Davacı adına zilyetlikle taşınmaz tescili talebiyle açılan davada Hazine itirazları ve usul eksiklikleri nedeniyle bozulan kararın yeniden incelenerek verilen kabul hükmünün temyizi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının Malatyada yer alan yaklaşık 700 m² ve 1.000 m²lik taşınmazın miras yoluyla intikali ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile adına tescilini talep etmesi üzerine başlayan süreçte, ilk derece mahkemesinin "dere" alanı içinde kalan 550,49 m²lik kısmın davacı adına tesciline yönelik verdiği kararın, Yargıtay tarafından ilgili kamu tüzel kişilerinin davaya dahil edilmemesi, kadastro durumu, bilirkişi raporları, orman/mera araştırması, mahalli bilirkişi beyanları ve kanuni ilanların eksikliği gibi birçok usul ve esas hatası nedeniyle bozulmasının ardından, bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılamada yine aynı taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve taşınmazın davacı adına tesciline hükmedilmesiyle, davalı Hazine tarafından bu son kararın da tekrar temyiz edildiğini ele almaktadır.
8. Hukuk Dairesi         2025/1568 E.  ,  2026/3694 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/56 E., 2024/71 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; Malatya ili ... ilçesi ... köyünde bulunan, dava dilekçesinde sınırları belirtilen yaklaşık 700 m² ve 1.000 m² yüzölçümündeki taşınmazın irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli ve 2014/95 Esas, 2015/94 Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne, Malatya ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 70... parsel sayılı taşınmazın güney kısmında "... deresi" olarak bırakılan yer içerisinde kalan 550,49 m²lik taşınmazın tapusunun kısmen iptali ile fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 17.04.2015 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 550,49 m² taşınmazın ifrazıyla aynı ada içerisinde son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazla ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 26.05.2015 tarihli ve 2014/95 Esas, 2015/94 Karar sayılı kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.03.2021 tarihli ve 2017/3090 Esas, 2021/1936 Karar sayılı ilamıyla, "davanın tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup husumetin Hazinenin yanı sıra ilgili kamu tüzel kişilerine de yöneltilmesi gerektiği, karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri uyarınca taşınmazın bulunduğu yer itibarıyla Darende İlçe Belediye Başkanlığı ile Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığının davada yer almaları gerektiği gözetilmeden karar verildiği, öte yandan dava konusu taşınmazın hangi nedenle tescil harici bırakıldığının Kadastro Müdürlüğünden sorulmadığı, dava konusu taşınmazın vasfı, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresine ilişkin olarak üç kişilik ziraat bilirkişi kurulundan rapor alınmadığı, taşınmazın paftasında ... Deresi alanı içerisinde kaldığı dikkate alınarak keşfe jeolog bilirkişi götürülmediği, taşınmaz hakkında yöntemince orman ve mera araştırması yapılmadığı, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman, nasıl, kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığı hususlarında mahalli bilirkişilerden maddi olaylara dayalı ayrıntılı beyan alınmadığı, davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı hususunda Adliye Yazı İşleri Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabının dosya arasına alınmadığı ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/4 ve 5. maddelerinde öngörülen kanuni ilanların yapılmadığı" gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "dosya kapsamında toplanan delillere göre, 2 70... parsel sayılı taşınmazın güney kısmında '... Deresi' olarak bırakılan yer içerisinde (A) harfiyle gösterilen taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Malatya ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 70... numaralı parselin güney kısmında "... deresi" olarak bırakılan yer içerinde kalan 550,49 m²lik taşınmazın tapusunun kısmen iptali ile 15.06.2022 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 550,49 m²lik taşınmazın ifrazı ile aynı ada içerisinde son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup zilyetlik ve imar-ihya yoluyla iktisabının mümkün bulunmadığını, davacının bu taşınmazı işgal suretiyle kullandığını, ayrıca olağanüstü zamanaşımına dayalı kazanım için 20 yıllık sürenin dolmadığını, davanın reddi ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaz bakımından imar-ihya ve zilyetlik yoluyla kazanma şartlarının oluşmadığını, reddedilen kısım yönünden müvekkili kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaz bakımından imar-ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, reddedilen kısım yönünden müvekkili kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki: dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında "dere" olarak tespit harici bırakıldığı, 30.04.2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, yapılan zemin incelemesi sonucunda taşınmaz üzerindeki terasların en fazla 2 yıl önce oluşturulduğunun bildirildiği, 17.10.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda da taşınmaz üzerinde makineli kazı-dolgu yapılarak doğu-batı yönünde teras oluşturulduğu, bu teras üzerinde 9 ve 10 yaşlarında ceviz ağaçları bulunduğunun belirtildiği, bu itibarla davacının yaklaşık 13 yıl önce dava konusu taşınmazı teraslamak suretiyle eğimini düşürerek dere etkisinden kurtardığı ve üzerine ceviz ağaçları diktiği ve dava tarihi itibarıyla kazanmayı sağlayan 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine, 15.06.2022 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen dava konusu taşınmazın "bahçe" vasfıyla davalı Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalı Belediyelere iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.