Eski Çalışanların Kurduğu Şirketin Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet İddialarıyla Açılan Davada Logo, Web Sitesi ve Ürün Kodu Kopyalama Talepleri.
Özet: Davacı şirket, eski çalışanları tarafından kurulan davalı firmanın, kendi tescilli markası ile logosunu birebir taklit ederek, aynı iş kolunda faaliyet gösterip davacının müşteri portföyü, ürün kodları, sertifikaları ve web sitesi gibi ticari materyallerini kopyalamak suretiyle marka hakkına tecavüzde bulunduğunu ve haksız rekabet teşkil eden eylemler gerçekleştirdiğini iddia ederek; bu ihlallerin tespitini, menini, sonuçlarının giderilmesini, ihtiyati tedbir kararı verilerek taklit ürünlerin toplatılmasını ve internet sitesine erişimin engellenmesini, ayrıca verilecek hükmün yüksek tirajlı bir gazetede ilan edilmesini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/32 KARAR NO : 2026/169DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 25/02/2021KARAR TARİHİ : 10/09/2026Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davasının yapılan açık yargılama sonucunda;TALEP: Davacı vekili dava dilekçesin de özetle; Davacı ----- yılında --- tarafından --- kurulmuş ve ---- ünvanını aldığını, küçük bir ticarethane ile başlayan bu girişimin, alanında güvenilir, tecrübeli ve saygın bir şirket halini alarak halen üretim ve satışlarına devam ettiğini, Davacı, başta çelik halat ve zincir olmak üzere eksiksiz bir kaldırma ve yükleme ürün yelpazesi sunduğunu, davacı ürünlerinin; Vinç, Demir Çelik, Denizcilik, Asansör, Balıkçılık, Otomotiv, Madencilik, Mimari, Telesiyej, İnşaat ve diğer birçok sektöre hitap ettiğini, Davacı aynı zamanda ticaret unvanını oluşturan ----- markasını, TÜRKPATENT nezdinde de ------ numarası ile tescil ettirdiğini, Davalı şirket kurucularının davacı şirketten ayrılmış olup her iki firma aynı sokakta faaliyet gösterdiğini, Davalı ---- firmasının, 2019 yılı sonlarında, ----- 15 yıldır faaliyet göstermiş olduğu --- İli ----- İlçesi --- Mahallesi ---- Sokakta eski --- çalışanları , ---- ve ----- tarafından benzer isim kopyalanmış ve ---- işletmesinin bulunduğu yerin tam karşısında kurulmuş olduğunu, Davalı şirketin, davalıya ait logo, sertifika, kod numaraları ve markayı taklit ettiğini, aynı zamanda davalının, davacıya ait web sitesini, logosunu, ürün kodlarını ve sertifikalarını kopyalayarak davacının itibarından haksız şekilde faydalanmaya çalıştığını, Aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir firmadan ayrılmış davalı şirket çalışanları; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında, davacıya ait müşteri portföyü dahil tüm baskı, internet sitesi ve dijital materyallerini kopyalayarak haksız rekabet teşkil eden fiillerde bulunduğunu, Davalı tarafın, tüm bu hususlara ek olarak, davacının sitesini ve ürünlerini birebir kopyalayarak kendi sitesini oluşturduğunu,--- ait web sitesinden kopyalanmış sayfalarının linkleri ile her iki şirketin websitesi kıyaslandığında benzerlik tartışmaya mahal vermeksizin ilk bakışta anlaşıldığını, Davalı tarafın, davacı adına tescilli olarak ---- markasını ayırt edilemeyecek derecede benzerini ve logosunu taklit suretiyle davacının markası ile aynı hizmetlerinde kullandığını, Markanın bu şekilde kullanımının, hedef kitlenin davalının davacı şirket ile bağlantılı olduğu kanaatine sahip olmasına yol açtığını, bu durumun, 1970 yılından bu yana faaliyet gösteren davacı markasının itibarından haksız yararlanma sonucu doğurduğunu, Marka örnekleri incelendiğinde logolarda kullanılan renklerin, tertip tarzının birebir davacı markasının taklidi olduğunun görüldüğünü, davalı tarafın, davacının markasının iltibasa yol açabilecek derecede benzerini kullanmak suretiyle davacının sahip