Yargıtay, bozma ilamına uyularak tapusuz taşınmazın tescili davasında davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşulları ile orman vasfının değerlendirildiği yerel mahkeme kararını inceledi.
Özet: Antalyada kadastro sırasında tespit harici bırakılan tapusuz taşınmazın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin taşınmazın kısmen davacılar adına tescili, kısmen orman vasfıyla Hazine adına tescili ve kısmen ret yönündeki ilk kararı, Yargıtay tarafından taşınmazın niteliği, kullanımı ve zilyetlikle kazanım koşullarına dair yetersiz araştırma nedeniyle bozulmuştur; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, fen bilirkişisi raporuna göre taşınmazın belirli bölümlerinin davacılar adına hisseli olarak tesciline karar verilmiş, ancak davalılar Hazine ve diğerlerinin, davacılar lehine zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığı ve taşınmazların orman niteliğinde olduğu gerekçeleriyle bu kararı temyiz ettikleri görülmüştür.
8. Hukuk Dairesi         2024/3103 E.  ,  2026/3742 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/190 E., 2023/173 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçelerinde; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve 1954 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın adlarına tescilini talep etmişlerdir.
2. Yargılama sırasında, davalı Hazine, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/6. maddesi uyarınca karşı tescil isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2016 tarihli ve 2012/4 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, fen bilirkişisi tarafından hazırlanan 15.12.2015 tarihli raporda (A) harfiyle gösterilen 8.669,52 m² yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davacılar adına tapuya tesciline, aynı raporda (B) harfiyle gösterilen 5.240,43 m² yüzölçümündeki bölümün orman vasfıyla Hazine adına tesciline ve aynı raporda (C) harfiyle gösterilen 1.535,98 m² yüzölçümündeki taşınmaz bölümü yönünden tescil istemlerinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 09.03.2016 tarihli ve 2012/4 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili ile davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.03.2021 tarihli ve 2020/4034 Esas, 2021/2884 Karar sayılı ilamıyla, "taşınmazın eski tarihli belgelerde ne şekilde görüldüğü duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmediği gibi, tespit tarihinden 15-20-25 önceki tarihe ait hava fotoğrafları getirtilerek taşınmazın davacı tarafından ne şekilde kullanıldığı ve davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının da tespit edilmediği, yine komşu taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve tapu kayıtları ile, tespite dayanak belgelerir getirtilerek usulünce uygulanmadığı, yörede yapılan orman kadastrosuna ait tutanak ve haritalar temin edilerek taşınmazın orman tahdidine göre konumu net olarak belirlenmemiş olduğundan taşınmazın niteliği ve kullanım şekli ve süreci konusunda yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, ilam başlığında tarih ve sayısı yazılı kararla, "davacılar lehine kısmen ziyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle, davacılar ... ve ...'un davasının kabulüne, 31.08.2022 tarihli bilirkişi raporu ekinde fen bilirkişisi tarafından hazırlanan krokide (B) harfiyle gösterilen toplam 5.240,43 m²lik alanın; 266458/524043 hisse ..., 154403/524043 hisse ... adına olacak şekilde bölgede bulunan son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya tesciline, davacılar ..., ..., ..., ve ...'in davalarının kabulüne, 31.08.2022 tarihli bilirkişi raporu ekinde fen bilirkişisi tarafından hazırlanan krokide (A) harfiyle gösterilen toplam 8.669,52 m²lik alanın; 309219/866952 hisse ..., 236583/866952 hisse ..., 107062/866952 hisse ..., 107058/866952 hisse ... ve 107030/866952 hisse ... adına olacak şekilde bölgede bulunan son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya tesciline ve davacıların 31.08.2022 tarihli bilirkişi raporu ekinde fen bilirkişisi tarafından hazırlanan krokide (C) harfiyle gösterilen alana ilişkin davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar Hazine vekili ve ... vekili temyiz dilekçelerinde; taşınmazlarda davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını ve taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü hakkında kurulan hükümde, davacılar adına tescil kararı verilirken pay ve payda eşitliğinin sağlanmadığı ve bu suretle infaza elverişli bir hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davacılar vekiline süre verilerek, (B) harfli taşınmaz bölümüne yönelik olarak hangi pay oranında davacılar adına tescil talep ettiği hususunu açıklaması istenmeli ve bundan sonra yine davacılar vekilinin 08.03.2016 havale tarihli beyan dilekçesi ile davacılar vekilinin önceki hükmün temyizine ilişkin dilekçesinde belirttiği hususlar da dikkate alınarak, (B) harfli bölüm yönünden pay ve payda eşitliği sağlanacak şekilde infaza elverişli şekilde bir hüküm kurulmalıdır.
VI. KARAR
Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz itirazlarının, kamu düzeni de gözetilerek (V.B.2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.