Sendika yönetimine yönelik eski şube başkanının Facebook paylaşımlarıyla kişilik hakları ihlali ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılması iddiasıyla açılan manevi tazminat davasında verilen kararın temyiz incelemesi.
Özet: Sendika ve yöneticilerinin, eski bir şube başkanının sendikal faaliyetlere ilişkin eleştiri sınırlarını aşan ve kişilik haklarını ihlal eden sosyal medya paylaşımları nedeniyle açtığı manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin ret kararı istinaf tarafından kınamaya çevrilse de, Yargıtayın söz konusu paylaşımların somut delil olmaksızın suç isnadı içerdiği, ifade özgürlüğü sınırlarını aştığı ve kişilik haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle manevi tazminat ödenmesi gerektiği yönündeki bozma kararı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sendika ve yöneticilerine toplam 70.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2026/2635 E.  ,  2026/3938 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/36 66... /4714 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ... İş Federasyonuna bağlı turizm iş kolunda faaliyet gösteren bir meslek örgütü olduğunu, diğer müvekkillerinin ise bu sendikada genel başkan, genel sekreter, genel mali sekreter, genel teşkilatlanma ve eğitim sekreteri olarak görev yaptıklarını; davalı ... ... Bölge Şube Başkanı iken 16.03.2014 tarihinde yapılan seçimde yeniden seçilemediğini, "..." isimli ... sayfasında ve kendi sayfasında 20.07.2014 tarihinden dava tarihine kadar yaptığı paylaşımlarda sarf ettiği söz ve ifadelerle sendika tüzel kişiliği ve genel ... yöneticilerine hakaret ve iftirada bulunduğunu, müvekkillerinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek müvekkili sendika için 75.000,00 TL, ... için 55.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL ve ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 175.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların seçim süreci içerisinde sendika yönetimi ve faaliyetlerine ilişkin eleştirilere açık olmaları gerektiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.01.2020 tarihli 2015/1 12... /67 Karar sayılı kararı ile seçim süreci içerisinde davalının, sendikanın iyi yönetilmediği, usulsüzlükler yapıldığı iddialarını paylaştığı, paylaşımların yönetimin değişmesini sağlamaya yönelik propaganda mahiyetinde olduğu ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli 2021/3 86... /2606 sayılı kararı ile davalı tarafça sarf edilen ifadelerin mahiyeti, tarafların durumu, sözlerin sarf edildiği ortam dikkate alındığında davalının kınanmasına karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalının TBK' nın 58/2 maddesi uyarınca kınanmasına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 03.07.2025 tarihli 2022/165 81... /11242 Karar sayılı ilamıyla dava konusu paylaşımlarda davacılar hakkında sarf edilen söz ve ifadeler bir bütün halinde incelendiğinde, sendikal faaliyetlere ilişkin eleştiri sınırları içerisinde yer almadığı, somut bir delil olmaksızın davacılara suç isnat edildiği; ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığı, ölçülülük ilkesine aykırı hareket edildiği, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğu, davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı anlaşılmakla davacılar yararına bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, kınama kararı verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar yararına bozulmasına; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ... Otel, ...İşçileri Sendikası için 25.000,00 TL, davacı ... Bakındı için 15.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL ve davacı ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın 19.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; seçim yarışı içerisinde sarf edilen ifadelerin kişisel kabul edilmemesi gerektiğini, sendikal faaliyetlere ilişkin eleştiri niteliğinde olduğunu, sözlerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, yapılan usulsüz işlemlere yönelik sarf edildiğini, kişilik haklarına saldırı olmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalının "..." isimli ... sayfasında ve kendi sayfasında 20.07.2014 tarihinden dava tarihine kadar yaptığı paylaşımlarda sarf ettiği söz ve ifadeler nedeniyle davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.