Yargıtay 7. Ceza Dairesinden 5607 sayılı Kanuna aykırılıkta katılan yetkisi, zincirleme suç ve mükerrer dava konularında bozma kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan açılan davada, doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının temyiz talebini usulden reddederken, Gümrük İdaresinin bir sanık hakkındaki beraat kararına yönelik temyizini hukuka uygun bularak onamıştır; ancak Cumhuriyet Savcısının bir başka sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmüne ilişkin temyizini, sanığın birden fazla tarihte gerçekleştirdiği benzer eylemlerin Türk Ceza Kanununun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi, ilgili dosyaların incelenmesi ve gerekirse birleştirilerek hukuki durumunun tespiti zorunluluğu ile aynı eylemden mükerrer dava açılması ihtimalinin gözetilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/771 E., 2025/2 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozmaŞikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan ... İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I-Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz Temyiz İsteminin İncelenmesindeSuç tarihi ve ele geçen eşyanın ... kaçağı sigara olmasına göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... İdaresi olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,II-Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Sınırlı Temyiz İsteminin İncelenmesindeYapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, III-O Yer Cumhuriyet Savcısının Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesindeOlayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 05.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin 28.03.2024 olduğu,Yapılan UYAP sorgulamasında Dairemizin 2024/2682 Esas sırasında kayıtlı olup aynı gün incelemesi yapılan Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/721 Esas, 2023/1130 Karar sayılı dosyasında; ana dosyada suç tarihinin 23.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin 01.08.2014 olduğu, birleşen dosyasında ise suç tarihinin 26.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin 11.11.2013 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,2.Sanık ... hakkında birleşen Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/271 Esas sayılı dosyasında 28.03.2024 tarihli iddianame ile 5607 sayılı Kanun hükümleri uyarınca cezalandırılmasının talep edildiği, birleşen Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/450 E. sayılı dosyasına konu 22.05.2024 tarihli iddianame ile 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı eylemle ilgili olarak hakkında mükerrer dava açıldığı gözetilmeden, bu dosya yönünden 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca aynı fiil nedeniyle açılmış dava nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,3.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi yerine, aynı Kanun'un 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması,4.Suça konu kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.