Arsa sahibi ve yüklenici arasındaki inşaat sözleşmesinden kaynaklı eksik ve ayıplı işler ile gecikme cezası davasında Yargıtay bozması sonrası ilk derece mahkemesince verilen karar.
Özet: Arsa sahibi ile yüklenici arasındaki inşaat sözleşmesinin, yüklenicinin işi süresinde tamamlayamaması ve ayıplı ifa nedeniyle feshedilmesi üzerine, arsa sahibinin eksik ve ayıplı işler ile cezai şart alacağı talebiyle açtığı davada, yüklenicinin ise karşı dava ile arsa sahibine verdiği borç paranın iadesini istemesi sonucu ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı istinafta onanmış ancak Yargıtay tarafından imara aykırılık nedeniyle kesilen cezalar ve iskan ruhsatı masraflarının eksik incelendiği gerekçesiyle bozularak, bozma sonrası yapılan yargılamada arsa sahibinin alacak talebinin daha yüksek bir miktarla kısmen kabul edildiği bir uyuşmazlıktır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/113 E., 2024/839 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Büyükçekmece İlçesi, 399 ada, 15... parsellerin birleştirilmesiyle oluşturulacak yeni parselde davalı yanca inşaat yapılması konusunda sözleşme yapıldığını, sözleşmeye istinaden 06.04.2010 tarihinde yapı ruhsatının alındığını ve işe başlandığını, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca yapı ruhsatının alınmasından itibaren 18 ay içinde inşaatın bitmiş olması ve iskan ruhsatı alınarak işin teslim edilmesi gerektiği halde ve aynı maddede zikredilen 6 aylık ek süre dahi geçmesine rağmen dava tarihine kadar işin bitirilmediğini, bu nedenle sözleşmenin 4/2. maddesi uyarınca Büyükçekmece 3. Noterliği'nin 12.05.2014 gün ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğinin karşı tarafa ihtar edildiğini, yine Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/18 Değişik iş sayılı dosyasında bilirkişi vasıtası ile eksik işler ve gecikmeden ... alacak miktarının tespit ettirildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalının yaptığı eksik ve ayıplı inşaat değeri olan 799.867,00 TL ile geç teslimden ... 315.900,00 TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmeye konu inşaatın gecikmesinden dolayı bir takım işlerin eksik kalmasında müvekkilinin kusurunun olmadığını, davacı tarafın sözleşmeye konu taşınmaz ile ilgili projeyi 3 kez değiştirdiğini, bağımsız bölümler arasındaki duvarların da davacının isteği ile yıkıldığını, yine dükkanın zamanında bitirildiğini ve kiraya verildiğini, her iki tarafın da söz konusu taşınmazdan kira geliri aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.KARŞI DAVADavalı-karşı davacı yüklenici vekili karşı dava dilekçesi ile inşaatın bitirilerek iskan ruhsatının alındığını, sözleşmenin 2. maddesi ile davacıya 350.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin iadesi şartlarının sözleşmede düzenlendiğini, şartların gerçekleşmesine rağmen davacının bu bedeli ödemediğini ileri sürerek; 350.000,00 TL nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 24.03.2021 tarihli kararı ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davacı-karşı davalı yana kendisine ait meskenlerdeki eksik ve kusurlu işlerden dolayı isabet eden bedelin 145.415,30 TL ve ortak alanlardaki eksik ve kusurlu işlerden dolayı isabet eden miktarın ise 35.495,10 TL olmak üzere toplam 180.910,40 TL olduğu, davacı-karşı davalının gecikme tazminatı talebi yönünden ise yapılan hesaplamada tazminat tutarının 73.800,00 TL olarak belirlendiği, karşı dava yönünden ise; davacı-karşı davalı tarafından alınan 350.000,00 TL borç paranın inşaat süresince kısmen çek, kısmen nakit para, kısmen de malzeme olarak fazlasıyla ödendiği, akabinde taraflar arasında bu konuda 18.09.2012 tarihli mutabakat tutanağının tanzim edildiği, buna göre davalı-karşı davacı tarafın imzasına karşı çıkmadığı 18.09.2012 tarihli "tutanak" başlıklı belge ile arsa sahibinin yükleniciye olan borcunun ödendiğinin sabit olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile toplam 254.710,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davacı tarafça açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 24.03.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce, imara aykırılıktan dolayı arsa sahipleri aleyhine para cezası kesilip kesilmediği, kesildiyse ödenip ödenmediği hususları Belediyeden sorulmak, iskân alımı için gerekli diğer masrafların da karar tarihine yakın tarihe göre hesaplattırılarak, bilirkişi tarafından hesaplanan eksik iş bedeline dahil edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve asıl davanın kısmen kabulü ile toplam 775.078,60 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davacı tarafça açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, 18.09.2012 tarihli belgenin tek başına borcu ortadan kaldıran bir belge olmadığını, karşı tarafın 350.000,00 TL'lik ödemeye ilişkin yaptığını iddia ettiği işleri yapmadığını, davaya konu binadaki eksik işler için hüküm altına alınan 180.910,40 TL işler ile 350.000,00 TL'ye karşılık yapıldığı iddia edilen işlerin aynı olduğunu, gecikme tazminatından müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin alacağı ödenmediğinden eksik işlerin bitirilemediğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada taraflar arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan eksik işler bedeli ile gecikme tazminatı alacağının tahsili, karşı davada ise yüklenicinin alacak talebine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.