Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin trafik kazası kaynaklı maddi tazminat, araç değer kaybı ve mahrumiyet bedeli istemine dair istinaf kararı.
Özet: Trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasında davacı, aracında meydana gelen hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsilini talep ederken, davalılar kazada davacının kusurlu olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını ve zararların ispatlanmadığını savunmuş; ilk derece mahkemesince davalı sürücünün kusurlu, davacının kusursuz olduğu ve araç mahrumiyet zararının bilirkişi raporuyla hesaplandığı tespit edilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

T.C.

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:11/10/2022
DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:23/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:16/02/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/03/2019 tarihinde, davalı ... A.Ş. (... A.Ş.) nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunan, davalı ...'e ait ve diğer davalı ... yönetimindeki ... plaka sayılı araç ile davacıya ait ve onun idaresindeki ... plaka sayılı araçla çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçta maddi hasar oluştuğu ve aracın değer kaybına uğradığı, yine tamir süresinde araçtan mahrum kalındığı, davalı sürücünün kusuru sonucu kazanın vuku bulduğunu beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 17.405,90 TL araç hasar bedeli ile 150,00 TL araç değer kaybı ve 150,00 TL araç mahrumiyet bedelinin temerrüt tarihlerinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 24/09/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle araç mahrumiyet bedeli talebini 1.500,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davacı, maddi tazminat talebine dair davasını karşı aracın kayıt maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılara yöneltmiş, yargılama sırasında, ... plaka sayılı aracın işleteni olan davalı ... yönünden dava eldeki dosyadan tefrik edilerek mahkemenin ... esasına kaydedilmiş ve iş bu davada salt karşı aracın sürücüsü ve trafik sigortacısı bakımından yargılamaya devam edilmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalılar ... ve ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davacının kaza mahalli kavşağa aşırı hızlı şekilde ve kontrolsüz biçimde girdiği ve kavşakta geçişini tamamlamış olan müvekkiline ait araca çarptığı, davacı yanın sunduğu faturaların kazadan 6 ay sonra düzenlendiği, hasar bedeli yönünden bu faturaların hükme esas alınamayacağı, davacıya ait aracın markası, modeli ve kilometresi ile araçtaki hasar miktarı gözetildiğinde değer kaybına neden olacak nitelikte bir durumun söz konusu olmadığı, araç mahrumiyet bedeli ve değer kaybı zararı isteminin hukuki dayanağının bulunmadığı, müvekkiline ait aracın ... Sigorta A.Ş. nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunduğu ve talep olunan tazminatın poliçe kapsamında teminat altına alındığı ve adı geçen şirkete davanın ihbarı gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... A.Ş. (... A.Ş.) vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; genel yetki kuralına göre müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu İstanbul mahkemelerinin davaya bakmaya yetkili olduğu, sigorta tahkim sürecinin uyuşmazlığı daha hızlı sonuçlandıracağı, ancak davacı tarafın yargılamayı uzatmak için dava yolunu seçtiği, haksız fiil hükümlerine dayalı uğranılan zararın istenildiğinden davanın genel mahkemede görülmesi gerekirken ticaret mahkemesince açıldığı, aynı konuya ilişkin Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esasında yürütülen derdest dava bulunduğu, talebin zamanaşımına uğradığı, kazanın meydana gelmesinde davacı yanın asli ve tam kusurlu olduğu, davacıya ait aracın ağır hasar kaydı olduğundan uyuşmazlık konusu kazadan dolayı herhangi bir değer kaybı oluşmayacağı, sigorta genel şartları ekindeki formüle göre zarar tespiti yapılması icap ettiği, araç mahrumiyet zararına ilişkin fatura, dekont ve sair herhangi bir belge sunulmadığı, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe limitiyle sınırlı olduğu, dava öncesi müvekkili şirkete başvuru yapılması gerektiği ve davacı yanın usulünce başvuru şartını yerine getirmediği, dava açılmadan önce müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER:
