İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, ihtiyati hacze itirazda yetki, ticari kefalet ve teminatın devamlılığına ilişkin hükümlerin değerlendirildiği bir finans uyuşmazlığı kararı.
Özet: Bu bölge adliye mahkemesi kararı, bir kefilin ihtiyati haciz kararına yaptığı itirazın ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine açılan istinaf başvurusunu değerlendirmektedir; kefil, tacir olmadığı için mahkemenin görevsiz ve yetkisiz olduğunu, ayrıca bankanın yeni bir kefille kredi sözleşmesi yapmasıyla kendi kefaletinin sona erdiğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep ederken, ilk derece mahkemesi, ticari sözleşmedeki yetki şartının müteselsil kefili bağlayacağını ve ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu gerekçe göstererek itirazı reddetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/1628 KARAR NO : 2026/1616T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 10/06/2026NUMARASI : 2026/2190 D.İş - 2026/2219 D.İş KararTALEP: İhtiyati Haciz (Finans)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/09/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TALEP: İhtiyati hacze itiraz eden davacı vekili itiraz dilekçesinde özetle; mahkemenin görev yetkisine itirazları olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, ihtiyati hacze itiraz eden davacının hacze konu borcu bulunmadığını, haciz kararının yasal koşullarının oluşmadığını belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ek kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "İhtiyati haciz kararına itiraz eden Mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir. İİK'nın 258. maddesinde ihtiyati haciz kararının 50. maddeye göre yetkili Mahkeme tarafından verileceği belirtilmiş olup aynı yasanın 50. maddesinde ihtiyati hacizde yetkili Mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. İtiraz edenin kefaletinin bulunduğu Genel Kredi Sözleşmesinin 45.1. Maddesinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağının düzenlendiği, sözleşmenin ticari nitelikte sözleşme olduğu ve HMK 17. Maddesi uyarınca sözleşmedeki yetki şartının kefaletin feriliği ilkesi ve 6102 Sayılı TTK 'nun 7. Maddesindeki ticari teselsül karinesi uyarınca müteselsil kefilleri de bağlayacağı, buna göre Mahkememizin bu davada yetkili ve görevli olduğu, müteselsil kefalete ilişkin belgelerde 6098 sayılı TBK'nın 583. maddesinde belirlenen özel yazılı şekil unsurlarının bulunduğu anlaşıldığından yetki itirazının reddi gerektiği ve ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekilinin diğer itirazlarının İİK 265. Maddede sayılan sebeplerden olmadığı, Genel Kredi Sözleşmesi, İhtarnameye göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli şartların bulunduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz kararına itirazın reddine," karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati hacze itiraz eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati hacze itiraz eden davacının tacir olmadığını, bu nedenle nispi ticari davasının söz konusu olmadığını, tacir olmayan ihtiyati hacze itiraz eden davacıya karşı açılan davada asliye hukuk mahkemeleri görevli olacağından görev itirazında bulunduklarını, yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğundan öncelikle yetki itirazlarının kabulünü talep ettiklerini, kredi sözleşmesinde yer alabilecek bir yetki şartı dahi, ihtiyati hacze itiraz eden davacı yönünden kesinlikle geçersiz olacağını, yetkisizlik nedeniyle de ihtiyati haczin kaldırılmasını talep ettiklerini, itirazlarına karşı itirazın iptali gibi yasal yollara başvurulması mümkün iken, ihtiyati haciz kararı alınarak ihtiyati hacze itiraz eden davacının sorumlu olmadığı bir borcu ödemeye zorlanmasının mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu ve bu ihlali hukuk düzeninin korumaması gerektiğini, her ne kadar iddia edilen alacağın %15'i tutarında teminat verilmesine hükmedilmişse de bu teminatın yeterli olmayacağını ve ihtiyati hacze itiraz eden davacının en az ihtiyati haciz tutarı kadar zarara uğramış olacağını, hukuki dayanağı olmadığı ve yasal koşulları oluşmadığı halde ihtiyati haciz kararı verildiğini, taraflar arasındaki yeni tarihli (20.05.2024) ... nedeniyle ihtiyati hacze itiraz eden davacının fer'i nitelikteki kefaleti sona erdiğini, ihtiyati hacze itiraz eden davacı kefaletten dönmek üzere ihtarname göndermiş olup banka da bu ihtarnameyi müteakiben kredi borçlusu şirketle yeni bir kefilin imzaladığı yeni bir ... akdettiğini, davacı banka, ihtiyati hacze itiraz eden davacının hisse devri ve kefaletten dönme bildirimi sonrasında kredi ilişkisini devam ettirmek için 20.05.2024 tarihinde yeni bir sözleşme tanzim ederek yeni bir kefille yeni bir teminat yapısı oluşturduğunu, bu ihtarın hemen ardından bankanın yeni bir ... düzenlemiş olması ve ...'de yeni bir kefil bulunması, bankanın eski riski tasfiye ederek yeni bir teminat yapısıyla yola devam etme iradesini açıkça ortaya koyduğunu, Zira banka, yeni kredi dönemi için ihtiyati hacze itiraz eden davacıdan yeni bir kefalet almadığını, tam aksine onların dahil olmadığı yeni bir sözleşme tanzim ettiğini, dolayısıyla önceki sözleşmeye bağlı olan fer’i haklar da kural olarak sona