Diyarbakırda Hazinenin orman vasfındaki taşınmazların zilyetlikle iktisap edilemeyeceği yönündeki talebiyle ilgili temyiz başvurusunun reddine dair karar.
Özet: Bu karar, kadastro tespitleri sırasında davalı adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile "susuz tarla" olarak tescil edilen bazı parsellerin, öncesinin orman vasfında olduğu gerekçesiyle zilyetlikle iktisabına elverişli olmadığına ve Hazine adına orman vasfıyla tesciline yönelik ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının usul ve yasaya uygun bulunarak temyiz başvurusu üzerine onanmasını konu almaktadır; böylece davalının zilyetlikle mülkiyet edinme iddiaları reddedilmiş ve söz konusu taşınmazların orman niteliğiyle Hazineye ait olduğu kesinleşmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/961 E.  ,  2026/3797 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1655 E., 2024/1276 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/10 E., 2022/174 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usül eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilip, duruşmalı inceleme talebi değerden reddedildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2018 yılında yapılan kadastro sırasında, temyize konu 1 24... , 1 27... , 1 30... , 1 90... , ve 2 12... parsel sayılı sırasıyla, 13.845 m², 3.252,45 m², 5.052,15 m², 24.092,24 m² ve 6.487,30 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle susuz tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 2018 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 5. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosu vardır. Arazi kadastrosu ise 1986 yılında yapılmış ve dava konusu taşınmazlar tapulama harici bırakılmıştır.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 1 24... , 1 27... , 1 30... , 1 56... , 1 90... ve 2 12... parsel sayılı taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ve orman olma ihtimalinin bulunduğunu, imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının da davalı lehine oluşmadığını ileri sürerek, tespitlerinin iptali ile taşınmazlar hangi vasıfta ise (orman, ham toprak, hali arazi vb.) o vasıfla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunu ve uzun yıllardır müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 1 56... parsel dışında kalan taşınmazların öncesi itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanıma elverişli olmadığı, 1 56... parselin ise öncesinin orman olmadığı ve davalı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 27... , 1 24... , 1 30... , 2 12... ve 1 90... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, 1 56... parsel sayılı taşınmazın ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine 1 56... parsele ilişkin davacı vekilinin istinaf talebi eldeki dosyadan tefrik edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile de 1 27... , 1 24... , 1 30... , 2 12... ve 1 90... parsel sayılı taşınmazlara yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava ve temyize konu taşınmazların öncesinin orman olmadığını, zilyetlikle iktisabının mümkün olduğunu, müvekkili lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu, bu nedenle verilen kararın usûl ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılıp, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava ve temyize konu taşınmazların zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığı ve davalı lehine imar ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304.40 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.