KHK ile kapatılan ve mal varlığı hazineye devredilen şirketin sosyal güvenlik prim borçları ile idari para cezalarından yönetim kurulu üyesinin sorumluluğuna ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: KHK ile kapatılıp Hazineye devredilen bir şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan davacının, şirketin prim ve idari para cezası borçlarından KHKnın özel düzenleme niteliği, malvarlığının Hazineye devri ve cezaların şahsiliği ilkesi gereği sorumlu olmadığı iddiasıyla SGK tarafından kendisine gönderilen ödeme emirlerinin iptali talebi, davalı Kurumun ise davacının borçların doğduğu dönemde yönetici sıfatıyla sorumlu olduğunu savunması üzerine, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararının Bölge Adliye Mahkemesince onanmasının ardından hem davacı hem de davalı tarafından karara yönelik temyiz itirazları sunulmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2025/14275 E.  ,  2026/3890 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/157 E., 2025/1062 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/169 E., 2022/302 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu ... ... Hizmetleri ve ... A.Ş.'nin 23.07.2016 tarihinde 667 sayılı KHK ile kapatılarak bütün mal varlığının hazineye devredildiğini, davalı Kurumca borçlu dava dışı ... ... Hizmetleri ve ... A.Ş. unvanlı iş yerini ... prim ve idari para cezası borçları olduğu iddiasıyla ödeme emri ile başlatılan takiplerden dolayı müvekkiline borç tebliği gönderildiğini, oysa ki müvekkilin söz konusu prim borçlarından dolayı sorumlu olmaması, mükellef şirkete yönelik takip sürecinin tamamlanmamış olması ve şirketin her türlü borcunu karşılayacak mal varlığının bulunması nedeniyle ödeme emirlerinin iptali gerektiğini, bahse konu şirketin 23.07.2016 tarihinde 670 sayılı KHK ile kapatılarak re'sen terkin edildiği ve bütün mal varlığının hazineye devredildiğini, tüzel kişiliğin sona ermesinin ardından müvekkile borç tebliğ edildiğini, bu nedenle 670 sayılı KHK'nın hem sonraki tarihli bir düzenleme olması hem de 5510 sayılı Kanun'a göre özel bir düzenleme olması sebebiyle 5510 sayılı Kanun 88. maddeye göre müvekkilin sorumluluğuna gidilemeyeceği ve 670 sayılı KHK'nın uygulanarak müvekkile sorumluluk yüklenmemesi gerektiğini, kapatılan şirketin hazineye devredildiği dönemdeki mal varlıklarının şirketin her türlü borcunu ödemeye yeterli olduğunu, diğer taraftan idari para cezası içerikli ödeme emirlerinden cezaların şahsiliği ilkesince müvekkile sorumluluk yüklenemeyeceğini ileri sürerek aynen “.. Sosyal Güvenlik İ! Müdürlüğünün 2015/13660, 2015/13661, 2015/13666, 2015/13667, 2015/13675, 2015/13676, 2015/13669, 2015/13670, 2015/13658, 2015/136 57... /29824, 2016/29827, 2016/30237 takip dosya no.lu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesi talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu prim borcu olan dava dışı ... ... Hizmetleri ve ... A.Ş.'nin 05.02.2017 tarihli 667 sayılı KHK veya 27.07.2016 tarihli 668 sayılı KHK ile kapatıldığından borcun olduğu dönemde 5510 sayılı Kanun 88... sayılı Kanun 35. maddeleri gereği davacının sorumluluğu bulunduğu, müvekkili Kurum işlemlerinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı idare hak düşürücü süre içerisinde defterdarlık/maliyeye başvuru yapmadığından iddia ettiği alacak ve talep hakkını kaybettiğini bu sebeple karar hukuka aykırı olup kararın bozulması gerektiğini, Kurum tarafından her ne kadar ödeme emrinde 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesi gerekçesiyle işlemlerin yürütüldüğünü belirtmekteyse de bu maddenin davaya uygulanması mümkün olmadığını, ödeme emirlerinin muhatabı müvekkil değil, ... ... Hizmetleri ve ... A.