Bölge Adliye Mahkemesi, genel kurul kararlarının geçersizliğine ilişkin kesinleşmiş hükmün, yeni delil olarak sunulan davacıya ait farklı imza iddiaları nedeniyle yargılamanın iadesi talebini değerlendiriyor.
Özet: Bu hukuki belgede, şirketin genel kurul kararlarının geçersizliğine dair kesinleşmiş bir hükmün yargılamasının iadesi talep edilmekte; talepte bulunan vekil, ceza soruşturmasıyla ortaya çıkan yeni bir bilirkişi raporunun, davacının iki farklı imza kullandığını ve bunu yargılama sürecinde hileyle gizlediğini gösterdiğini, bu durumun dava konusu genel kurul kararlarındaki imzaların davacıya ait olmadığını belirten önceki hükme esas bilirkişi raporunu çürüttüğünü iddia ederek hükmün iptalini isterken, davacı vekili ise önceki kararın kesinleştiğini ve aynı ceza soruşturmasından alınan raporun iddiaları çürüttüğünü savunmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/1326 KARAR NO : 2026/1626T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 22/01/2026NUMARASI : 2025/712 Esas - 2026/65 KararTALEP: Yargılamanın İadesiİSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/09/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün yargılamanın iadesini talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİTALEP : Yargılamanın iadesini talep eden ... vekili dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde;"davalı şirketin 28/04/2021 tarihli müdür atanması konulu ve 18/05/2021 tarihli sermaye maddesinin tadili konulu genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine ve geçersizliğine" karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 2023/565 E. ve 2024/669 K. ve 08.05.2024 tarihli kararı ile genel kurulların yoklukla malul olduğunun tespiti kararının korunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/5330 E. ve 2025/3527 K. sayılı kararı ile onandığını, davacı ...'nın 2 farklı tip imzasının bulunduğu ve bunları kullandığı, dava konusu olan 28.04.2021 Tarihli ve 18.05.2021 tarihli genel kurullardaki imzanın davacı ...'nın el ürünü olduğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/21698 soruşturma numaralı dosyası kapsamında grafoloji ve sahte belge inceleme uzmanı olan Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen rapor ile ortaya konulduğunu, davacının iki farklı tip imza kullandığı ve huzurdaki dava kapsamında bunu hile ile sakladığı, verdiği imza örneklerinde tek tip imzasını kullandığının ortaya çıktığını, Prof. Dr. ...tarafından hazırlanan ve davacının iki imza kullandığı bilimsel olarak ortaya koyan rapor ile yeni bir delil ortaya çıkmış ve huzurdaki dava kapsamında verilen kararın dayanağı olan bilirkişi raporunun çürümüş olduğunu, mahkeme tarafından 28/04/2021 tarihli müdür atanması konulu ve 18/05/2021 tarihli sermaye maddesinin tadili konulu genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine ve geçersizliğine karar verildiğini, 25.11.2022 tarihli bilirkişi raporu dayanak olarak kabul edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının, diğer davalı ... ... Limited Şirket'inin karar defterindeki dava konusu edilen genel kurul kararları dışındaki kararlarda bulunan imzalarının incelemeye tabi tutulduğunu, mahkeme tarafından yapılan yargılamada ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının iki farklı imza kullandığının tespit edilemediğini, davacının iki farklı imza kullandığı bilgisini gizlediğini ve bu şekilde karar tesir edildiğini, davayı ıslah eden davacı önce karar defterinin de kendisinde olmadığını beyan ettiğini, ancak sonrasında karar defterini bizzat kendisinin mahkemeye sunduğunu, bu nedenlerle; HMK m. 375/h ve HMK m. 375/Ç uyarınca yargılamanın iadesi talebimizin kabulünü, HMK m. 381 uyarınca mahkeme tarafından takdir edilecek teminat karşılığında hükmün icrasının durdurulmasını, nihai olarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP : Davacı ... vekili yargılamanın iadesi talebine karşı sunduğu cevap dilekçesinde özetle; İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 08/05/2024 tarih, 2023/565 E. ve 2024/699 sayılı kesinleşmiş kararı ile ... ...Ltd Şti'nin 28/04/2021 tarihli müdür atanması konulu ve 18/05/2021 tarihli sermaye maddesinin tadili konulu genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine ve geçersizliğine ilişkin kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 21.05.2025 tarih, 2024/5330 Esas ve 2025/3527 sayılı Kararı ile kesin olarak onanmış olduğunu, ... tarafından İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 2021/552 esas sayılı dosya ile Genel Kurul Kararların geçersizliği talepli davasının devam ettiği sırada, sahte genel kurullarla, müdahil ...'nin ... ...Ltd Şti'deki yetkisini kaldırdığını ve hisselerini düşürdüğünü, ...; Dava konusu ... ünvalı ... ile ...unvanlı ... işletmeleri ile işletmelere ait ruhsatları kardeşi ...'ya ait ... A.