7. Ceza Dairesinin 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda, kanun maddesi uygulama ve usul hataları içeren uzayan yargı sürecinin istinaf reddine dair temyiz incelemesi.
Özet: Sanık hakkında 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen ceza kararı, hukuki sürecin çeşitli aşamalarında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kanun maddesi yanlış uygulamaları, etkin pişmanlık ihbarı eksikliği ve hükümdeki çelişkiler gibi nedenlerle defalarca bozulmuş ve yeniden yargılamaya konu olmuştur; son olarak Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddetmesi üzerine, sanık müdafii ceza miktarının fazla tayin edildiği ve lehine hükümler uygulanması gerektiği gerekçesiyle kararı temyiz etmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise kararın bozulması yönünde görüş bildirmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1724 E., 2025/2255 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceGaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2019 tarihli ve 2018/396 Esas, 2019/235 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/2 ve 3/23. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 11 ay hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin karara yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2021/2984 Esas, 2021/2827 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere hükmün bozulması üzerine Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli ve 2022/70 Esas, 2022/351 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/1 ve ve 3/23. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 2.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara yönelik sanık ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 09.10.2023 tarihli ve 2023/817 Esas, 2023/2130 Karar sayılı kararı ile hükmün 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca yapılan etkin pişmanlık ihtaratında sanığın yanıltılması, suça konu aracın müsaderesi yönünde olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi ve hüküm fıkrasında sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesine karşın, hükmün gerekçe kısmında aynı Kanun'un 3/2. maddesi uyarınca cezalandırıldığının belirtilmesi suretiyle hükmün karıştırılması nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2024 tarihli ve 2023/720 Esas, 2024/30 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/2 ve 3/23. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 11 ay hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu aracın müsaderesine karar verildiği, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 24.09.2024 tarihli ve 2024/2144 Esas, 2024/2439 Karar sayılı kararı ile hükmün, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden uygulama yeri bulmayan aynı Kanun'un 3/2. maddesi uyarınca hüküm tesis edilerek sanık hakkında fazla ceza tayini nedeniyle bozulması üzerine Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2025 tarihli ve 2024/835 Esas, 2025/125 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/1 ve 3/23. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 11 ay hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu aracın müsaderesine karar verilmiştir.B. İstinafGaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 26.09.2025 tarihli ve 2025/1724 Esas, 2025/2255 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık Müdafiin Temyiz İstemiSanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinin uygulanmasının gerektiği yönündeki savunmalarının dikkate alınmadığı, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca hüküm tesis edilmek suretiyle dosya kapsamına da yansıyan mağduriyeti dikkate alınarak alt sınırdan ceza tayini ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmasının gerektiği hususları göz önünde bulundurularak, anılan hükmün usule, yasaya, dosya içeriğine ve hakaniyete uygun olarak sanık yararına bozulması talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere; "Bölge adlîye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemelerince hükmün bozulmasına karar verilen hâllerde bölge adlîye mahkemesi ceza dairesinin, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekmekte olup, görüldüğü üzere bölge adlîye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır.5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adlîye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adlîye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adlîye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması söz konusu olacaktır."Bu nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin, kanuni dayanağı bulunmayan 09.10.2023 tarihli bozma kararı ile anılan bozma kararına istinaden İlk Derece Mahkemesince tesis edilen 12.01.2024 tarihli karar ile devamında verilen kararların hukuki değerden yoksun olduğu ve görevsiz Mahkeme tarafından verilmiş olması da gözetilerek Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 26.09.2025 tarihli ve 2025/1724 Esas, 2025/2255 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı, Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli ve 2022/70 Esas, 2022/351 Karar sayılı hüküm ile ilgili olarak, gerekiyorsa 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARBaşkaca yönleri incelenmeyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 26.09.2025 tarihli ve 2025/1724 Esas, 2025/2255 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oybirliğiyle BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.