Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli davasında imar uygulaması, fiili el atma ve bedel tespiti araştırması için bölge adliye kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, temyiz incelemesi sonucu bozularak imar uygulaması ve fiili el atma gibi hususlarda ek araştırma yapılması gerektiği yönünde karar verildikten sonra, ilk derece mahkemesinin bozmaya uyarak davanın kısmen kabulüne dair yeniden verdiği karar, davacılar tarafından bedelin düşük olduğu ve pay devrinin dikkate alınmadığı, davalı idare tarafından ise taşınmaza kalıcı bir el atma olmadığı ve kararın kapsamının hatalı olduğu gerekçeleriyle temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/6160 E.  ,  2026/852 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/69 Esas, 2025/52 Karar
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilerek, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu ... Mahallesi 2 52... , 50, 51, 52, 53, 54 parsel sayılı taşınmazların davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde fiilen kullanıldığını belirterek taşınmazların bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi ve davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, taşınmazda kalıcı bir el atma bulunmadığını, taşınmazda bulunan irtifak şerhinin değer azaltıcı unsur oluşturacağını belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.01.2020 tarihli ve 2018/417 Esas, 2020/11 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile taşınmazlar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli ve 2020/1021 Esas, 2022/1789 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının incelenmesi sonucunda dava konusu taşınmazlarda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi uyarınca imar uygulaması yapıldığının bildirildiği ve Tapu Kadastro Müdürlüğünün parsel sorgulama uygulamasında yapılan sorgulama neticesinde dava konusu taşınmazların kaydının kapatıldığı anlaşıldığından, en son imar uygulamasına ait şuyulandırma cetvelleri ilgili Belediyeden istendikten, dava konusu taşınmazın imar uygulaması sonucu hangi parsellere gittiğini gösterir tüm gitti kayıtlarıyla birlikte tapu kayıtları ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtildikten, imar uygulaması sonucu yeni oluşan parsellerin imar planındaki özgülenme amacı ilgili Belediye Başkanlığından sorulduktan ve şuyulandırma öncesi ve sonrası çaplı krokiler ilgili Kadastro Müdürlüğünden getirtilip, mahallinde yeniden keşif yapılarak, imar uygulaması sonucu oluşan yeni parsellerin tapu kaydı zemine uygulanıp, yeni oluşan parsellere davalı idarelerce fiilen el atılıp atılmadığı, fiilen el atılmasa bile, dava konusu taşınmazlarıın imar planındaki konumu, kamuya tahsisli alan olarak ayrılıp ayrılmadığı araştırılıp, kamuya özgülenme durumunun devam ettiği anlaşıldığı takdirde, fiili el atmanın gerçekleştiği kabul edilerek esas hakkında, aksi hâlde konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini, davacılardan ...'in payını davacılardan Birsel Turhal'a devrettiği dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğini ve vekâlet ücreti yönünden kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; özetle dava konusu taşınmazın imar uygulaması neticesinde ticaret alanında kaldığını, idarece taşınmaza kalıcı bir şekilde el atılmadığını, fiilen el atılan kısımlar yönünden kabul kararı verilmesi gerekirken tüm pay yönünden kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığını, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını ve fazla bedel belirlendiğini ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2 Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakta olup taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası "Davanın açılmasından sonra dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa devralmış olan kişi görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder" şeklinde düzenlenmektedir. Bu durumda davacı ... dava açtıktan sonra taşınmazı davacılardan ...'a sattığından 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği davacı sıfatıyla satın aldığı paya ilişkin davaya devam edip etmeyeceği sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, davalı idareden 3.608,50 TL temyize başvurma harcının alınmasına,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.