olduğu sektörel tanınmışlıktan yararlandığını, Davalı, aynı zamanda davacının markasını da iltibas yaratacak şekilde stilize ederek kullandığını, marka görselleri incelendiğinde bu husus açıkça görüldüğünü, başkasına ait marka hakkının doğrudan ya da dolaylı ve iltibaslı kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, nitekim "-----" ve "-----" ibarelerinin de benzer sözcükler olduğunu ve logo unsuru ile beraber değerlendirildiğinde davalının, davacının markasından haksız şekilde yararlanmaya çalıştığı ve iltibas yaratma amacında olduğunun açıkça ortada olduğunu belirtmiş, Yukarıda arz ve izah ettiğimiz sebepler çerçevesinde, her türlü maddi ve manevi tazminat ve ceza davası açma hakları saklı kalmak kaydıyla, İhtiyati tedbir kararı verilerek; ----/ numarası ile tescilli ---markası ile iltibas teşkil eden ----- ibaresi taşıyan tabela, broşür, katalog, promosyon eşyası, araç giydirmelerinin sökülmesine, kartvizitlerine ve sair tanıtım evraklarına el konulmasına, Davalıya Ait Internet Sitesi ---- ibaresi ile açılmış bulunan --/- adreslerine erişimin engellenmesi için bilgi teknoloji kurumuna müzekkere yazılmasına, Davalı tarafın müvekkilimizin "----" ibareli markası ile benzer ---- ibaresinin ve logosunun kullanmasının SMK uyarınca marka hakkı tecavüzü teşkil edip etmediğinin tespitine, Davalının, davacıya ait müşteri portföyünü, kod numaralarını, değer tablolarını, sertifikaları kullanmasının haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespiti, haksız rekabet teşkil eden fiillerin men’i ve sonuçlarının ref’ini, Resmi kayıtlarda yer alan ----- ve benzeri ibarelerin çıkarılmasını, Marka hakkı ihlali oluşturan fiillerin ortadan kaldırılmasını, Marka hakkı ihlali ve Haksız rekabetin tespiti ve bu tespit sonucunda verilen hükmün Türkiye genelinde yayım yapan tirajı yüksek bir gazetede ilan edilmesini, Karar verilmesini her türlü maddi ve manevi tazminat davası açma ve Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunma haklarımız saklı kalmak ve dava harç ve masrafları ile dava vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılma kaydıyla karar verilmesini Sayın Mahkemenizden talep etmiştir. DAVAYA CEVAP ;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; isteriz ki Müvekkil Şirket yetkilileri uzun bir dönem Davacı Şirket bünyesinde çalışmış olsa da 2019 yılında bu beraberlik herhangi bir hasmane tavır olmaksızın karşılıklı sona erdirilmiştir. Uzunca bir süre sektörde faaliyet göstermiş olmalarından dolayı Müvekkil Şirket yetkilileri de uzmanlaşmış oldukları sektörde iş yapmak amacıyla Müvekkil Şirket'i kurmuşlardır. Müvekkil Şirket yetkilileri, kurmuş oldukları şirkette kullanmak üzere hazırlanan logo ve markaları tescil ettirmek üzere 21.12.2020 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu'na müracaatta bulunmuştur. Nitekim söz konusu tescil işlemleri henüz devam etmekte olup bu sürece ilişkin belgeyi ekte mahkemeniz bilgisine sunarız. (Dosyada mübrez Türk Patent ve Marka Kurumu yazıları) Davacı Şirket'in, Müvekikl Şirket'in kendi isimlerine çok benzer bir ismi tercih ederek hukuka aykırı davranıldığı iddiası ise gerçeklerden uzak bir ithamdan ibarettir. Zira dava dilekçesinde açıklandığı üzere Davacı Şirket, 1970 yılında ---- tarafından kurulmuş ve şirket kurucusunun soyadı, şirket unvanı olarak tercih edilmiştir. Müvekkil Şirket'in isim tercihine bakıldığında ise Davacı Şirket ile neredeyse aynı yoldan geçildiği rahatlıkla görülmektedir. Müvekkil Şirket kurucularından olan ---- soyadı şirket unvanı olarak seçilmiş ve tamamen bu sebepten ötürü Müvekkil Şirket “-----” unvanını kullanmaya başlamıştır. Dolayısıyla Davacı Şirket'in iddia ettiği gibi art niyetli ve haksız kazanç