3402 sayılı Kanun 22/2-a maddesi uygulama kadastrosunda taşınmaz yüzölçümündeki azalmanın eski ölçü hatalarından kaynaklandığına ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının temyizen onanması.
Özet: Davacı kurumun, tapuda kayıtlı taşınmazının uygulama kadastrosuyla yüzölçümünde oluşan azalmanın düzeltilmesi talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararı, bölge adliye mahkemesince, yüzölçümü farkının ilk kadastronun ölçü ve hesaplama yöntemlerindeki teknik yetersizliklerden kaynaklandığı ve tecviz sınırları içinde olduğu, uygulama kadastrosunun usulüne uygun olduğu gerekçesiyle esas yönünden onanmış, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi yönünden düzeltilerek yeniden hüküm kurulmuş, temyiz incelemesinde de bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek onama kararı verilmiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/56 E., 2025/6 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin Kadastro MahkemesiSAYISI : 2021/117 E., 2022/169 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... Su ve Kanalizasyon İdaresi (...) Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 800 parsel sayılı 34,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 6 67... parsel numarasıyla ve 33,83 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında küçüldüğünü belirterek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "keşifte mahkeme gözlemi, mahalli ve tutanak bilirkişileri beyanları, dosya arasında mevcut hava-uydu fotoğrafları, tesis tapulama tutanak suretleri ve paftası birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın sabit sınır esasına göre tespit olunabilecek herhangi bir hududu bulunmadığından parsel sınırlarının geçerli sınır esasına göre sayısallaştırılan tapulama kadastrosuna ilişkin takeometrik değerlerinin, güncelleme kadastro çalışmasına ilişkin ölçü değerleri ile uyumlu olduğu, azalmaya konu 0,17 metrekarelik farkın tecviz-yanılma payı sınırları içerisinde kaldığı, nihayeten güncelleme kadastro çalışmasının doğru olduğu" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan tespit gibi tapu kütüğüne aktarılmasına karar verilmiştir.III. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "İlk Derece Mahkemesince getirtilen belgeler ve sonrasında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalmanın ilk tesis kadastrosunda kullanılan ölçü tekniği ve alan hesaplama yönteminin teknik yetersizliğinden kaynaklandığı, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uygulama çalışmalarında sınırlandırmasının ve ölçüsünün doğru yapıldığı, dava konusu taşınmazın alanının azalmasının sınırlandırma hatasından olmadığı, ölçü ve hesaplama yönteminden kaynaklandığı, ilk tesis kadastrosunda yapılan ölçü ve bu ölçülerin elle paftasına aktarılması ve paftasına aktarılan bu parsellerin alan hesabının pafta üzerinden planimetrik hesap yöntemi kullanılarak elle hesaplanması ve bu ölçü ve hesap yöntemlerinin çok kaba olmasından kaynaklanabileceğinin belirtilmesi, ancak davanın reddine karar verildiği halde, davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmediği" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... Müdürlüğünün istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın esastan reddine, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan tespit gibi tapuya tesciline, 3402 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca davalı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi göz önünde bulundurularak taktiren 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Müdürlüğüne ödenmesine karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.V. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.