Trafik kazası tespit tutanağı, kusur ve tazminat bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; adli trafik bilirkişisinden temin edilen kusur raporuna göre davalı sürücüye kavşaklarda geçiş önceliği kural ihlalinden dolayı kusur yüklendiği, davacı sürücünün ise herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının belirtildiği, sigorta eksperinden alınan rapora göre kaza sonucu davacı aracının tamiri için ihtiyaç duyulan sürenin 20 gün olduğu ve günlük araç kiralama bedelinin 100,00 TL esas alındığı ve %5 oranında amortisman indirimi uygulanmak suretiyle 1.900,00 TL araç mahrumiyet zararı hesaplandığı, davacı aracının kaza öncesi ağır hasar kaydı bulunduğundan uyuşmazlığa konu kazadaki hasarından dolayı davacı aracında herhangi bir değer kaybı oluşmayacağının belirtildiği, itiraz üzerine ATK Trafik ihtisas Dairesinden temin edilen kusur ve tazminat raporuna göre, trafik kazasının vukunda davalı sürücünün %75 ve davacı yanın %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, raporun devamında davacıya ait araçta 17.405,90 TL hasar oluştuğu, değer kaybının bulunmadığı ve ikame araç bedeli zararının 1.500,00 TL olarak hesaplandığı ve ATK raporunda yapılan hesaplama yönteminin benimsenerek hükme esas alındığı, trafik sigortacısı olan davalı yönünden başvuru tarihini takip eden 8 iş günü sonra ve aracın sürücüsü ve işleteni olan davalılar bakımından ise olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ve o dosya ile birleşen ... esas sayılı dosya ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; 13.054,42 TL hasar bedelinin davalılar ... ve davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara davalı sigorta şirketi yönünden 24/12/2019 tarihinden itibaren (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere), davalı ... yönünden kaza tarihi olan 05/03/2019 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, kusur durumu gözetilerek fazlaya ilişkin talebin reddine, ispatlanamayan değer kaybı talebinin reddine, davalı ... yönünden dava tefrik edilerek usulden red kararı verildiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 1.125,00 TL araç mahrumiyet bedelinin 05/03/2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ’dan tahsiline ve bu davalı yönünden fazlaya ilişkin araç mahrumiyet bedeli talebinin ve davalı sigorta şirketine yöneltilen araç mahrumiyet bedeli isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kaza mahalli kavşakta nizami şekilde geçiş yaptığı esnada davacının aşırı hızlı gelerek trafik kazasına sebebiyet verdiğini, tedbirsiz ve kontrolsüz şekilde kavşağa giriş yapan davacı yanın olayda tek kusurlu olduğunu, davacı yanın aynı kazaya ilişkin yine iş bu davada ileri sürülen zarar iddialarına dayalı olarak Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esasında tazminat davası açtığı ve burada davacı lehine 5.000,00 TL hasar bedeli, 150,00 TL değer kaybı ve 150,00 TL araç mahrumiyet zararına hükmedildiğini, yargılama aşamalarında derdestlik itirazının ileri sürüldüğünü, hükümde tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla ibaresi şerh edilerek aynı tazminat taleplerine ilişkin iki kez karar verilmiş olduğunu, ayrıca kazanın 05/02/2019 tarihinde gerçekleştiğini, davanın 04/03/2021 tarihinde açıldığı ve böylece KTK 109 maddede öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, ıslah ile artırılan kısımlar yönünden de zamanaşımının kesilmediğini, böylece tüm zarar kalemleri bakımından talebin zamanaşımına uğradığını, hasar faturalarının kaza tarihinden 6 ay sonra düzenlendiği ve kazaya ilişkin tanzim edildiğinin belirgin olmadığı gibi fatura edilen hasarın kazayla illiyetinin de araştırılmadığını, derdestlik ve zamanaşımı itirazlarının yerel mahkemece hiç değerlendirilmediğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; trafik kazası tespit tutanağında davalıya ait aracın trafik sigortacısı bölümüne ... Sigorta A.Ş.'nin yazılmasından dolayı dava açılmazdan evvel öncelikle belirtilen şirkete müracaat edildiği, başvuruya cevap alınamadığını, sonrasında ZMMS poliçesini düzenleyen gerçek sigorta şirketinin davalı ... A.