Ş'ye, yine ... Mh. ... Cd ... ... Apt. No:...Fatih/İstanbul adresinde bulunan ... ... unvanlı ... İşletmesini kardeşi ...'ya ait ... ...Limited Şirketi'ye, Söke ve Kuşadası sınırları içinde bulunan taşınmazları ise babası ...'nin yetkilisi olduğu ... AŞ.'ye ve ...'nin şahsına muvazaalı olarak devir etmesi sebebiyle; ..., ... hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/21698 sayılı dosyası ile şikayette bulunulduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/21698 sor. sayılı dosyasından alınan 25.12.2025 tarihli bilirkişi raporunda, şikayete konusu belgelerdeki imzaların hiçbirinin ...’nin el ürünü olmadığına ilişkin rapor oluşturulduğunu, anılan rapora istinaden şüpheliler hakkında sahte belgenin kullanılması ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/35720 nolu iddianame ile kovuşturma açılmasına karar verildiğini, İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2026/14 Esas sayılı dosyasıyla ..., ... hakkında ceza davası açıldığını beyanla yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı ... vekili yargılamanın iadesi talebine karşı sunduğu dilekçesinde özetle; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/68 Esas sayılı dosyasının 26/12/2025 tarihli ara kararı ile "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/21698 Soruşturma sayılı dosya içeriği, akıbeti, gerekirse hukuki yardım (Avukat tutma vb) alınarak inceleme sonucuna göre yargılamanın yenilenmesi davası açmakta takdir yetkisi verilmesine" karar verildiğini, kayyum tarafından yapılan inceleme neticesinde; somut olayda; hükme esas alınan mahkemece atanmış bilirkişi heyetinin tespitinin gerçeğe aykırı olarak düzenlediğine ilişkin kesinleşmiş başka bir mahkeme kararı olmadan salt savcılıkça atanan bilirkişi tarafından tanzim edilen raporla, yargılanmanın yenilenmesi talebinde bulunulmasında hukuki yarar bulunmadığı, Prof.Dr. ...’dan alınan şifahi görüş neticesinde şu aşamada yargılamanın yenilenmesinde hukuki yarar görülmediğini beyan etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Mahkememiz 2021/552 Esas sayılı dosyasında mahkeme tarafından yapılan yargılamada ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının iki farklı imza kullandığının tespit edilemediğini, davacının iki farklı imza kullandığı bilgisini gizlediğini ve bu şekilde karar tesir edildiğini, davacı ...'nın 2 farklı tip imzasının bulunduğu ve bunları kullandığı, dava konusu olan 28.04.2021 Tarihli ve 18.05.2021 tarihli genel kurullardaki imzanın davacı ...'nın el ürünü olduğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/21698 soruşturma numaralı dosyası kapsamında grafoloji ve sahte belge inceleme uzmanı olan Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen rapor ile ortaya konulduğu iddiasıyla açılmış olan, HMK m.375/h ve HMK m.375/ç uyarınca yargılamanın iadesi talebi ileri sürülmüştür. Yargılamanın iadesi talebinde dayanak olan Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen raporun alındığı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/21698 sor. sayılı dosyasında, daha sonraki aşamalarda 25.12.2025 tarihli yeni bir bilirkişi raporu alınmış, alınan bu diğer raporda, şikayete konusu belgelerdeki imzaların hiçbirinin ...’nin el ürünü olmadığına ilişkin görüş ve tespitlerde bulunulmuş, anılan rapora istinaden şüpheliler hakkında sahte belgenin kullanılması ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/35720 nolu iddianame ile “Türk Ceza Kanunu 207/1, 158/1.h, 37, 43, 53 (her bir şüpheli için ayrı ayrı)” kovuşturma açılmasına karar verilmiş olup, İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2026/14 Esas sayılı dosyasıyla ..., ... hakkında Ceza Davası açılmış olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle, yargılamanın iadesi talebine dayanak olan Prof. Dr. ... tarafından düzenlenmiş olan raporun İstanbul CBS dosyasında dahi dikkate alınmadığı, daha sonrasında alınan ve aynı görüşleri içermeyen 25/12/2025 tarihli başka bir rapor doğrultusunda iddianame düzenlendiği de gözetilerek, dayanak olarak ileri sürülen Prof. Dr. ... tarafından düzenlenmiş olan raporun "Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belge" kapsamında değerlendirilemeyeceği, yine dayanak raporun dikkate alınmadığı da dikkate alınarak "Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması" durumunun da bulunmadığı kanaati ile yargılamanın iadesi talebine ilişkin ön koşulların oluşmadığı kanaati ile yargılamanın iadesi talebinin reddine, ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Yargılamanın iadesi talep eden ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; HMK m. 375/ç bendi uyarınca gerekse de H bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesinin şartları oluşmasına rağmen aksi yönde verilen kararda hukuken isabet bulunmadığını, davacının iki farklı tip imza kullandığının ve huzurdaki dava kapsamında bunu hile ile sakladığının, verdiği imza örneklerinde tek tip imzasını kullandığının ortaya çıktığını, davacının hile ile yerel mahkemeden iki farklı imza kullandığı bilgisini gizlediğini ve bu şekilde karara tesir ettiğini, davacının huzurdaki davayı