sağlama amacıyla atılmış bir adım yoktur. Her iki şirketin ticari unvanının ayırt edici olan ilk kelimesinden sonra gelen “-----” kısmı ise neredeyse çelik halat sektöründe iş yapan tüm işletmeler tarafından kullanılan (sektör standardı denilebilecek) bir ibaredir. Nitekim Merkezi Sicil Sistemi üzerinden yapılabilecek çok basit bir araştırma ile dahi çelik halat sektöründe faaliyet gösteren ve benzer ticari unvanında benzer ibare bulunan onlarca şirkete rastlamak mümkündür. Her iki şirketin ticaret unvanlarının ilk kelimesinden sonra gelen bölümünün Müvekkil Şirket yetkilileri tarafından kötü niyetle ve müşteri portföyünü ele geçirmek amacıyla aynı seçildiği iddiası da dayanaktan yoksun kalmaktadır. Gelinen noktada yukarıda yer alan açıklamalarımız göstermektedir ki Müvekkil Şirket'in kurulmasında, faaliyet konusunu seçmesinde, ticaret unvanı tercihinde ve faaliyet göstereceği konumun tercihinde Davacı Şirket'in iddia ettiği gibi kötü niyetli ve haksız kazanç elde etmeye yönelik hiçbir durum mevcut değildir. Yasal şartları oluşmayan ve haksız olarak ikame edilen huzurdaki davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı şirket üzerine bırakılmasını talep etmiştir.TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı şirketin davacıya ait web sitesini, logosunu, ürün kodlarını ve sertifikalarını taklit edip etmediği, sertifikalar üzerinde değişiklikler yaparak sahte sertifikalarla davacının müşterilerine satış yapmaya çalışıp çalışmadığı, web sitesindeki görselleri, tabloları ve içindeki ürün değerlerini kendi web sitelerinde kullanıp kullanmadığı, davacıya ait logosunun renkleri ile aynı ve benzer şekilde olan logoyu kullanıp kullanmadığı, davalının kullandığı ---- Şekil" markasının davacıya ait " ----" markası ile benzer olup olmadığı, bu durumun haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabı yazısında; ----- sicil numaralı davacı şirket adına 15.10.2020 tarihinde tescil edildiği görülmüştür.Türk Patent Kurumunun cevabı yazısında; ---- tescil numaralı ---- ŞEKİL İbareli, 06,35,37,42 emtia numaralı, 29.08.2019 tarihinde tescil edildiği, ---- tescil numaralı ------ ibareli , 35 sınıf emtialı, 24.05.2017 tarihinde tescil edildiği, ---- tescil numaralı------ ibareli, 06 emtialı, 01.04.2008 tarihinde tescil edildiği, -- tescil numaralı, ----Şekil ibareli, 06 emtialı numaralı olduğu görülmüştür. Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları incelendiğinde, davacı şirketin ... unvanı ile 26.11.1997 tarihinde tescil edildiği, faaliyet konusunun her türlü çelik halat, naylon, kendir, ipek, iskota halatlar, bez sapan. Vd. Emtia sınıfındaki ürünlerin üretimi, satışı, montajı ve bakımı faaliyeti olduğu, davalı ...'nin 20.03.2019 tarihinde tescil edildiği ve faaliyet konusunun da bilumum çelik halat imalatı, alım-satımı, ithalatı, ihracatı vd. Hizmetler olarak tanımlandığı sabittir. Mahkememizce Bekletici mesele yapılan ----. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin-----sayılı dosyası celp edilip incelenmiş, incelenen davanın 21.12.2020 tarihinde 6. Sınıftaki emtialar bakımından --- başvuru numaralı --- ibareli tescil başvurusunda bulunulan davalı tarafa ait markanın davacı tarafın karşı itirazda bulunması sonrası, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından haklı görülmeyerek reddolunduğu, bu karara karşı davacı tarafça yeniden itiraz edildiği, bunun üzerine YİDK tarafından müvekkili başvurusunun davacı tarafa ait ---- sayılı markalar ile benzer görülerek reddine karar verildiğine dair TÜRKPATENT YİDK'nın 17/08/2022 tarih ve ---- sayılı kararının iptaline karar verilmesini talepli dava olduğu, bu davada davaya konu ----- sayılı davacı markası kapsamında yer alan 06. Sınıf