Ş. olduğu anlaşılmakla belirtilen şirkete müracaat yapıldığı ve herhangi bir ödeme alınamadığını, arabulucu görüşmesi neticesinde de anlaşma sağlanamadığını, zamanaşımı itirazının reddi gerektiğini, kazanın vukunda asli ve tam kusurun davacı yanda olduğu, araç hasarına ve tamir ve onarımına dair fatura suretlerinin dosyaya sunulduğunu, yargılamanın uzun süreceğinin anlaşılması üzerine müvekkili tarafından aracın tamir ettirildiğini beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu araç hasarı nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı, çift taraflı trafik kazası sonucu aracının hasarlandığını ve değer kaybına uğradığını, tamir süresince araçtan mahrum kalındığını ileri sürerek belirtilen zarar kalemlerine ilişkin maddi tazminatın karşı aracın kayıt maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılardan tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda karşı aracın kayıt maliki olan davalı ... yönünden dosya tefrik edilerek salt sürücü ve trafik sigortacısı bakımından muhakemeye devam edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-Somut dosya kapsamındaki belgelere ve özellikle kaza sonrası düzenlenen kaza tespiti tutanağı ile dosya arasına sunulan fotoğraflara göre, davacının aracında somut kaza nedeniyle hasar oluştuğunun sabit olduğu, fotoğraflar ve tutanakta yer alan davacının aracının hasar aldığı bölge ile davacının sunduğu faturada yer alan aracın tamirat yapılan kısımlarının uyumlu olduğu, somut dosyada sigorta eksperi bilirkişi ve ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan bilirkişi raporlarında da davacı tarafça sunulan faturadaki tamiratların somut trafik kazasından kaynaklandığı kabul edilerek hesaplama yapıldığının belirlenmesi karşısında, davalı ... vekilinin hasar bedeline yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
2-Somut dosyada ilk derece mahkemesi tarafından Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ve o dosya ile birleşen ... esas sayılı dosya ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar ... ve sigorta şirketinin 13.054,42 TL hasar bedelinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Bunun yanında kararda, davalı ... yönünden dava tefrik edilerek usulden red kararı verildiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm tesis edilmiştir.
Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası incelendiğinde, somut dosyanın başlangıçta davalısı olan ... tarafından somut dosyanın davacısı olan ...e karşı maddi tazminat istemli dava açıldığı, ilgili dosyada davalı konumunda olan ...' in cevap dilekçesiyle birlikte ... aleyhine karşı dava açtığı, ancak ... ile birlikte somut dosyamız davalıları olan sigorta şirketi ve ... 'yı da karşı davalı olarak gösterdiği, her ne kadar ilgili mahkemece sigorta şirketi ve ... aleyhine açılan karşı dava yönünden hüküm tesis edilmiş ise de, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı istinaf kararı ile ... A.Ş. ve ... aleyhine açılmış usulüne uygun bir karşı dava bulunmadığından bu kişiler yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi amacıyla kararın kaldırıldığı ve ilk derece mahkemesince yeniden kurulan hükümde bu davalılar yönünden açılan reddine karar verildiği görülmüştür. O halde, davalı sigorta şirketi ve davalı ... aleyhine Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığına ve bu davalılar aleyhine somut dosyadaki taleplerle aynı mahiyette verilmiş bir tazminat kararı bulunmadığına göre, davalı ... vekilinin derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi istemli istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
Somut dosyada ilk derece mahkemesi tarafından Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ve o dosya ile birleşen ... esas sayılı dosya ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar ... ve sigorta şirketinin 13.054,42 TL hasar bedelinden sorumlu tutulmalarına karar verilmiş olup, somut olay nedeniyle davalılar ... ve sigorta şirketi ile dava dışı ...'in müteselsil sorumlu olduğu dikkate alındığında, davalılarla birlikte müteselsilen sorumlu olan ... hakkındaki Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ve o dosya ile birleşen ... esas sayılı dosyalarındaki dava sonucu verilecek karardaki hükmolunacak tazimnat ile somut davada verilen tazminatın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan tahsiline hükmolunması isabetli olduğundan, davalı ... vekilinin bu hususa yönelen istinaf talebinin de reddi gerekmiştir.
