Basının önceki dava sonucunu haberleştirmesinin kişilik haklarına saldırı oluşturmadığına hükmeden manevi tazminat temyiz kararı.
Özet: Davacının, 2014 tarihli bir gazete haberinin kişilik haklarını ihlal ettiği iddiasıyla açtığı manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi, istinaf ve temyiz mahkemeleri, söz konusu haberin daha önce gazeteye karşı açılan bir davanın sonucunu aktardığı, görünür gerçekliğe uygun olduğu, halkın bilgi edinme hakkı ve basının haber verme sorumluluğu kapsamında kaldığı, öz ve biçim arasındaki dengenin korunduğu ve davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir.
4. Hukuk Dairesi         2024/1905 E.  ,  2026/3936 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/770 E., 2023/3748 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların yayın sahibi, eser sahibi ve yönetim kurulu başkanı olarak sorumlu oldukları ...'nin 18.04.2014 tarihli nüshasında yapılan haber nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kararın yayınlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, eldeki davanın daha önce müvekkili gazetede yapılan 04.07.2013 tarihli habere dayandığını, bu belirtilen haber nedeniyle müvekkili şirket aleyhine açılan tazminat davasının mahkemece reddedildiğini, bu ret kararına da dava konusu haberde yer verildiğini, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu haberde aslen haberleştirilen hususun evvelce yapılan başka bir haber nedeniyle gazeteye karşı açılan bir tazminat davasının sonucuna dair olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen davanın reddine ilişkin karar kapsamının dava konusu gazetedeki habere taşındığı ve genel olarak yazı içeriğinde de yapılan bir kısım açıklamalara yer verildiği, bu yönüyle davacı hakkında yapılan haberin görünür gerçekliğe uygun olduğu, öz ve biçim arasındaki dengenin korunduğu, davacının kişilik haklarına bir saldırının oluşmadığı, davalı eser sahibi hakkında dava konusu haber nedeniyle verilen beraat kararının kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı gazetede yapılan dava konusu dışında bir haber nedeniyle açılan davanın neticesinin haberleştirildiği; halkın, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olma hakkının olduğu, basının da bu doğrultuda olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve sorumlu olduğu, haberin de bu ilke kapsamında yapıldığı, güncel olan konuların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek iddia kapsamında ve eleştiri sınırları içerisinde aktarıldığı, kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu haberde müvekkiline suç isnat edildiğini, somut bir delil bulunmadan yapılan olgu isnadı ile müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, haberin siyasi saikle gerçek dışı olarak kaleme alındığını, haberin verilmesinde kamu yararı bulunmadığını, küçük düşürücü olduğunu, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ...'nin 18.04.2014 tarihli nüshasında yapılan haber nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu yayında davalının taraf olduğu bir dava dosyasının neticesinin haberleştirildiğinin, dava konusu haberin toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının; o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağının; habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, haberde geçen söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.