malların tamamının, davalı yanın önceki tarihli markaları kapsamında aynı sınıfta yer alan mallar ile aynı, aynı tür olduğu, taraf markalarının bütünsel algıları itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılabilecek düzeyde benzer oldukları, YİDK kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar Yargıtay incelemesinden geçerek 27.01.2026 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkememizce bilirkişiye gönderilmiş olup ;Davalının “Ana Sayfa”sında yer alan ürün sıralamasının davacının “Ana Sayfa”sında yer alan ürün sıralaması ile benzer olduğu, Davalının “Ürünler” sayfasında yer alan ürün detayı bilgilerinin davacının “Ürünler” sayfasında yer alan ürün detayı bilgileri ile aynı olduğu ve aynı şekilde sıralanmış olduğu, ekran görüntüleri rapora eklenen sayfalarda yer alan davalının ürün bilgi ve detay tablolarında yer alan içeriklerin davacı ile aynı olduğu tespit edilmiştir. Davacı markasında asli unsur----ibaresi olmakla beraber, markanın başında ---- figürüyle birlikte kullanıldığı, Davacı Markasında “----” esas unsurlu altında unvanın küçük harflerle yazılı olacak şekilde ---” yazıldığı, markanın başında ---- renklerin birleşiminden oluşan figür ile birlikte kullanıldığı, Logolar yan yana geldiğinde figür, yazılış ve kullanım olarak benzer olduğu, Davacı ve Davalı markalarının “çelik halat satışı” alanında kullanılmasının satın alınacak ürünlerde aynı ürün kodlarının ve sertifikalarının kullanımının alıcı gözünde karışıklığa sebep olacağı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 sayılı SMK'nın SMK , 7/2, 29. Ve 149. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri. GEREKÇE:Dava, Marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ve ticaret unvanının terkini davasıdır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.SMK'nın 7/3-e maddesine göre "İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması" halinin de marka hakkına tecavüz teşkil edeceği ve yasaklanabileceği belirtilmiştir. Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; ----tescil numaralı ----- İbareli, markanın 06,35,37,42 numaralı, 29.08.2019 tarihinde tescil edildiği, --- tescil numaralı---ibareli markanın 35 sınıf emtialarda 24.05.2017 tarihinde tescil edildiği, ----- tescil numaralı, ---- ibareli, 06 emtialı, 01.04.2008 tarihinde davacı adına tescil edildiği ve halen koruma altında bulunduğu, --- tescil numaralı, --- Şekil ibareli markanın 06 . Emtia sınıfında davalı adına tescilinin talep edildiği, ancak TPMK tarafından YİK kararı ile tescilin reddine karar verildiği, bu karara karşı ikame edilen davanın ---- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin --- ve---- sayılı dosyası ie reddine karar verildiği ve tescilin sağlanamadığı açıktır. Yine Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları incelendiğinde, davacı şirketin ... unvanı ile 26.11.1997 tarihinde tescil edildiği, faaliyet konusunun her türlü çelik halat, naylon, kendir, ipek, iskota halatlar, bez sapan. Vd. Emtia sınıfındaki ürünlerin üretimi, satışı, montajı ve bakımı faaliyeti olduğu, davalı ...'nin 20.03.2019 tarihinde tescil edildiği ve faaliyet konusunun da bilumum çelik halat imalatı, alım-satımı, ithalatı, ihracatı vd. Hizmetler olarak tanımlandığı açıktır. Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın öncelikle marka hakkına tecavüzü talepleri değerlendirilmiş, davacı taraf adına tescilli markaların----- renkten oluşan çark şekli ile kullanıldığı ve davacının markasının ana ve ayırt edici unsurunun hem --- ibaresi hem de ----renkten oluşan ve yarım gemi dümeni ve yarım çark şekil unsuru olduğu, davalı tarafın markasal kullanımının da ------ve kenarlarda çark ve zincirden oluşan ortada yine şekil unsuru barındıran kullanım olduğu, davacı ve davalı markalarındaki şekil ve yazı kullanımının birbiri ile konumlandırma olarak şekil unsuru ön tarafta ibare kısmı arka kısımda olmak üzere konumlandırıldırıldığı, her ne kadar davacı tarafın markasındaki ----- ibaresi ile davalının markasal kullanımındaki ----- ibaresi farklı ise de davacı markaları ile davalı markalarının figür, yazılış ve kullanım şekli ile bu tek harflik farklılığın müşterilerce fark edilebilmesinin mümkün olmayacağı, davalı tarafın kullanımlarının davacının markalarının tescilli olduğu 06. Emtia sınıfında olduğu, her ne kadar davalı tarafça ---- tescil numaralı, --- Şekil ibareli marka tescil başvurusu söz konusu ise de davacı tarafa ait ----- sayılı markalar ile benzer görülerek reddine karar verildiği ve bu karara karşı ikame edilen davanın da reddine karar verilerek kesinleştiği dikkate alındığında davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiş ve marka hakkına tecavüzün tespiti ile sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın haksız rekabet talepleri de incelenmiş, davacı tarafa ait ---- adresindeki ürünler ve ürün kodları ve sertifikalar ile davalı tarafa ait ---- adresindeki ürünler ve ürün kodları ve sertifikaların birebir aynı olarak kullanıldığı, internet sitesinin ana sayfasında yer alan ürünlerin benzer olduğu, ürünler sayfasındaki ürünlerin detay bilgilerinin aynı olduğu ve aynı şekilde sıralanmış oldukları, davalı tarafın ürün bilgi ve detay tablolarında yer alan içeriklerin davacınınkiler ile aynı olduğu yönündeki bilirkişi tespitleri nazara alındığında TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak düzenlemesi karşısında haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilmiş ve davacı tarafın haksız rekabet taleplerinin de kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;Davanın KABULÜ İLE; 1-Davalı tarafın---- şeklindeki kullanımların davacı adına tescilli ---- ve ---- tescil numaralı markalar yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitineDavalı tarafın ----- ibaresini ve logosunu kullanmasının yasaklanmasına, bu ibareyi taşıyan tabela, broşür, katalog, promosyon eşyası, araç giydirmelerinin sökülmesine, bu ibare ve logonun kullanıldığı kartvizit ve sair tanıtım evraklarına, el konulmasına,Davalı tarafın davacı tarafa ait marka hakkına tecavüz oluşturan fiillerinin ortadan kaldırılmasına, 2-Davalı tarafa ait -----adresine ve davalı tarafa ait -- medya adreslerine erişimin engellenmesine, bu hususta Erişim Sağlayıcıları birliğine müzekkere yazılmasına, 3-Davalı tarafın ticaret unvanındaki -- İbaresinin karar kesinleştiğinde ticaret unvanından terkinine, 4-Davalı tarafın davacı tarafa ait kod numaralarını, değer tablolarını ve sertifikaları kullanması eyleminin davacı yönünden haksız rekabet teşkil ettiğini,n tespiti ile haksız rekabetin men'i ve ref'ine, 5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınmak suretiyle Türkiye'de yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilamına, 6-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile 627,70 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen marka hakkına tecavüzün tespiti ve ortadan kaldırılması davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen erişimin engellenmesi davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen haksız rekabetin tespiti men'i ve ref'i davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,10-Davacı tarafından yapılan 270,60 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile 3300,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.570,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 11-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.