasfından çıkarılan 2/b arazideki binada iki dairesi olmasına rağmen, arazinin idarece diğer dört kişiyle müşterek kullanıcı olarak eşit paylara bölünerek satılmasına ilişkin işlemin iptalini ve belirli bir payın kendisine satılmasını talep eden davacının talepleri, idarenin hukuka uygun işlem tesis ettiği ve özel satış talebinin idari yargının yetkisinde olmadığı gerekçeleriyle ilk derece ve bölge idare mahkemelerince reddedilmiş, temyiz incelemesi sonucunda bu kararlar hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/7579 E.  ,  2025/6210 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7579
Karar No : 2025/6210
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı 314,22m² yüz ölçümlü 3 katılı ve 6 daireli taşınmazın, 2 dairesi kendisine ait olduğu halde 5 daire üzerinden yapılan hesaplama sonucu eşit olarak bölünerek hesaplanan 62,82m²'lik kısmının 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca satın alındığı, taşınmazın diğer kısımlarının 62,82m²'lik eşit paylar üzerinden yine 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca dava dışı ..., ..., ... ve ...'e satılmasına dair işlemin iptali ile ilgili payın kendisine satılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; A) İşlem yönünden; 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un hükümleri uyarınca; Hazine adına kayıtlı taşınmazlardan, orman vasfından çıkarılan ve tapunun şerhler hanesinin 2/B kaydı bulunanların, malik olmasalar dahi hak sahiplerine (kullanıcısı), satış yoluyla devrinin mümkün olduğu, olayda, davacı tarafından, taşınmaz üzerinde bulunan binada sahip olunan bağımsız bölüm adetine göre taşınmaz payının satışı gerektiği ileri sürülse de, 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan satışlarda, hak sahipliği ana taşınmaz üzerinden belirlendiği, davacı ve dava dışı ..., ..., ... ve ...'ın ... Mahkemesinin ... tarih ve E. ..., K. ... sayılı kararıyla, müştereken kullanıcı olduklarının saptandığı, davalı idare tarafından da bu karara göre satılacak payların belirlendiği ve buna göre doğrudan satış için her birinin 62,82 m²'lik kısım için (davacı için 62,83 m²) ödemesi gerektiği bedelin 12/12/2013 tarihli yazılarla bildirildiği ve davacı dahil kullanıcılar tarafından, yüzölçümünün 5 eşit hisseye bölünerek bulunan taşınmaz kullanım miktarlarının kabul edilerek, hisse bedelinin ödendiği anlaşıldığı, bu durumda, dava dışı ..., ..., ... ve ...'a yapılan satış işlemlerinde hukuka aykırılık görülmediği, B) Satış talebi yönünden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 2. bendinde: idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyeceklerinin hükme bağlandığı, olayda, davacının "ilgili payın kendisine satılması" yolundaki talebi, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilmesine yol açacak nitelikte olduğundan, bu yönden işin esasının incelenerek karar verilmesi olanaksız olduğu gerekçesiyle işlem yönünden davanın reddine, davanın; "ilgili payın kendisine satılması" yolundaki talebe ilişkin kısmının ise incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ... Asliye Hukuk Mahkemesinde E:... esaslı mülkiyetin tespiti amaçlı davanın sonucunun beklenerek buradan çıkan kararın sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, taşınmaz üzerindeki hissedarların pay oranlarının ... Mahkemesince hesaplanmadığı, sadece kullanıcıların tespitinin yapıldığı, idare tarafından da fiili durum gözetilmeksizin satış yapıldığı, Mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan verilen kararın hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutar ile kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 25/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.