Ş olduğunu, müvekkil söz konusu şirketin ortağı veya sahibi olmadığını, kapatılan kuruma karşı takip prosedürü yerine getirilmediğinden ödeme emrinin iptali gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararda davacının 2015/09 - 2015/10 aylarına ait borç yönünden şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığından sorumlu olmadığının tespit edildiğini, söz konusu tespitin eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilmiş olduğunu, bu dönemde de davacının sorumluluğunun devam ettiğini, davacı şirket yönetim kurulu üyesi yetkili olarak görevinin son bulduğu 08.10.2015 tarihine kadar doğmuş borçların ödenmesinden sorumlu olduğunu, borcun ödenme zamanının bir sonraki aya tekabül etmesi borçlunun sorumluluğunu kaldırmayacağını, davacının prim borcunun doğduğu aylarda yönetici sıfatını taşıyor olması sebebiyle borçtan sorumlu olması gerektiğini, 2016/30237 takip numaralı dosyadan gönderilen ödeme emrindeki 2013/ 04... /07 aylara ait İPC borç yönünden cezaların şahsiliği ilkesi gereği davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin eksik inceleme ve araştırma neticesinde verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ödeme emrine konu prim borçları yönünden, tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu; mülga 506 sayılı Kanun'un 80, bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 88, 6183 sayılı Kanun'un 35 ve mükerrer 35. maddelerinde düzenlenmiştir.
506 sayılı Kanun'un 80. maddesi; "Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri Kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü öngörmüş; 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinde de bir kısım farklar dışında anılan maddeye benzer düzenleme getirmiş olup, "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü getirmiştir.
6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinde ise amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olacağı belirtilmiştir.
3.Somut olayda; davacı ...'in ortağı ve yönetim kurulu üyesi bulunduğu ... ... Hizmetleri ve ... A.Ş.'nin prim ile idari para cezası borçları olduğu gerekçesiyle, davalı Kurumca 2015/13660, 2015/13661, 2015/13666, 2015/13667, 2015/13675, 2015/13676, 2015/13669, 2015/13670, 2015/13658, 2015/13657, 2016/29824, 2016/298 27... /30237 takip numaralı dosyalar üzerinden 6183 sayılı Kanun uyarınca tanzim edilen ödeme emirlerinin tebliğ edildiği, borçlu şirketin 23.07.2016 tarihinde 670 sayılı KHK ile kapatılarak re'sen terkin edildiği ve mal varlığının Hazineye devredildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından söz konusu ödeme emirlerinin iptali talep edilmiş olup, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 2015/13675-136 76... /29826-29827 takip numaralı ödeme emirlerine yönelik iptal isteminin reddine, 2016/30237 sayılı ödeme emrinin davacı yönünden iptaline, 2015/13657, 13658, 13660, 13661, 13666, 13667, 136 69... takip numaralı ödeme emirlerinin ise 2015/ 09... /10. aylara ilişkin kısımlarının iptali ile bakiye dönemler yönünden takibin devamına hükmedilmişse de kurulan bu hüküm eksik incelemeye dayalıdır.
4.Davaya konu ödeme emirleri incelendiğinde talep dönemi 2013/4 ila 2015/10. dönemlerine ilişkindir. Dosya içeriğinde yer alan .. ... Sicil kayıtları incelendiğinde; davacının, ... ... Hizmetleri ve ... A.Ş'de 21.05.2008 tarihinden itibaren % 10 oranda şirket ortağı olduğu, yine söz konusu belgelere göre davacının 22.06.2012 - 08.10.2015 tarihleri arasında şirket yönetim kurulu üyesi olduğu, 08.10.2015 tarihinden sonra şirket üst düzey yöneticisi yetki ve sorumluluğunun sona erdiği anlaşılmaktadır. Dosyadaki ... sicil kayıtları ve eklerinden davacının prim borçlusu şirkette 22.06.2012 - 08.10.2015 tarihleri açısından yönetim kurulu üyesi seçildiği ve 08.10.2015 tarih ve sonraki dönemde hiçbir yönetim kurulu toplantısına katılmayıp, işlem de yapmadığı anlaşılmakla borç dönemlerinin yönetim kurulu üyesi olduğu dönemle sınırlı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde davacının 20 15... . ayından sonraki dönemler yönünden sorumlu olmadığı nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3.Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgili davacıya yükletilmesine,
4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.