7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçunda sanık eylemlerinin zincirleme suç (TCK 43) oluşturup oluşturmadığı, kaçak eşya müsaderesi ve araç şerhi eksiklikleri nedeniyle mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan mahkûm edilen sanık hakkındaki yerel mahkeme hükmü, sanığın farklı tarihlerde işlediği benzer nitelikteki eylemlerin Türk Ceza Kanununun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç kapsamında değerlendirilerek hukukî durumunun yeniden tespiti gerekliliği, suçta kullanılan araca ilişkin şerhin kaldırılması yönünde karar verilmemesi ve ele geçirilen kaçak eşyanın tamamının usulüne uygun şekilde müsadere edilmemesi gibi önemli hukuki eksiklikler nedeniyle temyiz incelemesi sonucunda bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2024/2682 E.  ,  2026/6212 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/721 E. 2023/1130 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ana dosya ve birleşen dosyada ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini
bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu ana dosyada suç tarihinin 23.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin 01.08.2014 olduğu, birleşen dosyada ise suç tarihinin 26.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin 11.11.2013 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında Dairemizin 2025/3181 Esas sırasında kayıtlı olup aynı gün incelemesi yapılan Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/771 Esas, 2025/2 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 05.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 28.03.2024 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin anlaşılması,
2.23.10.2013 tarihli suçta kullanılan araç üzerindeki şerhin kaldırılmasıyla ilgili karar verilmemesi,
3.Suça konu kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.