Yargıtay, YIDK tarafından marka başvurusuna yapılan itirazın kabulü kararının, markalar arası karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle iptali yönündeki istinaf mahkemesi kararını onadı.
Özet: Davacı tarafından "... ..." ibareli marka başvurusunun tescili için yapılan itirazın YIDK tarafından reddedilmesi üzerine açılan davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, davacı markası ile davalı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ve davacı markasının yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğunu belirterek YIDK kararının iptaline ve markanın tesciline hükmetmiş; temyiz incelemesini yapan mahkeme de, kararların usul ve yasaya uygun olduğuna kanaat getirerek bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/746 Esas, 2025/952 KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/280 E., 2023/57 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri tarafından 2020/149463 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunun yapıldığını, davalı gerçek kişinin "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek, başvuru kapsamından 44. sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, müvekkillerinin bu karara yönelik itirazlarının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilleri markası ile davalı markalarının herhangi bir ortak unsuru olmadığı gibi redde mesnet "..." markasının içerisinde yer alan "dent" kelimesinin, tescilli olduğu sınıf bakımından tanımlayıcı olduğunu, buna karşın müvekkili markasında yer alan iki kelimenin de tanımlayıcı olmadığını ve ayırt ediciliği güçlü ibareler bulunduğunu, "..." ve "... ..." ibarelerinin birbirinden oldukça farklı, tüketici nezdinde rahatça ayırt edilebilecek iki farklı marka olduğunun kolaylıkla anlaşıldığını, müvekkili markasında yer alan "..." kelimesinin, müvekkili tarafından meydana getirilmiş, uzun süredir marka olarak kullanılmış ve ... nezdinde tescilli olduğunu, ayırt ediciliği oldukça yüksek bir kelimenin kullanıldığı markanın, itiraza gerekçe marka ile benzer bulunmasının marka hukukunun temel ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilleri başvurusunda ayırt edici bir logonun da yer aldığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacıların 41. sınıf hizmetlerde "... ..." markasını kullabilecekleri gibi 41. ve 44. sınıflarda da "..." markasını kullanabileceklerini, buna rağmen ısrarla "..." markasıyla aynı sınıfta marka tescil ettirmeye çalışmalarında hukuki yararlarının olmadığını, taraf markalarının baskın unsurunun "..." ibaresi olduğunu ve kapsamlarındaki hizmetlerin de aynı bulunduğunu, markalar arasında işitsel ve görsel benzerlik olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden emtia benzerliğinin oluştuğu, ancak davacı ... davalı markaları arasında ilişkilendirme dâhil karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, Kurum kararının hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bütün olarak dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/6928 E., 2024/8207 K. sayılı ilamında da, tarafların "..." ve "..." asıl unsurlu markaları arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığının kabul edildiği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.