Boşanma davasında davalı kadının eylemlerinin kişilik haklarına saldırı niteliği taşımaması sebebiyle davacı erkeğe verilen manevi tazminatın Yargıtayca bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, boşanma davasında davalı kadının temyiz itirazlarını değerlendirerek, davacı erkeğe hükmedilen manevi tazminat kararını bozmuştur; zira Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi uyarınca manevi tazminat için boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması gerektiği, oysa davalı kadının kusurlu davranışlarının erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği tespit edilmiştir, bu sebeple erkeğin tazminat talebinin reddi gerekirken yapılan hüküm tesisi hukuka aykırı bulunarak, bölge adliye mahkemesi kararının erkek lehine manevi tazminat yönünden ortadan kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2025/9747 E.  ,  2026/5386 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2525 E., 2025/1358 K.
DAVA TÜRÜ: Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Sivaslı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2020/155 E., 2022/24 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, aleyhe hükmedilen tazminatlar ve miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanma sebebiyle manevî tazminata hükmedilebilmesi için tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olması yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olması gerekir (TMK md. 174/2). Boşanmaya sebep olan olaylar bu nitelikte değilse manevî tazminata hükmedilemez. Davalı kadının boşanmaya neden olan kusurlu davranışları davacı erkeğin kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Öyleyse, davacı erkeğin manevî tazminat talebinin reddi gerekirken bu husus nazara alınmadan erkek yararına manevî tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının erkek lehine hükmedilen manevî tazminat yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının erkek lehine hükmedilen manevî tazminat yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
3.Davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.