Yabancı mahkeme kararının tanınma ve tenfizi talebinde, savunma hakkı ihlali ve kesin hüküm itirazı ile davanın usulden reddi.
Özet: Bu hukuki evrak, daha önce kesinleşme eksikliği ve savunma hakkı ihlali nedeniyle tanınması reddedilen bir yabancı mahkeme kararının, yeni bir kesinleşme şerhi eklenerek tanınması ve tenfizi talebiyle açılan bir davada, davalının kesin hüküm ve kamu düzenine aykırılık itirazları üzerine, ilk derece mahkemesinin davayı savunma hakkı ihlali ve kamu düzenine aykırılık gerekçeleriyle esastan reddetmesi, ancak bölge adliye mahkemesinin kesin hükmün bir dava şartı olması nedeniyle davanın esastan değil, usulden reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararını usulen bozduğunu içermektedir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1200 Esas, 2025/1051 KararHÜKÜM : Yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın usulden reddiİLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2025/8 E., 2025/351 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; yabancı ilamdaki davalı ... İnşaat Tarım A.Ş’nin unvanının “... Sanayi ve Ticaret Yatırım Holding A.Ş” olarak değiştirildiğini, bu değişiklikten sonra ise, ... Holding A.Ş’ne devredildiğini, ... Holding A.Ş.'nin adını ... Holding A.Ş. olarak değiştirdiğini, daha önce işbu dava dosyasına dayanak teşkil eden yabancı mahkeme kararının tanınması amacıyla, Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/478 E., 2017/1143 K. sayılı dosyasıyla dava açıldığını, dosyanın daha sonra 2018/582 E., 2018/809 K. numarasını alındığını ancak, bu davanın ve istinaf istemlerinin reddine karar verildiğini, davanın red sebebinin “yabancı ilamın kesinleşmemiş olması” olarak gösterildiğini yani, davanın usulden reddedildiğini, kendilerinin de usuli eksikliği tamamlayıp, eksik evrakları 2024 yılında Almanya'dan temin ederek ilamın son sayfasına kesinleşme hususunu detaylı olarak yazdırdıklarını, yeni tarihli kesinleşme şerhli, yabancı ilamı alarak yeniden dava açtıklarını, Alman mahkeme kararının Lahey Sözleşmesi usulünce davalılara tebliğ edildiğini, yapılan bu tebligatlardan sonra, Alman mahkemelerine yapılan itiraz neticesinde davalıların itirazlarının reddedildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, davalıların Almanya'daki avukatının bu davayı takip ettiğini, ilamda avukatın isminin de belirtildiğini, yabancı ilamın son sayfasında kesinleşme hususunun özellikle yazıldığını, yabancı ilamın tanınma ve tenfizi için işbu davanın açılması gerektiğini ileri sürerek, Almanya Federal Cumhuriyeti’nin Münih 1. Eyalet (Bölge) Mahkemesi’nin 23... / 07 numaralı dosyasında verilen kararının tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde; kesin hüküm itirazında bulunduklarını, davaya konu yabancı mahkeme kararının yeni bir karar niteliği taşımadığını, 14.08.2008 tarihli karardaki tebligat sorunu yani davalının savunma hakkında yapılan ihlaller giderilmeden sadece karara yeni tarihli bir kesinleşme şerhi yazıldığını, kesinleşme şerhinin yazıldığı tarihin, kararın kesinleştiği tarihi değil, kesinleşme şerhinin yazıldığı tarihi gösterdiğini, bu nedenle önceki mahkeme kararlarında da belirtildiği üzere Lahey Sözleşmesine uygun bir tebligat yapılmayıp davalının savunma hakkı ihlal edilerek tesis edildiği için kamu düzenine aykırı bulunması nedeniyle tenfiz edilemeyeceğini ve tanınamayacağını savunarak davanın usul ve esastan reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, aynı taleple açılan ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/582 E. sayılı dosyasından verilen kararın kesinleşme şerhi eksikliğinden dolayı reddedilmediği, davalının savunma hakkının ihlal edilmesi gerekçesi ile red kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, tenfize konu Münih 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23... /07 sayılı dosyasında 23.05.2024 tarihli yenilenmiş şekli ile yabancı mahkeme kararı ve noterlikçe onaylı tercümesi sunulmuş ise de, söz konusu mahkeme kararında''... yenilenen tebligat emri Alman Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 184. maddesinin 2. fıkrası uyarınca önceki tebligat hükmünü etkilemez; daha önce sona ermiş olan bir süreyi de yeniden başlatamaz...'' şeklinde gerekçeye yer verildiği, dolayısı ile davalıya yapılan yeni tebligatın davalının ihlal edilen hakkını iade etmediği, davalının savunma hakkının ihlalini ortadan kaldırmadığı, bu nedenle adil yargılamadan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, yabancı mahkeme kararının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54/C ve Ç hükümleri gereğince tenfizi kabil bir karar olmadığı, yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizinin Türk kamu düzenine açık aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesin hükmün dava şartı olduğu, dava şartlarının mahkemece yargılama sırasında her zaman re'sen nazara alınması gerektiğinden davanın, kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, esastan reddine karar verilmesi yerinde görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın, kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar verilmiş, karar. davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.