3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunda taşınmazın yüzölçümünün tesis kadastrosu ve hava fotoğraflarıyla uyumsuz tespiti davası.
Özet: Bu hukuki evrak, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi kapsamında yapılan uygulama kadastrosu sırasında davacıya ait taşınmazın yüzölçümünün haksız yere küçültülmesi üzerine açılan davayı konu almaktadır; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, uygulama kadastrosunun tesis kadastrosundan sonra oluşan fiziki sınırları (yol ve ağaçlar) hatalı bir şekilde esas alarak kanuna aykırı davrandığına, oysa tesis kadastrosu sınırlarının eski hava fotoğraflarıyla uyumlu ve geçerli olduğuna karar vererek, davacı taşınmazının uygulama kadastrosu tespitlerini iptal etmiş ve orijinal tesis kadastrosu sınırlarına uygun yeni yüzölçümüyle tesciline hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1332 E., 2025/876 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde Kadastro MahkemesiSAYISI : 2023/13 E., 2024/29 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Niğde ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1 70... parsel sayılı 23.420,08 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 70... parsel numarasıyla ve 22.322,15 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında küçüldüğünü belirterek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; uygulama kadastrosunun kanuna uygun yapıldığını ve yüzölçümünün azalmasının kuruma ait parselden kaynaklanmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "27.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda her ne kadar uygulama kadastrosunda alınan sınırların fiili sınırlar olması ve kullanımla örtüşmesi sebebiyle yapılan çalışmanın hukuka uygun olduğu belirtildi ise de uygulama kadastrosundaki temel hedefin tesis kadastrosu sınırlarına bağlı kalmak olması ve yapılan 19 75... tarihli hava fotoğrafı incelemesinde tespit edilen dava konusu parseller arasındaki müşterek sınırların tesis kadastrosu sınırları ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, tespit edilmiş tesis kadastrosu sınırları mevcut iken uygulama kadastrosu sınırlarına göre karar vermenin mülkiyet hakkına müdahale anlamına geleceği, bilirkişi raporundaki kanaate bağlı kalınmadığı ve bilirkişi raporunda ayrıca gösterilen tesis kadastrosu sınırlarına göre yapılan 22/2-a çalışmasının usul ve kanuna uygun icra edilmediği sonucuna ulaşıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların uygulama kadastrosu tespitlerinin iptaline, 1 70... parsel numaralı taşınmaza 27.03.2024 tarihli bilirkişi raporu ve krokisinde (A) harfi ile belirtilen 1.408,46 metrekarelik alanın eklenmesiyle oluşan yeni sınır ve 23.730,61 metrekare yüzölçümü ile tesciline, 1 70... parsel numaralı taşınmazdan (A) harfi ile belirtilen 1.408,46 metrekarelik alanın tefrikiyle oluşan yeni sınır ve 5.968,38 metrekare yüzölçümü ile tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "İlk Derece Mahkemesince tesis kadastro sınırları esas alınması gerektiğinin kabulü ile hüküm tesis edildiği, her ne kadar uygulama kadastrosunda 22 parsel ile 23 parsel arasında bulunan yol ve ağaçlar sabit sınır olarak kabul edilip uygulama kadastrosu buna göre yapılmış ise de 1975, 19 88... yılına ait hava fotoğraflarında böyle bir sabit sınırın bulunmadığı, dolayısıyla uygulama kadastrosunun tesis kadastrosundan sonra açılan yol ve ağaçlara göre tespit edildiği, yapılan bu tespitin yerinde olmadığı, bilirkişi raporundaki tesis kadastro sınırları ile o yıllara ait hava fotoğraflarının uyumlu olduğu dolayısıyla tesis kadastro sınırlarının geçerli sınır olarak kabul edilmesi gerektiği, mahkemece bu kabul doğrultusunda karar verildiği anlaşıldığı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde: Kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.