erdiğini, ihtiyati hacze itiraz eden davacının olmadığı bu yeni borç ilişkisinin, eski sözleşmedeki kefalet hükümlerini ayakta tutması hukuken mümkün olmadığını, mahkeme tarafından ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için en azından yaklaşık ispat kurallarına göre ihtiyati hacze itiraz eden davacının kefil sıfatıyla sorumlu olduğuna kanaat getirmiş olması gerektiğini, ihtiyati hacze itiraz eden davacı sorumlu olmadığı gibi, söz konusu kredi borcu ihtiyati hacze itiraz eden davacı ile ilişkilendirilemeyeceğini, beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE :Talep, genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesine dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati hacze konu alacakların ihtiyati hacze itiraz eden davacının kefil olduğu sözleşmeden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. İhtiyati haciz isteyen tarafça, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacaklarının ödenmediğinden bahisle, ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece talep kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden davacı tarafından, alacaklı bankanın ihtiyati hacze ve icra takibine konu ettiği alacağın, aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin taraf olmadığı yeni kredi sözleşmelerine dayandığı, mahkemenin yetkili ve görevli olmadığı iddiasıyla ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K).Kredi borçlusu şirket ile ihtiyati haciz isteyen banka arasında imzalanan aleyhine ihtiyati haciz istenenin kefil olarak imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesinde, uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunun düzenlenmiştir. Genel kredi sözleşmesi tacirler arasında düzenlenmiş ticari nitelikte bir sözleşme olduğundan HMK'nun 17. maddesi uyarınca bu sözleşmedeki yetki şartı geçerlidir. Kefaletin fer'iliği ilkesi ve 6102 sayılı TTK'nın 7. maddesindeki ticari teselsül karinesi uyarınca genel kredi sözleşmesindeki yetki şartı sözleşmenin müteselsil kefili olan davalıyı da bağlar(Yargıtay 19. HD'nin 23.06.2020 Tarih ve 2019/2410 E. - 2020/1183 K. Sayılı kararı). Bu nedenle ihtiyati haciz kararı veren mahkeme yetkilidir. Talebe konu kredi ticari kredi olduğundan eldeki istem TTK'nın 4/1-f maddesi uyarınca ticari dava niteliğinde olup TTK'nın 5. Maddesi uyarınca ticaret mahkemesi görevlidir.Karşı taraf/davalı banka ile... A.Ş. Arasında 01/08/2023 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve bu sözleşmeye ihtiyati hacze itiraz eden davacı ..., ...ile birlikte müteselsil kefil olmuştur. Daha sonra banka ile adı geçen şirket arasında 20/05/2024 tarihli genel kredi sözleşmeleri imzalanmıştır. Ancak bu sözleşmelere ihtiyati hacze itiraz eden davacı ...'ın kefaletinin bulunmamaktadır.İhtiyati hacze itiraz eden davacının kefalet imzasını taşıyan 01/08/2023 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan borcun bir noktada ödenmiş olması kefilin, kefalet sorumluluğunu; daha sonra aynı sözleşmeye dayalı olarak kullandırılan krediler yönünden sona erdirmez ise de, banka tarafından yeni bir sözleşme düzenlenerek kredi kullandırılması halinde ise, şayet yeni sözleşmede ilk sözlemeye kefalet eden kefilin imzası bulunmaz ve ilk sözleşmede yeni imzalanan sözleşmeye atıfta bulunulmaması halinde, bu yeni kullandırılan krediden dolayı borcu ödenerek kapatılan ilk sözleşmeye kefalet edenin sorumluluğundan söz edilemez.Somut olayda, dosyada sunulu genel kredi sözleşmeleri ve hesap kat ihtarı, talebe konu kredi alacağının ihtiyati hacze itiraz eden davacı ...'ın kefili olduğu genel kredi sözleşmelerinden kaynaklandığını veya bu sözleşmelerde, 20/05/2024 tarihli genel kredi sözleşmesine atıfta bulunulduğunu yaklaşık ispata elverişli değildir. Bu halde talep edilen ihtiyati haczin koşulları oluşmamış olup, ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itiraz sebepleri bulunmadığından bahisle itirazın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle ihtiyati hacze itiraz eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;İhtiyati hacze itiraz eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; İstinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-İhtiyati hacze vaki itirazın KABULÜ ile, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/06/2026 Tarih, 2026/2190 D.İş ve 2026/2219 D.İş K. sayılı kararı ile verilen ihtiyati haczin tüm neticeleri ile birlikte KALDIRILMASINA,2-İhtiyati hacze itiraz eden davacı tarafından itiraz aşamasında yapılan masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,3-İhtiyati hacze itiraz eden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 12.500,00 TL vekalet ücretinin karşı taraf/davalıdan alınarak, ihtiyati hacze itiraz edene verilmesine; 4-İhtiyati hacze itiraz eden davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,5-İhtiyati hacze itiraz eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 2.002,00 TL'nin karşı taraf/davalıdan alınarak ihtiyati hacze itiraz eden davacıya verilmesine,6-İstinaf aşamasına ilişkin olarak ihtiyati haciz isteyen tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362(1)-f maddesi ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca oy birliği kesin olarak ile karar verildi.10/09/2026