Nitelikli dolandırıcılık davasında, sanıklardan birinin ölümü nedeniyle kamu davasının düşürülmesi ve diğer sanığın sorgulanmadan beraatına hükmedilmesi usul ve yasalara aykırı görülerek kararların bozulması.
Özet: Nitelikli dolandırıcılık suçundan yerel mahkemece beraat ettirilen iki sanık hakkındaki hükmü inceleyen Yargıtay, ilk sanığın hüküm sonrası vefatı nedeniyle kamu davasını düşürürken; diğer sanık hakkında sorgusu yapılmadan delil takdiriyle beraat kararı verilmesinin usule aykırı olması ve suç tarihinin hatalı yazılması gerekçeleriyle beraat hükmünü, tebliğname görüşüne aykırı olarak oybirliğiyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/420 E., 2016/300 K.SUÇ : Nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;1-Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede;Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 08.02.2025 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,2-Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede ; a-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.11.2007 gün ve 248-251 ve benzeri kararları ile uyum gösteren Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere, Ceza Yargılama Yasasında mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı CMK'nun 193/2. maddesinin dosya kapsamına göre ilk bakışta mahkumiyet dışında bir hüküm kurulması gerektiğinin anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu, sorgu yapılmadan mevcut kanıtlar tartışılarak delil takdiri suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, sorgusu yapılmayan sanık hakkında delil takdirine girilmek suretiyle beraatına karar verilmesi,b- 15.02.2013 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında -2014 olarak eksik ve hatalı yazılması,Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.04.2026 tarihinde karar verildi,