Kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptal tescil davasında, asliye hukuk mahkemesince verilen görevsizlik kararı sonrası dosyanın resen kadastro mahkemesine gönderilmesi zorunluluğu.
Özet: İlk derece mahkemesi, davacının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla tapu iptali ve tescil talepli davasını görevsizlik nedeniyle usulden reddederek, dosyanın yetkili kadastro mahkemesine gönderilmesi için tarafların başvurmaması üzerine davayı açılmamış saymış; bölge adliye mahkemesi bu kararı onamış olsa da, Yargıtay taşınmazın zaten derdest bir kadastro davasının konusu olması nedeniyle davacının talebinin müdahale niteliğinde olduğunu ve dosyanın Kanun gereği kadastro mahkemesine resen gönderilmesi gerektiğini belirterek alt mahkeme kararlarını bozmuştur.
8. Hukuk Dairesi         2026/2225 E.  ,  2026/3901 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2086 E., 2025/1397 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hozat Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/20 E., 2021/17 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Tunceli ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 02... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tespit gördüğünü, dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin tespit tarihine kadar çekişmesiz, aralıksız, malik sıfatıyla ve ekonomik amaca uygun 50-60 yılı aşan bir süre devam ettiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, 1 02... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile, adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın sahipsiz olması ve tarıma elverişli olmaması nedeniyle Devleten hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, kimsenin mülkiyetinde olmadığını ve hiçbir şekilde özel mülkiyete konu edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 1 02... parsel sayılı taşınmaz için açılan davanın, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemenin Hozat Kadastro Mahkemesi olduğuna, 6100 sayılı Kanun'un 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararının kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkemeye başvurması halinde dava dosyasının görevli Hozat Kadastro Mahkemesine gönderilmesine, dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmaz ise 6100 sayılı Kanun'un 20/2-son ve 331/2. maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkemece dosya ele alınarak değerlendirilmesine karar verilmiş; bilahare, 29.08.2022 tarihli ek kararla da mahkemenin 29.03.2021 tarihli ve 2021/20 Esas, 2021/17 Karar sayılı kararının 09.06.2021 tarihinde kesinleştiği, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için tarafların yasal süresi içerisinde başvuru yapmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 29.08.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ileri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, görevsizlik kararı sonrası yasal süre içerisinde müracaat edilmediği, dosyanın görevsiz mahkemece resen görevli mahkemeye gönderilecek işlerden olmadığı ve Kadastro Mahkemesindeki derdest dosyaya her zaman müdahil olma imkanının bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; görevsizlik kararı üzerine dosyanın resen Kadastro Mahkemesine gönderilmesinde yasal zorunluluk bulunduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi ek kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, görevsizlik kararı sonrası, dosyanın görevli mahkemeye resen gönderilmesi gerekip gerekmediği hususunun tespitine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosyanın resen görevli mahkemeye gönderilecek işlerden olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de karar dosya kapsamına uygun değildir.
Dava konusu, Tunceli ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 02... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının kesinleşmediği, taşınmazın halen Hozat Kadastro Mahkemesinin 2011/15 Esas sayılı dosyasında dava konusu olduğu anlaşılmıştır.
Davacı ... tarafından 1 02... parsel sayılı taşınmaz hakkında Hozat Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılmış ve mahkemece görevsizlik kararı verilerek davanın Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Hozat Asliye Hukuk Mahkemesine dava açıldığı tarihte dava konusu parsel başka bir davaya konu olup tutanak kesinleşmediğine göre davacı tarafından açılan dava, görülmekte olan davaya müdahale niteliğindedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26/D maddesi gereğince Kadastro Mahkemelerine dava açıldıktan sonra tespitten önceki haklara dayanılarak asli müdahil olarak katılanların davalarını çözmek görevi Kadastro Mahkemesine aittir. Hozat Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı aktarma niteliğinde olup kesinleşmesi ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi, hüküm gününde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Kanun'un 20. maddesinde öngörülen şekil ve süreye bağlı değildir.
Hal böyle olunca; Hozat Asliye Hukuk Mahkemesince kararın kesinleşmesine müteakip dosyanın resen Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu 29.08.2022 tarihli ek kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüne, ek kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesinin 29.08.2022 tarihli ek kararının BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.