Hazine adına orman vasfıyla tescilli parselin, kadastro tespitinden sonra zilyetlikle iktisap iddiasıyla tapu iptali ve davacı adına tescili davası.
Özet: Kadastroda devlet ormanı olarak tescilli 101... parselin bir bölümünü 1971den beri kullandığını iddia eden davacı, içinde havuz ve duvarlar bulunan bu alanın tapusunun iptaliyle kendi adına tescilini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak taşınmazın orman vasfında olmadığını ve davacının 50 yılı aşkın süredir kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap şartlarını karşıladığını belirterek davanın kabulüne karar vermiştir. Davalı hazine vekili ise, kararı, dava konusu yerin 2007 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu kapsamında bulunduğu gerekçesiyle istinaf etmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1138 E., 2025/78 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/242 E., 2024/47 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sonucunda, Kütahya ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 16.947.357,31 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ... Devlet Ormanı vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.2. Davacı ... vekili Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; yaklaşık 1.2 00... lik taşınmaz bölümünün 1971 yılından bu yana müvekkili tarafından kullanıldığını, içerisinde müvekkili tarafından inşa edilen havuz olduğunu, etrafının yığma taş duvar ile çevrili bulunduğunu, ancak kadastro çalışmaları sonucunda 1 01... parsel sayılı taşınmaz içinde bırakıldığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Tavşanlı Kadastro Mahkemesinin 11.09.2018 tarihli ve 2007/523 Esas, 2018/103 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli ve 2018/895 Esas, 2019/194 Karar sayılı kararı ile davanın 30 günlük askı ilan süresinden sonra açıldığı, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiş; bilahare, İlk Derece Mahkemesince verilen görevsizlik kararı üzerine dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.3. Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmaz bölümü içinde yer alan havuzun müvekkilinin babası tarafından yaptırıldığını, ayrıca müvekkilinin maddi katkısı bulunduğunu ileri sürerek, müdahale talebinin kabulü ile su toplama havuzunun mirasçılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, kesinleşen orman sınırları içinde kalan bir yerin özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde kullanım bulunmadığını ve zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... İdaresi vekili, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 08.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde orman örtüsü, ağaç ve ağaççık topluluğu bulunmadığı, ağaç ve dip kütüklerinin, orman refakat florası müşir bitkilerinin, ağaç ve ağaççık çürüntülerinin, humus bakiyelerinin mevcut olmadığı, taşınmazın orman olduğuna ilişkin ceza ve hukuk mahkemelerince verilmiş mahkeme kararı bulunmadığı, yangın, haşere ve hastalık gibi sebeplerle meydana geldiğini gösterir tutanak, rapor ve krokiler, işletmece o yerde yapılan kesimlere ait belgeler bulunmadığı, buna göre taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, taşınmazın 1977 yılı öncesi hava fotoğraflarında çalılık alan olarak göründüğü, 1977 yılı hava fotoğrafında havuzun mevcut olduğu, imar-ihya çalışmalarına 1970'li yıllardan itibaren başlandığı ve 1980 yılında tamamlandığının anlaşıldığı, bu haliyle tarla vasfı ile Hazine veya gerçek ya da tüzel kişiler adına tescil edilmesinde orman yönünden bir engel bulunmadığının bildirildiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, taraf ve mahkeme denetimine elverişli, açıklamalı ve ayrıntılı olarak hazırlandığı, bilirkişi raporunun tanık anlatımları ile de doğrulandığı, 1 01... parsel sayılı taşınmazın 08.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda yer alan krokide (A) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümünün öncesinde davacının babası sonrasında ise davacı tarafından 50 yılı aşkın bir zamandır kullanıldığı, buna göre davacı yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 01... parsel sayılı taşınmazın 08.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda yer alan krokide (A) harfi ile gösterilen kısmının davalı adına olan tapu kaydının ifrazen iptali ile davacı adına ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle tapuya tesciline, asli müdahale davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 2007 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 03.06.2013 tarihinde işe başlanılarak sonuçları 18.09.2013 tarihinde ilan edilen unutulan ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışması bulunduğu, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının davacının aralıksız, nizasız, malik sıfatıyla ekonomik amaca uygun zilyetliğini doğruladığı, yöntemine uygun olarak yapılan inceleme ve araştırma sonucu alınan teknik bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmaz bölümünün en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritalarına göre orman sayılmayan yer olduğu, aynı zamanda orman içi açıklık konumunda bulunmadığı, tespit günü itibariyle davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunun belirlendiği, ayrıca gerek hükme esas alınan 08.11.2023 tarihli bilirkişi raporunun 3. sayfasında dava konusu taşınmazın krokisi ve şeklinin gösterildiğinin anlaşıldığı gibi esasen bu krokinin 15.11.2021 tarihli rapor eki krokiden alınmakla taşınmazın infaza elverişli koordinatlarının da bu raporla belirli olduğu ve sonuç olarak hükmün infazında da bir tereddüt bulunmadığı gerekçesiyle davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davanın Kadastro Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz bölümünün hava fotoğrafları ve eski tarihli haritalarda orman olduğunun görüldüğünü, öncesi orman olan bir yerin özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, ayrıca davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik ve yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, bilirkişi raporunda 19 57... yıllarına ait memleket haritalarında taşınmazın yeşil renkle belirtilen üzerinde çalılık işareti bulunan çalılık alanda kaldığını, 19 51... yıllarına ait hava fotoğraflarına göre de çalılık alan olarak göründüğü belirlenmesine rağmen taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edildiğini, Devlet ormanlarının özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, tapu ve zilyetlik yoluyla kazanılamayacağını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümünün orman sayılan yerlerden olup olmadığı, bu bölüm üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, dava konusu taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesine göre hüküm yerinde taşınmaz vasfının gösterilmemesi isabetsiz olup, ayrıca karar tarihinden sonra dava konusu taşınmaz bölümünün 19.03.2025 tarihli ve 6027 yevmiye sayılı ifraz işlemi ile 1 01... parsel numarası ve orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescilinin sağlanmış olması nedeniyle verilen hükmün infazında tereddüt oluşmakla, hükmün bu nedenle bozulması gerekir.Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin ikinci paragrafında yer alan "Kütahya ili ... ilçesi ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın 08.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda yer alan krokide A harfi ile gösterilen kısmının davalı adına olan tapu kaydının ifrazen iptali ile davacı adına ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline," ibarelerinin hükümden çıkartılarak, yerine "Kütahya ili ... ilçesi ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile tarla vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline" ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.