7. Ceza Dairesinin, FSEKe muhalefetten zincirleme suç teşkil eden eylemlerde hukuki kesinti değerlendirmesi üzerine mahkumiyetin onanması kararı.
Özet: Fikri ve sınai haklar kanununa muhalefet suçundan mahkumiyet kararı verilen sanığın temyiz başvurusunu inceleyen yüksek mahkeme, sanığın hukuki kesinti sonrası işlediği farklı tarihlerdeki eylemlerin ayrı ayrı zincirleme suç oluşturması gerekirken, ilk derece mahkemesince tüm eylemlerin tek zincirleme suç kapsamında değerlendirilmiş olmasının aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmadığını belirterek, yargılama sürecinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve yaptırımların doğru belirlendiği kanaatiyle mahkumiyet hükmünü onamıştır.
7. Ceza Dairesi         2026/464 E.  ,  2026/6210 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/361 E., 2025/504 K.
SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın 03.04.2014 tarihli eylemi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi uyarınca zincirleme suç kapsamında olduğu kabul edilen ve Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 06.02.2019 tarihli ve 2017/2182 Esas, 2019/3870 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen İstanbul (Kapatılan) 4. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 23.12.2014 tarihli, 2014/192 Esas ve 2014/590 Karar sayılı dosyasında yer alan 21.10.2013 tarihli eyleminin kendi arasında zincirleme suç; iddianame ile hukuki kesinti oluştuktan sonra işlenen 08.07.2014, 18.08.2014, 10.09.2014, 25.09.2014 tarihli eylemlerinin ise ayrı bir zincirleme suç oluşturduğu gözetilerek sanığın cezalandırılması yerine Mahkemece hukuki kesintinin en son iddianamenin tanzim edildiği 24.05.2016 tarihi olduğu kabul edilmek suretiyle sanığın tüm eylemleri tek suç olarak kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eleştiri dışında eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.