Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçunda mahkumiyeti onarken, etkin pişmanlık talebini reddetmiş ve zula tespit edilen nakil aracının giderleri sanıktan alınarak söküldükten sonra iadesine karar vermiştir.
Özet: Kaçakçılık suçundan sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü, sanığın etkin pişmanlık iradesinde bulunmaması ve yargılama sürecinin usul ve kanuna uygunluğu nedeniyle esas yönünden onanırken, suçta kullanılan nakil aracının iadesine dair hüküm, araçta gizli bölme (zula) tespit edildiğinden, bu bölümün masrafı sanıktan alınarak söküldükten sonra aracın iade edilmesi gerektiği belirtilerek, yeniden yargılamaya gerek olmaksızın temyiz merciince düzeltilerek oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/968 E. 2021/68 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli ve 2023/7-229 Esas, 2023/650 Karar, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı kararları doğrultusunda; bozma sonrası talimat Mahkemesince talimat evrakları okunarak talimat duruşmasında etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, hüküm verilinceye kadar ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;Suçta kullanılan nakil aracı hakkında düzenlenen 03.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda araçta zula tabir edilen gizli bölme olduğu tespit edildiği halde, suçta kullanılan nakil aracının iadesine karar verilirken masrafları sanıktan alınmak suretiyle zulanın söküldükten sonra araç üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılmasına karar verilmek suretiyle sahibine iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.Açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; nakil aracının iadesine ilişkin (3-b.) bendinde yer alan "...suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat bulunmaması" ibaresinin çıkartılması, aynı hükmün devamında yer alan "...müsaderesine yer olmadığına," ibaresinden sonra gelmek üzere "zula kısmının masrafı sanıktan alınmak suretiyle söküldükten sonra" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.