Uygulama kadastrosu sonucu taşınmaz yüzölçümü ve sınır değişikliklerine itiraz davasında, ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarının Yargıtay temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, uygulama kadastrosu sonucunda tapulu taşınmazlarının yüzölçümlerinin hatalı bir şekilde küçüldüğünü iddia ederek düzeltme talep etmiştir; ancak ilk derece mahkemesi, kadastro müdürlüğüne yönelik davanın sınır değişikliği içerdiği için husumet eksikliği nedeniyle, diğer davalılara yönelik davanın ise esas yönünden reddine karar vermiştir; zira mahkeme, uygulama kadastrosunun, tesis kadastrosundaki ölçüm hatalarını gidererek veya hava fotoğraflarıyla sabit sınırları doğrulayarak doğru yapıldığını tespit etmiş ve taşınmazların uygulama tespiti doğrultusunda tapuya tescil edilmesine hükmetmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2026/4 E.  ,  2026/3676 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1643 E., 2025/1007 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2023/19 E., 2024/10 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 2355 parsel sayılı 5.150.00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 158 85... parsel numarasıyla ve 4.365,53 m² yüzölçümlü olarak komisyon kararıyla, eski 3532 parsel sayılı 2.150,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 159 06... parsel numarasıyla ve 1.706,79 m² yüzölçümlü olarak, tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 3531 parsel sayılı 2.100,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 159 06... parsel numarasıyla ve 1.808,33 m² yüzölçümlü olarak, davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 6246 parsel sayılı 5.782,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 159 06... parsel numarasıyla ve 6.467,21 m² yüzölçümlü olarak, davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 2356 parsel sayılı 10.000,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 158 85... parsel numarasıyla ve 10.183,14 m² yüzölçümlü olarak, davalı ... ve arkadaşları adına kayıtlı bulunan eski 2354 parsel sayılı 2.800,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 158 85... parsel numarasıyla ve 3.234,09 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında küçüldüğünü belirterek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımının geçtiğini ve taraf teşkilinden sonra dosyanın esasına girilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "davacının taşınmazında uygulama kadastrosunda sınır değişikliği yapıldığı için burada husumetin Kadastro Müdürlüğüne düşmediği, eğer sınırda bir değişiklik olmasa sadece yüzölçümünde bir azalma olsaydı Kadastro Müdürlüğünün davalı olabileceği, davacının, Kadastro Müdürlüğüne yönelik davasının husumet sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği, davacının 158 85... parselin maliki olduğu, kuzey sınırı olan 158 85... parsele ve güney sınırı olan 158 85... parsele karşı dava açtığı, 73 parselin takeometrik ölçüm sınırının tesis kadastrosuyla örtüşmediği, kadastro sırasında zeminde yapılan ölçümün paftaya çizilerken hata yapıldığını gösterdiğini, bu hataların da uygulama kadastrosuyla giderilebileceği, 73 parselin kuzey ve güney sınırlarının uygulama kadastrosuyla değiştirildiği, kuzey sınırın tamamen geçerli sınır olarak belirlendiği hatanın doğrusu yani tesis kadastrosu sırasında ölçülen sınıra dönüldüğü, güney sınırının yarısının tesis kadastrosunda ölçülen sınıra getirildiği, diğer yarısının da arada sabit sınır olması sebebiyle sabit sınır niteliğinde belirlendiği, sabit sınır olarak tespit işleminin de hava fotoğraflarıyla sınırların örtüşmesi nedeniyle doğru olduğu, uygulama kadastrosunun doğru yapıldığı, davacının 159 06... parselin maliki olduğu, kuzey sınırı olan 159 06... parsele ve güney sınırı olan 159 06... parsele karşı dava açıldığı, 15 parselin takeometrik ölçüm sınırının tesis kadastrosuyla örtüşmediği, kadastro sırasında zeminde yapılan ölçümün paftaya çizilerken hata yapıldığını gösterdiği, hataların da uygulama kadastrosuyla giderilebileceği, 15 parselin kuzey ve güney sınırlarının uygulama kadastrosuyla değiştirildiği, kuzey sınırın tamamen geçerli sınır tipinde kabul edildiği, kuzey sınırın uygulama kadastrosuyla takeometrik ölçü sınırına yani tesis kadastrosu sırasında ölçülen sınıra getirildiği, uygulama kadastrosu kapsamında doğru işlem olduğu, güney sınırın bir kısmının geçerli sınır bir kısmının da sabit sınır olarak belirlendiği, geçerli sınırın tesis kadastrosunda ölçülen sınıra çekildiği, kalan sınırın bir kısmının sabit olarak belirlendiği, sınırın hava fotoğraflarıyla örtüşmesi sebebiyle doğru olduğu" gerekçesiyle davalı ... Müdürlüğüne yönelik davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılara yönelik davanın esastan reddine, 159 06... , 15... parsel, 158 85... parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tapuya tescillerine, 158 85... ve 74 parsel sayılı taşınmazların komisyon kararı gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; haksız ve hatalı karar verildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.