3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunda taşınmaz yüzölçümü azalmasının teknik ölçüm farklılıklarından kaynaklandığına ilişkin uyuşmazlık temyiz incelemesi.
Özet: Davacı tarafından, tapuda kayıtlı taşınmazının uygulama kadastrosu sırasında yüzölçümünün azaldığı gerekçesiyle yapılan kadastro tespitine itiraz davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından yapılan incelemeler sonucunda, taşınmazın alanındaki düşüşün mevcut kadastro çalışmasındaki bir hatadan değil, eski tesis kadastrosundaki ölçüm ve hesaplama tekniklerinin yetersizliğinden kaynaklandığı, bu nedenle 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/59 E., 2025/127 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin Kadastro MahkemesiSAYISI : 2021/211 E., 2022/124 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 394 parsel sayılı 4,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 46... parsel numarasıyla ve 3,85 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında küçüldüğünü belirterek, uygulama kadastrosuna itiraz etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dava konusu taşınmazın tesis tapulama ve uygulama kadastrosuna ait ayrı ayrı pafta haritası, sınırlandırma ve ölçü krokileri, hesap cetvelleri, varsa tesis tapulama çalışmalarına ilişkin takeometrik ölçü karneleri ile tesis tapulama tarihine en yakın tarihli hava fotoğrafları ve uygulama kadastro çalışmalarına en yakın tarihli uydu fotoğrafları dosya arasına alınarak taşınmaz mahallinde 10.03.2022 tarihinde keşif icra olunduğu, keşifte dava konusu taşınmazın ilk tesis tapulama tutanağında ve paftasında işaretli kargir çeşmenin zeminde mevcut olduğu anlaşılmakla fen bilirkişisine koordinatlandırıldığı, keşifte mahkeme gözlemi ve dinlenen mahalli-tutanak bilirkişileri beyanlarından zeminde mevcut çeşmenin tesis tapulama çalışmalarına konu kadim çeşme olduğunun anlaşıldığı, koordinatlandırılan çeşme sınırlarının tesis tapulama çalışmalarına esas olan takeometrik ölçü karnelerindeki sayısallaştırılan değerler ve 22/2-a uygulama kadastro çalışmaları ile karşılaştırılması hususunda dosya bilirkişi kuruluna tevdi edildiği, bilirkişi kurulu raporunda zeminde mevcut koordinatlandırılan çeşme sınırları itibari ile parsel köşe kırık nokta değerlerinin ilk tesis takeometrik ölçüler ile örtüştüğü, yapılan 22/2-a madde uygulama kadastro çalışmalarında da takeometrik karnelerdeki değerler esas alınmak suretiyle çalışmaların yapıldığı, bu kapsamda yapılan 22/2-a uygulama kadastro çalışmasının mevcut paftası ile uyumlu olduğu ve ilk tesis takeometrik ölçü değerleri ile örtüştüğü, nihayeten yapılan çalışmanın doğru olduğu, alan hesabındaki 0,15 metrekarelik küçük farkın ise alan hesaplama yönteminden kaynaklandığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan tespit gibi tapu kütüğüne aktarılmasına karar verilmiştir.III. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "İlk Derece Mahkemesince getirtilen belgeler ve sonrasında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalmanın ilk tesis kadastrosunda kullanılan ölçü tekniği ve alan hesaplama yönteminin teknik yetersizliğinden kaynaklandığı, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uygulama çalışmalarında sınırlandırmasının ve ölçüsünün doğru yapıldığı, dava konusu taşınmazın alanının azalmasının sınırlandırma hatasından olmadığı, ölçü ve hesaplama yönteminden kaynaklandığı, ilk tesis kadastrosunda yapılan ölçü ve bu ölçülerin elle paftasına aktarılması ve paftasına aktarılan bu parsellerin alan hesabının pafta üzerinden planimetrik hesap yöntemi kullanılarak elle hesaplanması ve bu ölçü ve hesap yöntemlerinin çok kaba olmasından kaynaklanabileceğinin belirtilmesi nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davanın reddine karar verildiği halde, davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın esastan reddine, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan tespit gibi tapuya tesciline, 3402 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca davalı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi göz önünde bulundurularak taktiren 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Müdürlüğüne ödenmesine karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.V. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. Maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.