Milletvekilinin siyasi parti tüzel kişiliğine yönelik eleştirilerin kişisel hak ihlali oluşturmadığına ilişkin manevi tazminat davası reddi kararı.
Özet: Bir milletvekilinin, bir televizyon programında yapılan konuşmanın kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği iddiasıyla açtığı manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, söz konusu beyanların davacının şahsına değil, mensubu olduğu siyasi parti tüzel kişiliğine yönelik olduğu gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar vermiş; bu karar, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay tarafından da oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1443 E., 2023/2459 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Milletvekili ve...Grup Başkanvekili olarak görev yaptığını, 29.08.2021 tarihinde ...'de yayınlanan "..." isimli programda davalı milletvekili tarafından yapılan konuşma ve aynı konuşmanın ...'da yayınlanması nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, dava konusu konuşmada müvekkili dahil tüm parti teşkilatının hedef alındığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 250.000,00 TL manevi tazminatın 29.08.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu söz ve ifadelerde davacının şahsına yönelik bir beyan yer almadığını, davanın aktif husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, esas yönünden ise ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu söz ve ifadeler nedeniyle davacının şahsının doğrudan hedef alınmadığı, siyasi parti tüzel kişiliğine yönelik sarf edildiği gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ifadelerinin davacının da kurucuları arasında bulunduğu siyasi parti tüzel kişiliğine yönelik olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin partinin kurucusu olduğunu, bu nedenle konuşmanın içeriğine göre müvekkiline husumet düştüğünü, konuşmada kuruculara yönelik açık isnat bulunduğunu, konuşmada kamu yararı bulunmadığını, toplum nezdinde küçük düşürülmesine sebep olduğunu, kişilik haklarının saldırıya uğradığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; 29.08.2021 tarihinde ...'de yayınlanan "..." isimli programda davalı tarafından yapılan konuşma ve aynı konuşmanın ...'da yayınlanması nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu söz ve ifadelerin davacının şahsına yönelik değil mensup olduğu siyasi parti tüzel kişiliğine yönelik olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.