Silahlı terör örgütüne üyelik suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin faydalılık derecesi göz ardı edilerek fazla ceza verildiği gerekçesiyle mahkumiyet hükmünün bozulması kararı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan sanığın mahkumiyet hükmü, yargılama sürecinde usuli bir aykırılık bulunmadığı ve toplanan delillerin hukuka uygun olduğu tespit edilerek eylemlerinin suçu oluşturduğu kesinleşmekle birlikte; sanığın örgütteki konumu, faaliyetleri ve örgüt hakkında verdiği bilgilerin faydalılık derecesi dikkate alındığında, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında TCKnın 221/4-2. maddesi gereğince öngörülen ceza indirimi oranının üst sınırdan uygulanması gerektiği halde, bu hususun göz ardı edilerek fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/12670 E.  ,  2026/8410 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/950 E., 2022/392 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ :Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/95 E., 2021/203 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak, TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 221/4-2. cümle, 62, 221/5, 53, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi;
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.