önce dava konusu genel kurulların iptali talebi ile açmış olmasının ve şirketin karar defterini bizzat sunmasının hilenin en açık göstergesi olduğunu, iptal davasının şartlarının oluşmadığını, 3 aylık hak düşürücü sürenin geçtiğini anlayan davacının bu sefer de iki imza kullanıyor olması sebebi ile bu genel kurullardaki imzasını inkar etme yoluna gittiğini, yerel mahkemenin Prof. Dr. ...'nun raporunun savcılık dosyasında dikkate alınmadığı, alınan başka bir rapora göre iddianame düzenlediği gerekçesi ile yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığını benimsenmiş ise de, bu gerekçenin tamamen hatalı olduğunu, savcılık dosyasında alınan 25.12.2025 tarihinde alınan raporun, bir gün içerisinde düzenlendiğini ve davacının çift imza kullanıp kullanmadığını değerlendirmeyen bir rapor olduğunu, yerel mahkeme nezdinde bir tereddüt hasıl olsa dahi, ceza davasının sonucu beklenmeden ve/veya adli tıptan bu hususta rapor alınmadan, salt iddianame düzenlendiği gerekçesi ile talebin reddedilmesinin hukuk aykırı olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından tüm gerekçeler ile Adli Tıp'tan davacının çift imza kullanıp kullanmadığı hususunda rapor tazmini talep edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, talebin reddedilmesinin bozmayı gerektirdiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve talebin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE : Talep, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/552 Esas sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen karara ilişkin yargılamanın iadesi istemidir. İstinafa konusu uyuşmazlık temelde; yargılamanın iadesi koşullarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/552 Esas sayılı dosyasında verilen karar istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleşmiştir.Yargılamanın iadesini isteyen davalı ... tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/21698 soruşturma nolu dosyasında alınan 29/11/2024 tarihli rapor ile davacı ...'nin 2 farklı tip imzasının bulunduğunun tespit edildiği iddiasıyla HMK'nın 375/ç ve 375/h maddeleri uyarınca yargılamanın iadesine karar verilmesi istemiyle eldeki talepte bulunulmuştur. Yargılamanın iadesi istemine konu İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/12/2022 Tarih ve 2021/552 E. - 2022/1158 K. Sayılı kararı, Dairemizin 10/05/2024 Tarih ve 2023/565 E. - 2024/699 K. sayılı karar yönünden davalı ...'nin pasif husumeti bulunmadığı gerekçesi ile kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 28/04/2021 tarihli müdür atanması konulu ve 18/05/2021 tarihli sermaye maddesinin tadili konulu genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine ve geçersizliğine, davalı ... ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiştir. Dairemizin anılan kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/05/2025 Tarih ve 2024/5330 E. - 2025/3527 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.Yargılamanın yenilenmesi, yargılama hataları ve noksanlarından dolayı, maddi anlamda kesin hükmün bertaraf edilmesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 374. maddesi, ''Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.Yargılamanın şekli anlamda kesinleşmesi, yargılama güvenliğine ilişkin olup, kesinleşen bir hükme karşı daha önceden ileri sürülen ve yargılama sırasında dikkate alınmamış hususların bulunduğu kabul edilerek yargılamanın iadesi yoluna başvurulamaz. Yargılamanın iadesi sebepleri HMK nın 375. Maddesinde tahdidi olarak sayılmış olup, yorum yoluyla başka sebeplerin yargılamanın iadesi sebebi yapılması mümkün değildir.HMK'nın 375/ç maddesinde, yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması, 375/h maddesinde ise, lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması, yargılamanın iadesi sebepleri arasında sayılmıştır. Yargılamanın iadesini talep eden davalı tarafından İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/12/2022 Tarih ve 2021/552 E. - 2022/1158 K. Sayılı kararında hükme esas alınan bilirkişi raporunun kasten gerçeğe aykırı düzenlendiğinin sabit olduğu yönünde bir iddiada bulunulmadığı da nazara alındığında, davalının dayandığı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/21698 soruşturma nolu dosyasında alınan 29/11/2024 tarihli bilirkişi raporu 'belge' niteliğinde bulunmadığından ve ayrıca davacı ...'nin hileli davranışta bulunduğunu ispata elverişli nitelikte bulunmadığından dayanılan yargılamanın iadesi sebepleri somut olayda gerçekleşmemiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince yargılamanın iadesine ilişkin talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından yargılamanın iadesini talep eden davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Yargılamanın iadesini talep eden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Yargılamanın iadesini talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Yargılamanın iadesini talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/09/2026