Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini, sanığın iddia tanığını sorgulama hakkının AİHS ve Anayasaya aykırı kısıtlanması sebebiyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararının istinaf incelemesinde onanmasına rağmen, temyiz sürecinde, mahkûmiyete esas teşkil eden ve suçun sübutu ile cezanın kişiselleştirilmesi açısından belirleyici nitelikteki tanık beyanının doğrudan aleni duruşmada veya mevzuata uygun yöntemlerle sanığın sorgulama hakkı tanınmadan alınmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına ve davanın ilk derece mahkemesine iadesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/640 E., 2022/732 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2020/206 E., 2021/20 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat yolu ile dinlenen Tanık ....'ın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.