Buna karşın;
3-Davalılardan ... cevap dilekçesinde ve ıslaha karşı beyan dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. İlk derece mahkemesince, davalının zamanaşımı itirazının değerlendirilmediği görülmüştür.
6098 sayılı TBK 74/1. maddesi gereğince, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zaman aşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Dolayısıyla, zamanaşımı hak sahibinin zararı ve tazminat hükümlüsünün öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halükarda zarara yol açan olay tarihinden itibaren 10 yıldır. Tazminat davası ceazi gerektiren fiilden doğarsa, zamanaşımı süresi, ilgili ceza yasasında öngörülen ceza zaman aşımı süresinde sonunda biter. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109/1 ve 2. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süreleri de aynı yöndedir.
Somut dosyada davalı ... tarafından zamanaşımı itirazında bulunulduğundan ve yalnızca bu davalı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğundan, istinaf incelemesi sırasında bu davalıya ilişkin zamanaşımı süresi yönünden istinaf incelemesi yapılmış, davalı ... A.Ş. vekili istinaf yasa yoluna başvurmadığından ... A.Ş. yönünden bir inceleme yapılmamıştır.
Taraflar arasındaki somut dava trafik kazasından kaynaklanmakta olup, olayda yaralanan kimse olmadığı ve ceza soruşturmasını gerektiren başkaca bir fiil de bulunmadığı sabittir. Somut davaya konu kaza tarihi 05/03/2019 tarihi olup, dava 04/03/2021 tarihinde açılmış, ıslah ise 24/09/2022 tarihinde yapılmıştır.
Açıklanan hukuksal durum ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; trafik kazası 05/03/2019 tarihinde meydana gelmiş olup, eldeki dava ise 04/03/2021 tarihinde açıldığından dava tarihi itibariyle 2 yıllık zaman aşımının geçmediği aşikardır. Ancak somut davanın kısmi dava olması nedeniyle ıslah tarihi yönünden zaman aşımının geçip geçmediğinin değerlendirilmesi gereklidir. Yukarıda açıklandığı üzere, somut olayda yaralanan kişi olmadığı da dikkate alındığında, davacının aracının hasarına yol açan eylem Türk Ceza Kanunu çerçevesinde cezayı gerektiren bir eylem niteliğinde olmadığından somut olay açısından ceza zamanaşımının uygulanması mümkün değildir. O halde, somut olayda ceza zaman aşımı uygulanmayacağına göre 6098 sayılı TBK 74/1. maddesi ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109/1 ve 2. maddesinde düzenlenen zaman aşımı sürelerinin oluşup oluşmadığının tespiti gerekir. Somut olaya ilişkin trafik kazası 05/03/2019 tarihinde meydana gelmiş olup, eldeki davada ıslah ise 24/09/2022 tarihinde yapıldığından, ilgili yasa maddelerinde öngörülen 2 yıllık zaman aşımı süresi geçtikten sonra (Covid – 19 salgın hastalığı nedeniyle 13.03.2020 -15.06.2020 tarihleri arası için ertelenen süreler de gözetilmiştir) davanın ıslah edildiği anlaşılmıştır. Davalı ... vekili ıslaha karşı da zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın ıslah edilen kısmının zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, ıslah edilen kısım yönünden de işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın kaldırılarak Dairemizce hüküm tesisi gerekmiştir. Ancak, davalı ... A.Ş. tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulmadığından, bu davalı yönünden ilk derece mahkemesi kararı kesinleşmiş olmakla bu davalı hakkında verilen kararda bir değişiklik yapılmamıştır.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı ... vekilinin ıslah edilen kısma ilişkin zamanaşımına yönelen istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılamayı gerektirir bir durum bulunmadığından Dairemizce hüküm tesisi ile, davalı ... için dava dilekçesi ile talep edilen 150,00 TL araç mahrumiyet bedeli açısından kusur durumuna göre 112,50 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin araç mahrumiyet bedeli talebinin 1.350,00 TL'sinin zamanaşımı nedeniyle, 37,50 TL'sinin esastan reddine, dava dilekçesi ile talep edilen hasar bedeli ve değer kaybı talepleri ıslah ile artırılmadığından araç hasar bedeli ve değer kaybı yönünden ilk derece mahkemesi kararının aynen korunmasına, davalı ... A.Ş. tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulmadığından, bu davalı yönünden ilk derece mahkemesi kararı kesinleşmiş olmakla bu davalı hakkında verilen kararın aynen korunmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... vekilinin hasar bedeline ve derdestlik nedeniyle davanın reddi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... vekilinin ıslaha karşı zamanaşımına yönelen istinaf isteminin KABULÜNE,
3-İlk derece mahkemesi olan Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 11/10/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,
