Silahlı terör örgütü üyeliği suçunda, ByLock tespiti ve örgütsel bağlantının belirlenmesi için teknik ve tanık delillerinin eksik araştırılması nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet hükümlerini, sanığın ByLock kullanımına dair savunmasının yeterince araştırılmaması, ilgili GSM hattı HTS kayıtları ve baz istasyonu verilerinin uzman bilirkişi raporuyla incelenmemesi, ByLock bağlantılı kişilerin örgütsel faaliyetlerinin tespit edilmemesi, kanun yolu aşamasında sunulan yeni delillerin sanık ve müdafiine okunarak tartışılmaması ile teşhis tanıklarının beyanlarının eksik değerlendirilmesi gibi usul ve esasa ilişkin yetersizlikler nedeniyle bozarak, sanığın hukuki durumunun tespiti için daha kapsamlı bir araştırma ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesini zorunlu kılmıştır.
3. Ceza Dairesi         2022/26907 E.  ,  2026/10739 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/715 E., 2020/60 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/6 E., 2018/42 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: (... yönünden) TCK’nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi,
(... yönünden) TCK’nın 314/3 ve 220/7. maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2, 20/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53... . maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak; TCK'nın 314/2, 3713 ayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 58/9, 53... . maddeleri uyarınca mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden güncel ... tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı güncel ... tespit ve değerlendirme raporu ile ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-İstinaf ve temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gelen ... . ve ... . ye ait ifade ve teşhis tutanakları ile ... ait dijital inceleme raporunun 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, söz konusu şahısların tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması ile tüm beyan ve belgelerin tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini lüzumu,
3-Teşhis tanıklarının soruşturma aşamasındaki beyanlarında ... ., ... ., ... ., ... ., ... , ... ., ... . , ... . ve ... . olarak belirtilen şahıslar hakkında aynı suçtan soruşturma veya kovuşturma olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü .../PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini, kovuşturma aşamasında pişman olduğunu beyan etmesi karşısında duruşmada hazır edilerek ve etkin pişmanlığın anlam ve sonuçları yeniden hatırlatılarak detaylı bir şekilde beyanlarının alınıp, gerekirse kollukta teşhis işlemi de yaptırılmak suretiyle verdiği bilgilerin örgütte geçirdiği süre, konum ve faaliyetleri itibariyle yeterli ve faydalı olup olmadığı değerlendirilip, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de ilgili birimlerden sorularak sonucuna göre, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasından sonra hukuki durumunun yeniden takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
B-Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
I-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini beyan ederek detaylı anlatımlarda bulunduğu göz önüne alındığında, duruşmada hazır edilerek ve etkin pişmanlığın anlam ve sonuçları hatırlatılarak detaylı bir şekilde yeniden beyanlarının alınıp, gerekirse kollukta teşhis işlemi de yaptırılmak suretiyle verdiği bilgilerin örgütte geçirdiği süre, konum ve faaliyetleri itibariyle yeterli ve faydalı olup olmadığı değerlendirilip, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de ilgili birimlerden sorularak sonucuna göre, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasından sonra hukuki durumunun yeniden takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
II-Kabul ve uygulamaya göre;
1- Tanıklar ... . ve ... .nın ifadelerinde geçen ... ., ... , ... ., ... . ve ... . olarak belirtilen şahıslar hakkında aynı suçtan soruşturma veya kovuşturma olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, gerekirse duruşmaya celbedilerek usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri ve anılan kişiler dışında sanık hakkında başkaca bilgi belge olup olmadığının araştırılarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumu,
2- UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü .../PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.