4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;
a)Davacının araç hasar bedeli istemiyle açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 13.054,42 TL maddi tazminatın davalılar ... ve davalı ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara davalı sigorta şirketi yönünden 24/12/2019 tarihinden itibaren (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere), davalı ... yönünden kaza tarihi olan 05/03/2019 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, kusur durumu gözetilerek fazlaya ilişkin talebin reddine, (hükmedilen tazminatın Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ve o dosya ile birleşen ... esas sayılı dosya ile tahsilde tekerrür oluşturmamasına)
b)Davacının araç mahrumiyet bedeli istemiyle davalı ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 112,50 TL maddi tazminatın 05/03/2019 olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... 'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin araç mahrumiyet bedeli talebinin 1.350,00 TL'sinin zamanaşımı nedeniyle ve 37,50 TL'sinin esastan reddine, (hükmedilen tazminatın Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ve o dosya ile birleşen ... esas sayılı dosya ile tahsilde tekerrür oluşturmamasına)
c)Davacının araç mahrumiyet bedeli istemiyle davalı ... A.Ş. aleyhine açtığı maddi tazminat davasının REDDİNE,
ç)Davacının araç değer kaybı bedeli istemiyle davalılar aleyhine açtığı maddi tazminat davasının REDDİNE,
d)Davalı ... yönünden dava tefrik edilerek usulden red kararı verildiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
e)Davacının peşin ve ıslah ile ödediği (297,25 TL + 23,50 TL) 320,75 TL karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 647,85 TL karar harcının; 578,68 TL tutarındaki kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen, 69,17 TL tutarındaki kısmının ise davalı ... 'dan alınarak Hazineye verilmesine,
f)Davacı tarafından yapılan peşin harç dahil 365,05 TL ilk masraf, 23,50 TL ıslah harcı, 1.831,80 TL davetiye, müzekkere ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 2.220,35 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.643,00 TL yargılama giderinin 1.534,17 TL tutarındaki kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen, 108,83 TL tutarındaki kısmın davalı ... 'dan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
g)Davalı ... tarafından sarf edilen 527,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 162,86 TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı ... üzerinde bırakılmasına,
ğ)Dosyanın arabuluculuk aşamasındaki kısmında Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin kabul red oranına göre 976,80 TL'sinin; 912,07 TL tutarındaki kısmın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 64,73 TL'sinin davalı ... 'dan alınarak ve 343,20 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye verilmesine,
h)Davacı kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-2 maddesi uyarınca hesaplanan 13.166,92 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine (davalı ... A.Ş.'nin vekalet ücreti sorumluluğunun 9.200,00 TL ile sınırlı tutulmasına),
ı)Davalılar kendilerini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden reddolunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-2 maddesi uyarınca hesaplanan 5.888,98 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine (davalı ... A.Ş. lehine takdir olunan vekalet ücretinin 4.876,48 TL ile sınırlı tutulmasına),
i)Davalı ... A.Ş. lehine açılan araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkin davasında kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden bu talebin reddi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-2 maddeleri uyarınca hesaplanan 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
j)Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine,
5-Davalı ... tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 242,15 TL istinaf karar harcının talebi halinde iadesine,
6-Başvuru sırasında davalı ... sarf ettiği 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harç ücreti ile 200,00 TL istinafa dosya gönderme posta ücreti olmak üzere toplam 420,70 TL istinaf giderinin harç oranlama dışı tutularak hesaplanan kabul ret oranına göre 282,50 TL tutarındaki kısmının davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, kalan giderlerin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,
8-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iadesi, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 23/01/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.
...